A.Ş ve ... isimli şahıs ile aralarında hiç bir ticari ilişkinin olmadığını, müvekkili adına verilen ihtiyati haciz kararının müvekkilinin mağdur olmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin ülke çapında tanınmış şirket olduğunu, açılan icra takibi ve verilen ihtiyati haciz kararının müvekkilini çok zor duruma düşürdüğünü, haksız ihtiyati haczin icrası sebebiyle müvekkilinin araçları,taşınmazları ve banka hesaplarının haczedildiğini, müvekkillinin zarara uğradığını belirterek iş bu itirazlarının kabulü ile, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, icra takibine itiraz etmeleri ve alacaklıya karşı tazminat ve menfi tespit davası açacak olmaları nedeniyle itiraz ve davalarının sonuçlanıncaya kadar teminatın tedbiren alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir. İtiraz eden ... Müh. San. Ve Tic. Ltd....
Aynı Kanun'un takip eden 258. maddesinde ise, ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceğinin, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecbur olduğu belirtilmiş, 265. maddesinde de borçlunun kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebileceği, itiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği, Bölge adliye mahkemesinin bu başvuruyu öncelikle inceleyeceği ve verdiği kararın kesin olduğu” düzenlenmiştir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen dosyalarda şikayete konu sıra cetvelinde, birinci sırada pay ayrılan şikayet olunan ... ... A.Ş.’nin alacaklı bulunduğu icra dosyasında, takip borçlusu tarafından yasal sürede borca itiraz davası açıldığı, bu halde icra mahkemesi kararına kadar satış isteme sürelerinin işlemeyeceği, bu dosyada süresinde satış talep edilmediğinden haczin düştüğüne dair iddiaların yerinde olmadığı, ikinci kez haciz istenmiş olmasının ilk haczi hükümsüz kılmayacağı, bunun gibi İİK’nın 169. maddesi uyarınca borca itiraz edilmiş olması halinde, ödeme süresinden sonra konulan hacizlerin kesin haciz olduğu, sıra cetvelinde ilk kesin haczin şikayet olunan bankanın haczi olduğu, şikayetçilerden T. ......
İcra Müdürlüğü’nün yetkisine, hem de borca itiraz ettikleri, yetkili yer olarak .../...’ı gösterdikleri, davacının açtığı itirazın iptali davasının içeriğinde yetki itirazından bahsetmeksizin borca itirazın iptalini istediği, bu şekilde davalıların yetkiye yönelik itirazını benimsediği ve kabul ettiği gerekçesiyle yetkili icra dairesinde yapılan takip bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Her ne kadar temyize konu mahkeme kararının gerekçesinde davalıların adresinin .../..., davacının adresinin ..., sözleşmede belirtilen yetkili yerin ... olduğu, bu durumda ......
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip genel haciz yoluyla takipten farklı olup, İİK'nun 169. maddesi uyarınca borca itiraz ve 170. maddesi uyarınca imzaya itiraz satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz. Ancak icra mahkemesi hakimi itirazın esası hakkındaki kararına kadar icra takibinin muvakkaten durdurulmasına karar verebilir. Aksi takdirde haciz dahil icra işlemlerine devam edilir. Borçlular tarafından İİK'nun 265. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı veren mahkemeye yetki itirazında bulunulmuş, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.09.2013 tarihli ek kararı ile yetki itirazının kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Borçluların kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte süresinde imzaya ve borca itiraz etmesi takibin kesinleşmesine ve hacze engel değildir. Bu sebeple asıl icra takibine başlanmış olduğundan yapılan hacizler artık ihtiyati haciz değil kesin haciz niteliğindedir....
