sorumluluğun davalıya ait olduğunu ve sözleme bedelinin içinde vergilerin de bulunduğunu beyanla, 25.099,64-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, davalı şirketin borca yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını istemiştir....
Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti, meskeniyet şikayeti ve kıymet takdirine itiraz ile genel haciz yoluyla ilamsız takipte borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, davalı vekilinin tazminat ve para cezası talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetçi-borçluya gönderilen ödeme emri tebliğ tarihinin 29.03.2017 olarak düzeltilmesine, ...., İli ....., İlçesi .....,Köyü ..... Mevkii ...., Ada 9 Parsel B Blok 1. Kat, 4 Nolu Bağımsız bölüm nolu taşınmaza uygulanan haczin kaldırılmasına, kıymet taktirine itiraz konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir....
E. sayılı icra takibini başlattığını, davalı-borçlunun ödeme emrinin kendisine tebliği üzerine 03.01.2023 tarihinde İcra Müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesi ile borcunun bulunmadığından bahisle borca ve yetkiye itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu belirterek davalı-borçlu şirketin yetki ve borca yönelik itirazının iptaline, haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz eden davalı-borçlu şirketten fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak ve %20’den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatı alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın yetkili mahkeme olan ... mahkemeleri ve icra dairelerinde görülmesi gerekirken yetkisiz .......
İcra Müdürlüğünün 2022/... esas numarasıyla başlatılan icra takibi, 22.04.2022 tarihinde davalı/ borçlu Tok Soy Grup İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından itiraz edilerek durdurulduğunu, davalı borçlu tarafından 22.04.2022 tarihli borca itiraz dilekçesinde hem yetkiye hemde borca haksız bir şekilde itiraz edildiğini, yetkiye itiraz taraflarınca kabul edilmediğini, davacının borca itirazı haksız ve kötü niyetli bir itiraz olduğu için taraflarınca kabul edilmediğini, davanın kabulüne, davalı borçlunun Bursa 14. İcra Müdürlüğü 2022/... E. numaralı dosyasına vaki itirazın iptali ile takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kredi kartı kullanımından kaynaklanan alacakların tahsili için başlatılan...İcra Dairesinin 2018/3305 sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinden ibarettir. Davacı banka, davalıya Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi çerçevesinde kredi kartı kullandırıldığını, kredi kartı borçlarını ödemeyen ve ihtarnameye cevap vermeyen davalı hakkında icra ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. takibi başlattıklarını, ancak, davalının borca, ferilerine ve yetkiye haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazların iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir....
Mahkemece, borçlunun yerleşim yerinin ... olduğunun sevk irsaliyesi ve dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesi ile yetki itirazı kabul edilerek ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların imzasını içeren 28.9.2011 tarihli satım sözleşmesinde “bu satıştan doğabilecek alıcı ve satıcı arasındaki herhangi bir anlaşmazlık durumunda ... mahkemeleri yetkilidir” ifadesi yer almaktadır. Sözleşme Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış ise de ihtiyati haciz kararı 19.10.2011 tarihinde verilmiş olup, HMK’nın 448’nci maddesine göre tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla anılan kanun hükümlerinin derhal uygulanması öngörüldüğünden, söz konusu uyuşmazlıkta İİK’nun 50’nci maddesi de gözetilerek HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. HMK’nın “Yetki sözleşmesi” başlıklı 17....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değilse de; Borçlular, takibe konu bonoya istinaden yetkiye imzaya, borca ve faize itiraz etmiş olup, mahkemece, sair itirazların reddine, İİK 170/a maddesi uyarınca, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda tespit edilen miktarda tahrifat nedeniyle tahrifat öncesi miktar kadar takibin devamına karar verildiği, tahrif edilen miktar kadar da takibin iptaline karar verildiği görülmektedir....
İİK'nun 168/5. maddesi uyarıca, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte yetkiye itirazın, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra mahkemesine yapılması gerekmekte olup, bu süre hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan ıslah yoluyla dahi ortadan kaldırılamaz. Dolayısıyla bu süre mahkemece re'sen gözetilmelidir. Somut olayda, ödeme emrinin 10/01/2016 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 10/01/2016 tarihinde takibe konu bonodaki imzaya ve borca itiraz ettiği, borçlu asilin ise 20/01/2016 tarihinde ıslah dilekçesi vererek yetki itirazında bulunduğu, bu durumda İİK'nun 168/5. maddesi gereğince, yetki itirazının yasal 5 günlük sürede yapılmadığı görülmektedir. O halde, mahkemece, borçlunun yetki itirazının süre aşımından reddi ile süresi içinde yapılan borca itirazlarının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
ve verilen karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur....
İhtiyati haciz, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının ihtiyati haciz talebinde bulunabileceği anlaşılmaktadır. Yine 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 265.maddesinde; ''Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir....


