Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.02.2013 tarih ve 2013/81-2013/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi itiraz eden (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Talep eden vekili, 550.000 USD karşılığı 988.350,00 TL alacağın vadesi gelmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek, alacak tutarı kadar borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, İİK'nın 257. maddesindeki şartların gerçekleştiği gerekçesiyle talebin kabulüne, 988.350,00 TL için borçluların borca yetecek miktardaki menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir....
İcra Müdürlüğünün 2010/640 sayılı dosyasında katılanın borca itiraz ettiği, fakat Kütahya İcra Hukuk Mahkemesinin 30.06.2011 tarih ve 2011/162-374 K. Sayılı kararıyla itirazın kaldırıldığı, haczin kesinleştiği ve bu nedenle ortada bedelsiz bir senet kullanma durumunda olmadığından atılı suçun sübut bulmadığı gerekçesiyle mahkemenin verdiği beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçu sanığın işlediğinin sabit bulunmadığı vicdani sonuç ve kanısı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın beraat hükmünün kanuna aykırı, eksik incelemeye dayalı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün ONANMASINA, 01/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/1863 Esas sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil davası açtığını, ancak daha sonradan karşı taraf ile yaptıkları yazılı anlaşma ile kendisine muhtelif bedellerde bono verilmesi karşılığında tapu iptal-tescil davasından vazgeçmeyi kabul ettiğini ve bu amaçla kendisine 12.01.2016 keşide tarihli 30.000 TL bedelli bononun verildiğini, borçluların vade tarihi gelmesine rağmen borcu ödemedikleri gibi mal kaçırma amaçlı işlemler yaptıklarını ileri sürerek, alacağın tahsili için borca yeter tutarda borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Mahkemece, karşı taraf dinlenmeksizin teminatsız olarak verilen ihtiyati haciz kararına karşı, karşı taraf vekili ihtiyati haczin dayandığı sebebe, teminata ve mahkemenin yetkisine itiraz etmiş, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda itirazın reddine karar verilmiştir....
İnşaat Otomotiv Gıda Ve Ticaret Limited Şirketi yönünden 1.057.709,82 TL ile sınırlı olmak üzere) temini için yukarıda adı geçen borçluların menkul, gayrimenkul mal varlığı ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından haczi kabil ve borca yeter miktardaki kesiminin İİK nun 257/1 maddesi uyarınca ihtiyaten haczine karar verilmiştir....
Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 590.000 TL'lik alacağı karşılayacak şekilde dava konusu taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş, davacı alacaklı vekilince ihtiyati haczin icra dosyasındaki toplam alacak miktarı üzerinden konulması gerektiği belirtilerek itiraz edilmiş, talep mahkemenin 14.03.2016 günlü kararı ile reddedilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 29,20 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, 12/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Yapı lehine Hakkı Kan tarafından tanzim edilmiş takip dayanağı bonoda, yetkiye itiraz edenin avalist olduğu, ... Mahkemelerinin yetkisinin kararlaştırıldığı, icra takibine ... İcra Dairesinde başlandığı, yetkiye itiraz eden avalistin, ... kayıtlı iş yeri bilgilerinde, işveren konumunda olduğu anlaşılmaktadır. Ancak ne var ki, alacaklı, 6102 sayılı ...’nun ... ve .... maddeleri kapsamında tacir olduğunu iddia etmemiştir. Alacaklı, esnaf işletmesi olup, takip talebinde de alacaklı “...- ........ Yapı” gösterilmiş ve alacaklıya ait TC kimlik numarası bildirilmiştir. Dolayısıyla bu durumda yetki anlaşmasının geçersiz olduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece, yetki itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Somut olayda; İhtiyati hacze itiraz eden taraf, ihtiyati hacze konu senedin taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden teminat senedi olarak verildiği ve sözleşmenin ifasının yerine getirilmemesi sebebiyle sözleşmenin geçersiz hale geldiği ve ihtiyati hacze konu olan bononun da geçersiz olduğunu belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını istemiş ise de; İİK.m.265'de ihtiyati hacze itiraz edilebilecek durumlar açıklanmıştır. İhtiyati hacze itiraz eden tarafından öne sürülen itiraz sebeplerinin ihtiyati hacze konu bonoya ilişkin olup olmadığının anlaşılamadığı gibi bu itirazın dava konusu olduğu, yapılacak yargılama ile iddianın sonuçlanabileceği anlaşılmakla ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir....
Özel Öğrenci Yurdu İnşaat Basın Yayıncılık Matbaacılık Sanayi Ticaret Ltd Şti arasında Genel Nakdi Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve firmaya ticari kredi kullandırıldığını, anılan sözleşmeyi dava dışı müteveffa ... ...'in müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ... ...'in vefatından sonra borçlu şirketin ortaklık yapısının değiştiğini ve davalılardan ... ...'in kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından başlatılan yasal takibe davalı / borçlular tarafından itiraz edildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, davalıların borca itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, takip konusu alacağın likid ve muayyen olduğunu, yetki itirazının tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacağın tahsilini geciktirmeye, süre kazanmaya yönelik olduğunu bildirerek İzmir 18. İcra Müdürlüğünün ......
Asliye Ticaret Mahkemesi'nden alınması gerektiğini beyan ederek, ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, alacaklı ile borçlulardan S.. T.. arasında yetki sözleşmesi bulunduğu, bu nedenle yetkiye yapılan itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiş, hüküm ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
sorumluluğun davalıya ait olduğunu ve sözleme bedelinin içinde vergilerin de bulunduğunu beyanla, 25.099,64-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, davalı şirketin borca yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını istemiştir....


