WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Bu tür kişisel ilişki çocuğun sadece yüksek yararları gerektirdiği takdirde veya ana ve babanın bu haklarını amacına aykırı kullanmaları halinde kısıtlanabilir veya engellenebilir (Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi md.4/2). Mahkemece aldırılan sosyal inceleme raporunda çocuğun anne ile kişisel ilişki kurmasının çocuğun menfaatine uygun olacağı belirtilmiş ve dosyada da annenin çocukla kişisel ilişki kurma hakkını amacına aykırı kullanacağına veya kişisel ilişkinin çocuğun yüksek yararlarına aykırı düşeceğine ilişkin bir delil bulunmadığına göre, velayet hakkı kendisinden alınan davalı ana ile çocuk arasında uygun sürelerle kişisel ilişki kurulması gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Velayetin Değiştirilmesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Velayeti davacı babaya bırakılan tarafların müşterek çocuğu.... 13.07.2004 doğumlu olup mahkemece kurulan kişisel ilişkinin annelik duygularını tatmine elverişli, çocuğun da anne sevgi ve şefkatini karşılayacak şekilde, anne yanında daha ağırlıklı ve yeterli sürelerle yatılı kalmasına olanak sağlayacak biçimde kurulması gerekirken bu yönler nazara alınmadan yazılı şekilde yetersiz kişisel ilişki tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiş ise de; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden...

Davacının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. 3-Müşterek çocuk dava tarihinde anne yanında Türkiye'de yaşamakta iken 08.08.2011 tarihinde Fransa'da yaşayan davalı babanın yanına gittiği anlaşılmaktadır. Çocuk yararına davalı baba ile yaşamaya başladığı bu tarihe kadar tedbir nafakası takdiri gerekirken, 08.08.2012 tarihine kadar takdir edilmesi doğru olmamıştır. 4-Davalı baba ile çocuğun Fransa'da, davacı annenin ise Türkiye'de ikamet ettikleri, çocuğun 2004 doğumlu olup öğrenim ve eğitim çağında bulunduğu anlaşılmaktadır. Çocuğun Fransa'daki eğitim ve öğretim durumuyla ilgili taraflardan bilgi alınarak, oradaki eğitimine engel oluşturmayacak şekilde anne ile kişisel ilişkinin düzenlenmesi gerekir. Bu husus gözetilerek çocuğun menfaatine uygun kişisel ilişki tesisi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....

CEVAP Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde; müşterek çocuğun bakım ve eğitimiyle bizzat kadının ilgilendiğini, davacının ise müşterek çocukla ilgilenmediğini, maddî ve manevî bir katkıda bulunmadığını, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, otizm rahatsızlığına sahip çocukların alışkanlıklarının değişmesi durumunda olumsuz etkilerin görülme ihtimalinin fazla olduğunu, çocuğun anne şefkatine muhtaç olduğunu ifade ederek davacının velâyetin değiştirilmesi, olmadığı takdirde kişisel ilişki kurulması talepli davasının reddine, aksi halde anne refakatinde baba ile kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. III....

nin babaannesi olduğu, çocuğun davalı ile birlikte yaşadığı, davacının çocukla görüşmesinin çocuğun kişisel ve psikolojik gelişimine olumsuz yansıdığı yönünde kanaat oluşmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, her ayın birinci ve üçüncü haftası Cumartesi günleri saat 10.00’dan Pazar günü saat 17.00’ye kadar, dini bayramların üçüncü günü saat 10.00’dan aynı gün saat 15.00’ye kadar, anne evinden alınıp anne evine teslim edilmek üzere davacı ile kişisel ilişki tesisine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B....

üstün yararının dikkate alınması gerektiği belirtilerek; asıl davanın kabulü ile Araklı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2018/261 Esas, 2018/227 Karar sayılı kararı ile ortak çocuk Eylül ile davalı-davacı anne arasında tesis edilen kişisel ilişki kararının yeniden düzenlenmesine, velâyeti ... babada olan 03.09.2016 doğumlu ortak çocuk Eylül ile davalı-davacı anne arasında her ayın 1 inci ve 3 üncü hafta sonu Cumartesi günü saat 10.00 ile Pazar günü saat 18.00 arasında, Dini Bayramların 2 inci günü saat 10.00 ile 3 üncü günü saat 18.00 arasında, yarı yıl tatilinin ilk haftasında Pazartesi günü saat 10.00 Pazar günü saat 18.00 arasında 7 gün süre ile ve her yıl 1 Ağustos saat 10.00 - 30 Ağustos saat 18.00 tarihleri arasında bir ay süre ile görüşmek suretiyle kişisel ilişki kurulmasına, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, vasi şikayet edilerek kısıtlı ile kişisel ilişki kurulması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, babasının kısıtlandığını, vasi olan kardeşinin babası ile görüşmesini engellediğini belirterek kısıtlı babası ile kişisel ilişki kurulmasını istemiş, mahkemece; dava reddedilmiştir. Türk Medeni Kanununun 396. maddesi uyarınca vesayet organları, vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlardır. Aynı yasanın 397.maddesine göre de kamu vesayeti, vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütülür. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesidir. Kanun koyucu 461. maddede kamu vesayetinde; vesayet organı olan vasi ile vesayet dairesi ve vesayet dairesi olan sulh ve asliye mahkemesi arasında bir hiyerarşi kurmuştur....

Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Çocuklar ile ana veya baba arasında düzenlenen kişisel ilişki kurulması ve bu ilişkinin sürdürülmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, düzenli kişisel ilişki elde etme ve sürdürme ana veya baba için de bir haktır. Kişisel ilişki tesisinden beklenen amaç, çocukla ebeveynleri arasında aile bağlarını geliştirmek ve bu suretle çocuğun sağlıklı gelişimini sağlamaktır. Bu bakımdan kişisel ilişki tesis edilirken çocuğun bedeni, fikri ve ruhsal gelişimi esas alınarak amacı gerçekleştirici bir düzenleme yapılmalıdır....

Mahkemece tesis edilen kişisel ilişki babalık duygularını tatmine elverişli olmadığı gibi, çocuk bakımından da baba sevgisini tatmaya elverişli değildir. O halde baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin daha uygun süreli ve gözetimsiz olarak düzenlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmadığı" gerekçesi ile bozulmuş olup, mahkemece bozma sonrası " Küçükle davacı arasında her ay 1. ve 3. haftasonu Cumartesi ya da Pazar günü saat 10.00 ile 22.00 arasında, bayram günleri bayramın 2. ve 3. günü saat 10.00 ile 22.00 arasında, Temmuz ya da Ağustos ayı boyunca bir ay süreli olarak her gün saat 10.00 ile 22.00 arasında kişisel ilişki tesisine " şeklinde hüküm kurulmuştur. Bu hüküm belirsizlik içerdiğinden infazda tereddüt uyandıracak niteliktedir. Hükmün infaz edilebilir nitelikte; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde verilmesi gerekir (HMK m. 297/son)....

Mahkemenin gerek 23.06.2016 tarihli ilk kararında gerekse de 05.04.2018 tarihli ikinci kararında, davaya konu çocuğun gerçek annesi ile anne tarafından üstsoy hısımları olan davacılar hakkında hiç bir bilgi sahibi olmadığı, annesi ve anne tarafından hısımları hakkında bilgileri davanın devamında öğrendiği, çocuğun içinde bulunduğu durumu sağlıklı bir şekilde atlatabilmesi için psikolojik destek verildikten sonra çocuk ile davacılar arasında kişisel ilişki kurulması konusunda karar verilmesinin çocuğun üstün yararına olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu