WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Vekilin azli ve istifasının şekli” başlıklı 81. maddesi aynen; “Vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur” hükmünü, yine aynı Kanunun “Vekilin azli” başlıklı 83. maddesi ise “ Vekil ile takip edilen davada,vekilin azli halinde vekalet veren davayı takip etmez ve iki hafta içinde başka bir vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu halinde uygulanacak hükümlere...

Hükmü yer almakta, aynı Kanunun 35.maddesinde de yöneticinin görevleri sayılmaktadır. Yine aynı Kanunun 38. maddesinde yöneticinin sorumluluğuna ilişkin genel kural “Yönetici, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur.” şeklinde ortaya konularak 39.maddesinde ise Yöneticinin Hesap verme yükümlülüğü düzenlenmekte; 40.maddenin 1.fıkrasında ise Yöneticinin Hakları “Yönetici kaide olarak vekilin haklarına sahiptir.” şeklinde ifade edilmektedir. Bu hükümler göstermektedir ki, ana gayrimenkulün yönetimi için atanan yönetici veya Yönetim Kurulu, vekil statüsündedir. Dolayısıyla, gerek iç ilişkide gerek dış ilişkide vekil gibi sorumlu ve vekilin haklarına sahiptir. (HGK 08.11.2006 gün 2006/12-682 E. 2006/682 K) Davalı yönetim, hasarın gerçekleştiği tarihte sigortalı dairenin bulunduğu sitenin yöneticisidir....

Ancak bu şekilde açılan bir davada, yöneticinin aynı apartmanda arsa sahibi ve kat maliki bulunması ya da arsa sahibinden bağımsız bölüm satın alıp, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı kişisel hakları ayrıca temlik alması ve kendi adına asaleten bir talebinin olması halinde çoğun içinde azın da bulunduğu ilkesinden hareketle, bina ve ortak alanlarındaki eksik iş ve ayıptan doğan zarardan yöneticinin arsa sahibi-kat maliki ya da kat maliki - temlik alan sıfatlarıyla arsa payı oranında dava açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekir. Somut olayda davacı yönetici asalaten de davaya dahil olmuştur. Bu durumda mahkemece, yönetici ..... açısından, eksik iş ve ayıptan doğan zarardan yöneticinin arsa sahibi sıfatıyla arsa payı oranında talepte bulunabileceği dikkate alınarak davaya devam edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir....

ın da oy birliği ile denetçi olarak seçildiği, davacının da denetçi seçimine ilişkin karara olumlu oy verdiği, muhalif kalmadığı, ancak daha sonra 18.11.2015 tarihinde (1) aylık süre içerisinde davalı ile geçmiş dönemde uyuşmazlıkları olduğunu belirterek denetçi seçiminin iptalini istediği, karara olumlu oy verdiğinden dava açmakta hukukî yararının bulunmadığı, tüm kat malikleri tarafından seçilmiş denetçinin yönetimi denetlemek üzere görevlendirildiği, diğer kat maliklerinden bu yönde bir talep de bulunmadığı, denetçi seçiminin oy birliği ile yapıldığı, denetçinin görevi gereği yöneticinin hesap ve harcamalarını denetleyerek kat maliklerini bilgilendirmekle yükümlü olduğu, yöneticinin de bu hususa riayet etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kat malikleri kurulu kararı ile seçilen denetçinin görevinin iptal edilmesi istemine ilişkindir....

Ancak; HUMK'nun 74. maddesinin buyurucu hükmüne aykırı olarak anataşınmazın onaylı mimari projesinde olmadığı halde çatının projesine uygun onarılmasına karar verilmiş olması ve anataşınmazın korunması, onarımı ve bakımının Kat Mülkiyeti Yasasının 35. maddesinin (d) bendi uyarınca yöneticinin görevleri arasında olduğu, yöneticinin bu işi kat maliklerinden toplayacağı avansla yapacağı dikkate alınarak, mahkemece, bilirkişinin saptadığı onarım maliyetinin kat maliklerinden avans niteliğinde olarak, Yasanın 20/b maddesi uyarınca arsa payları oranında toplanması, yapım masraflarının daha fazla olması durumunda kalan kısmın da kat maliklerinden alınması suretiyle onarımı yapması hususunda öncelikle yöneticiyi görevlendirmesi, yöneticinin yerine getirmemesi halinde davacının yetkili kılınması gerektiğinin düşünülmemiş olması doğru değil ise de, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının hüküm fıkrasının bir nolu bendinin sonundaki “davacı tarafa ödenmesine...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili dava dilekçesinde, eski yöneticinin uhdesindeki site ortak gider alacağının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı eski yöneticinin zimmetinde kalan ve ıslahla artırılan 10.785,00 TL’nin ihtar tarihi olan 26.11.2008'den itibaren işleyecek %5 faiz ve masraflarla birlikte tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir....

