WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların çocuk ... ile görüşmek istediklerini ancak çocuğun babası öldükten sonra nadiren görüşebildiklerini, davalının çocuğun davacılar ile görüşmesine yanaşmadığını, kök ve ek raporlarında da davacılar ile çocuk ... arasında ayda bir kez yatısız şekilde kişisel ilişki kurulmasının çocuğun üstün yararına uygun olduğunun belirtildiğini, davacılar ile çocuk ... arasında kişisel ilişki kurulmasını gerektirecek olağanüstü durum ve haklı sebebin mevcut olduğunu, kişisel ilişki tesisinin çocuğun üstün yararına uygun olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacılar ile çocuk arasında her ayın 4. haftası Cumartesi günleri saat 10.00 ile 18.00 arasında, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı'nın 2. günü saat 10.00 ile 18.00 arasında tedbiren ve karar kesinleştikten sonra kişisel ilişkitesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. IV. İSTİNAF A....

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının iftira olduğunu, davalı annenin terk etme sebebinin vefat eden eşinin cep telefonunun kurcalanması sonucu başka kadınlar ile cinsel içerikli mesajlarını görmesi olduğunu, Gaziantep iline yerleştiği günden bu yana davacının hakaret ve tehditlerine maruz kaldığını, çocuklarının anne yanında huzurlu ve güvenli ortamda bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli kararı ile, davacının velâyetin kaldırılması davasının reddine, davacının kişisel ilişki kurulması davasının kısmen kabulü ile, davacı dede ile her iki torunu arasında her ayın 3. hafta sonu Cumartesi günü saat 10.00-17.00 arasında bir uzman nezareti ile görüştürülmek suretiyle kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....

Kişisel ilişki kurulması istenen ... 2003 doğumlu olup, bu yaştaki çocuğun her hafta Cumartesi günleri 9:00 ile 21:00 saatleri arası davacılar (biyolojik anne ve baba) ile kişisel ilişkisi, hem velayet sahibi annenin (evlat edinen) bu görevi gerektiği gibi yerine getirmesine engel oluşturur, hem de çocuk her hafta yer değiştireceğinden sağlığı bakımından menfaatine uygun değildir. Bu bakımdan kararda yer alan kişisel ilişkiye dair düzenleme doğru bulunmamıştır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK md.438/7)....

Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. Anne ya da babanın çocukların diğer ebeveynle kişisel ilişki hakkını sürekli olarak engellemesi halinde Türk Medeni Kanunu’nun 324. maddesinde yer alan yükümlülüğe aykırı davrandığı kabul edilmelidir. Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; annenin, çocuğun babası ile görüşmesine izin vermediği, anne ve çocuğun evde bulunmaması ya da annenin “Ben çocuk vermiyorum gitsin nerden bulursa bulsun” demesi üzerine 24.01.2015, 01.07.2015, 25.09.2015 ve 01.07.2016 tarihlerinde icra yoluyla dahi kişisel ilişkinin kurulamadığı, baba ile kişisel ilişki kurmasını engellediği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte baba yönünden inceleme yapılmadan sadece anne ile görüşülerek velayet düzenlenmesine esas olmak üzere alınan uzman raporu hüküm kurulması için de elverişli değildir....

Aile Mahkemesi TARİHİ :14.05.2013 NUMARASI :Esas no:2012/340 Karar no:2013/346 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından; velayet ve çocukla kişisel ilişki kurulması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, ilerde çocuğa vasi atandığında vasi ve vesayet makamının (TMK. md.182/1) düşüncesi alındıktan sonra çocuk ile kişisel ilişki kurulması yönünde düzenleme yapılması istenmesinin imkan dahilinde olmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden...

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Velayeti babaya bırakılan ortak çocuk ile davalı anne arasında her hafta cumartesi günü kişisel ilişki kurulması velayet görevinin gereği gibi kullanılmasını engelleyeceği gibi, davacıyı her hafta sonu eve bağımlı hale getireceğinden kişisel ilişkinin açıklanan şekilde düzenlenmesi usul ve yasaya aykırı ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir....

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı baba tarafından kişisel ilişki düzenlemesi ve vekâlet ücreti yönünden; davalı anne tarafından ise hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı annenin tüm, davacı babanın aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir. 2-Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince duruşma açılmadan istinaf incelemesi yapıldığı halde davalı anne yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece velayetleri davalı babada olan küçükler ile davacı anne arasında uzman aracılığı ile kişisel ilişki kurulmuştur. Çocukların menfaati bu yönde bir düzenlemeyi gerekli kılmadıkça, uzman aracılığı veya gözetiminde kişisel ilişki tesisi bundan beklenen amaca aykırı düşer....

velayeti kendisine bırakılan ortak çocuk 02.01.2008 doğumlu Mustafa Selim ile davalı baba arasında büyükbaba refakatinde kurulan kişisel ilişkinin değiştirilerek uzman ve polis refakatinde baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasını talep etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine ilişkin olup davalı anne delil listesinde tanık deliline dayanarak tanık isimlerini bildirmiştir. Davalı bu tanıkların dinlenmesinden açıkça vazgeçmediğine ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 241. maddesi koşulları gerçekleşmediğine göre davalı tanıklarının usulüne uygun şekilde dinlenmesi ve sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir....

UYAP Entegrasyonu