WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, haklı nedenlerle limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler. Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiş olup şirket müdürünün azli davalarında husumetin, azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup,dava,ortaklık aleyhine açıldığı,ortaklığın pasif nusumetinin bulunmadığı anlaşıldığından, davanın,pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur....

Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, limited şirket müdürünün azli davası olup, bu tür davalarda husumetin azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik birleşen davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru değil ise de, birleşen davanın reddine ilişkin karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan HUMK 438/son maddesi uyarınca kararın değişik gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler....

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, haklı nedenlerle limited şirket müdürünün azli istemine ilişkin olup, mahkemece, davalı şirket yönünden işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, şirket müdürünün azli davalarında husumetin, azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited şirketin dava edilmesi zorunlu değildir. Bu durumda, davalı şirket hakkındaki davanın, husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır. 2- Dava dilekçesinde, tedbir mahiyetinde kayyım atanması talibinde bulunulduğu ve 02.04.2012 tarihli celsede ihtiyati tedbir istemi reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda davacının esasen netice-i talebinde kayyım atanması talebi bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK 26/1 hükmünde mahkemelerin taleple bağlılığı esas kural olarak belirlenmiştir....

İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisinin müdürlüğüne yönelik azil talebinin hukuki yarar dava şartı olduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/h maddesi yollaması ile 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdür azli davasının bu davalının müdürlük yetkisi bulunmadığından davalı aktif sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdür azli davası ile davalılar aleyhine açtığı şirkete kayyım tayin edilmesi davasının talebe ilişkin haklı nedenin ispatlanamaması nedeniyle esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir....

Taraf vekillerinin itirazlarına binaen, dava dosyasının yeniden bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 27/12/2022 tarihli 3. ek raporda özetle; kök ve ek raporlarında yöneticinin azli için haklı sebeplerin var olup olmadığı özelinde yapılan incelemeler kapsamında haklı sebeplerin varlığının arandığını, davalı ...’nın yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ettiği, şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybettiği ve belli pay sahiplerinin paylarını gözettiği veya belirli kişi ve grupların çıkarlarının şirket çıkarlarının önünde tutulduğu; yönünde teknik ve mali bir tespitin olmadığını, haklı sebeplerin nihai takdirinin Sayın Mahkemeye olduğunu, nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmakla birlikte Davalı ... Doğalgaz San....

Taraf vekillerinin itirazlarına binaen, dava dosyasının yeniden bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 27/12/2022 tarihli 3. ek raporda özetle; kök ve ek raporlarında yöneticinin azli için haklı sebeplerin var olup olmadığı özelinde yapılan incelemeler kapsamında haklı sebeplerin varlığının arandığını, davalı ...’nın yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ettiği, şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybettiği ve belli pay sahiplerinin paylarını gözettiği veya belirli kişi ve grupların çıkarlarının şirket çıkarlarının önünde tutulduğu; yönünde teknik ve mali bir tespitin olmadığını, haklı sebeplerin nihai takdirinin Sayın Mahkemeye olduğunu, nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmakla birlikte Davalı ... Doğalgaz San....

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, TTK 630/2 maddeye dayalı olarak açılan ve yöneticinin yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasına ilişkin davadır. Davalı, davacılardan biri ile birlikte şirketin müşterek temsilcisi olup, bu nedenle şirketin işlem yapabilmesi için her iki temsilcinin birlikte hareket etmesi zorunludur. Davalı yöneticinin ülkemizi terk ettiği, bu nedenle hiç bir toplantıya ve karara katılamadığı; hal böyle olunca şirketin hiç bir işlem yapamaz hale geldiği iddia edilmektedir. Mahkememizce, davalının-------- kayıtlı olan ve mernisinde kayıtlı olan adrese tebligat yapılmış olup, tebligatların bila ikmal dönmesi nedeniyle bu adreste bulunmadığı anlaşılmıştır....

Anılan fıkraya göre, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanundan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlâl etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. Bu durumda, davacı ortağın, öncelikle şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekir.’’ Buna göre; şirketin tüzel kişiliğine aykırı olarak şahsi harcamaların ve ödemelerin şirketten yapıldığına dair kayıtlar dikkate alındığında şirket müdürü ... (...)’nun gerekli özeni göstermediği ortaklar arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu tespit edildiği, şirket müdürünün azlini gerektiren haklı sebebin varlığının olup olmadığının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir....

nun müdürler kurulu başkanlığından azli talebinin tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Davacı tarafından dava dilekçesinde genel kurul kararının iptalinin yanında davalı M.. D..'nun şirket müdürlüğünden azli de talep edilmiş, mahkemece genel kurul kararının iptali talebinin reddi ile birlikte azil talebinin tefrikine ve başka bir esasa kaydına karar verilmiştir....

(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. (3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. (4) Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır. (TTK m.630) Somut olayda tüm deliller değerlendirildiğinde; Davalı şirketin %25 hissesinin davacıya, %75 hissesinin davalıya ait olduğu, davalı ortağın aynı zamanda şirket müdürü olduğu, davacının, davalı şirketin 30/03/2019 tarihinde yapılan 2018 yılı Olağan Genel Kuruluna katıldığı, şirkete özel denetçi atanmasına yönelik talebinin reddedildiği, akabinde 3 aylık hak düşürücü sürede bu davayı açtığı anlaşılmıştır....

UYAP Entegrasyonu