İcra Müdürlüğünün 2009/13742 sayılı takip dosyasına 21.07.2014 tarihinde kimlik fotokopisini de ekleyerek borca itiraz ettiği, en geç bu tarihte hacizden haberdar olduğu halde şikayetini yedi günlük süreden sonra 29.12.2014 tarihinde yaptığı anlaşılmıştır. O halde, mahkemece şikayetin süreden reddi gerekirken, işin esası incelenerek kısmen kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz ederken yetki itirazını da birlikte bildirmemişse, artık takibin bundan sonraki safhalarında yetki itirazında bulunamaz. Yani borçlu esasa ilişkin itirazıyla birlikte aynı anda yetki itirazında bulunmamışsa daha sonra itiraz, süresi dolmasa dahi artık icra takibine yetki yönünden itiraz edemez. Hem yetkiye hem esasa itiraz etmek isteyen borçlunun, her iki itirazını da açıkça ve birlikte bildirmesi (yapması)gerekir.Somut olayda borçluya ödeme emri 17/11/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup borçlunun 19/11/2014 tarihinde borca itiraz ettiği, daha sonra 20/11/2014 vürut tarihli ikinci dilekçesiyle borca itirazın yanında ayrıca yetkili icra dairelerinin İzmir olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduğu görülmektedir. Şu hale göre borca itirazdan sonra yapılan yetki itirazı süresinde dahi olsa geçersizdir....
nin açtığı dava sonucunda, mahkemece tensip zaptı ile birlikte ihtiyati tedbir kararı verildiğini, iflas erteleme talebinde bulunan şirketin borca batık durumda olup olmadığı ve iyileştirme projesinin yeterli ve şirketi bu durumdan kurtarmaya elverişli bulunup bulunmadığı hususlarında aradan bir yıla yakın süre geçmiş olmasına rağmen inceleme yapılmadığını, bu sırada iflas erteleme talebinde bulunan şirket vekilinin duruşmaları takip etmediğini, şirket müdürlerinin aynı zamanda şirket ortakları olduğunu, şirketin merkezinin Erzurum olmasına rağmen bütün mal varlıklarının ve işyerlerinin Zonguldakta olduğunu, ancak mahkemenin Erzurumda şirkete kayyım atadığını, iyileştirme projesi kapsamında sunulan ve iflasın ertelenmesi talebinde bulunan şirketin taahhüdü altında bulunan 9 adet işten beş tanesinin dava tarihinden kısa süre sonra teslim edilmesi gerektiğini, şirketin yeni bir iş almadığını, taahhüt edilen işlerinde belirtilmediğini, bu nedenle mahkemece konulan tedbirin kaldırılmasını talep...
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/532 E. sayılı dosyasında 08.08.2014 tarihinde yetkiye ve borca itiraz ettiği, İ.İ.K.'nun 169 maddesine göre açılan bu davanın satış işlemini durduracağı, ödenen paranın da satıştan sonraki aşamada bulunduğu, henüz takibin de kesinleşmediği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir. Somut olayda; borçlu aleyhine 22.07.2014 tarihinde takibe geçildiği, borçlunun 25.07.2014 tarihinde tüm dosya borcunu ödediği, borçluya örnek 10 numaralı ödeme emrinin 04.08.2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 08.08.2014 tarihinde yetkiye ve borca itiraz ettiği anlaşılmaktadır. İİK'nun 169. maddesi uyarınca; "Borçlu, 168 inci maddenin 5 numaralı bendine göre borca karşı yapacağı itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz." Ancak bununla birlikte aynı Kanun'un 169/a son maddesi ile de "İtirazın reddi kararının temyizi hiçbir icra muamelesini durdurmaz....
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; ... bank ... Bulvar Şubesine ait keşide yeri Antalya olan, ... çek numaralı, 30.11.2024 keşide tarihli, 75.000,00 TL bedelli çeke ve faktöring sözleşmesine dayanarak 75.000,00 TL alacağın temini için İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca, çek borçluları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2024 tarihli kararı ile; ihtiyati haciz isteminin kabulüne ve 75.000,00 TL alacağın temini bakımından borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden ... vekili, itiraz dilekçesinde; müvekkili aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ......