Ancak; Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile 05.11.2010 günlü bilirkişi raporu içeriğinden, davalı yöneticinin dava dışı bir kat malikine ait ortak gider borcunun tahsili amacıyla bir avukata vekaletname verdiği ve bu alacağın tahsil edilmesi üzerine vekalet ücreti olarak kendisine 8.239 TL ödeme yaptığı, bu ödemenin karşılığında avukat tarafından 08.01.2009 tarih 016 sayılı avukatlara mahsus serbest meslek makbuzu verildiği ve bunun gider olarak da apartmanın işletme defterine kaydedildiği, anataşınmaz kat malikleri kurulunun 08.01.2010 ve 14.01.2011 günlü kararları ile davalı yönetici tarafından avukata ödenen bu paranın kat maliklerinin rızası dahilinde olup yönetici ve avukatın bu konuda ibra edildiği anlaşıldığından, davalı yöneticinin zimmetinde kalan alacağın tahsiline yönelik davanın da reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece resen hesaplama yapılarak kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir....

Dava, davalı eski yöneticinin uhdesinde kalan ortak gider alacaklarının tahsiline yönelik takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, davalı eski yönetici tarafından düzenlenen ve kat malikleri kurulunda değerlendirilmediği gibi yeni yönetim tarafından da kabul göremeyen ve davalının 2012-2013 dönemine yönelik kat maliklerinden 8.600,00TL tahsil ettiği anlaşılan belge esas alınmak suretiyle, başkaca bir araştırma ve incelemede yapılmaksızın davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır....

Ancak; Kat Mülkiyeti Yasasının 35. maddesinin (d) bendine göre anataşınmazın korunması onarımı ve bakımı yöneticinin görevleri arasında olup eğim hatası bulunan çatının sökülüp bilirkişi raporunda belirlenen biçimde onarımının yaptırılması görevinin öncelikle, bilirkişinin belirleyeceği miktarın kat maliklerinden avans olarak toplanmak suretiyle yönetici tarafından yerine getirilmesine, yöneticinin yerine getirmemesi halinde bu işlerin davacı tarafından yaptırılmasına, yapım masraflarının daha fazla olması durumunda kalan kısmın da kat maliklerince, arsa payları oranında ödenmesine karar verilmesi gerekirken davalılarca yaptırılmasına karar verilmesi doğru değilse de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılmayı gerektirmediğinden gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (4) nolu paragrafındaki "masrafın arsa payları oranınca taraflarca karşılanmasına, bunun için davalılara kararın kesinleşme tarihinden itibaren 60 gün süre verilmesine" tümcesinin metinden çıkarılmasına, yerine "bilirkişi...

Ancak; 1- Anataşınmazın korunması, onarımı ve bakımının Kat Mülkiyeti Yasasının 35. maddesinin (d) bendi uyarınca yöneticinin görevleri arasında olduğu, yöneticinin bu işi kat maliklerinden toplayacağı avansla yapacağı dikkate alınarak, mahkemece terasın izolasyonu için bilirkişinin saptadığı onarım maliyetinin kat maiklerinden avans niteliğinde olarak Yasanın 20/b maddesi uyarınca arsa payları oranında toplanması, yapım masraflarının daha fazla olması durumunda kalan kısmın da kat maliklerinden alınması suretiyle onarımı yapması hususunda öncelikle yöneticiyi görevlendirmesi, yöneticinin yerine getirmemesi halinde davacının yetkili kılınması gerektiği düşünülmeden saptanan onarım maliyetinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş olması, 2- Dosyanın incelenmesinden, yargılamanın devamı sırasında davalılardan ...'ın taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümünü 22.05.2009 tarihinde dava dışı ...'a satıp devrettiği anlaşılmaktadır....

UYAP Entegrasyonu