Mahkemece, daha uygun süre ile koşulları oluşmadığı için refakat olmadan kişisel ilişki düzenlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.12.2015 (Çrş.)...
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; ortak çocuk davalı anne ile birlikte yaşayan, davalı annenin davanın açılmasından sonra 24/05/2014 tarihinde evlendiği eşinin bir sosyal paylaşım sitesinde birden çok kez küfür ve cinsellik içeren paylaşımları yanında, davaya konu ortak çocuğun makyajlı ve bikinili fotoğraflarını paylaştığı, altlarında da özensiz veya olumsuz çağrışım oluşturabilecek yorumlarda bulunduğu, annenin de dava sürecinde babayı icra takibi yapmaya zorlayarak çocuk ile babanın kişisel ilişki kurma hakkını engellediği; anne ve çocuğun evde bulunmaması ya da anne tarafından yönlendirilen çocuğun istememesi sebepleriyle 24/01/2016, 30/01/2016 ve 23/01/2017 tarihlerinde icra yoluyla dahi kişisel ilişkinin kurulamadığı anlaşılnaktadır....
Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun bedeni ve fikri gelişimi yanında ana ve/veya babalık duygularını tatmin de önemlidir. Çocuk ile babası arasında yeterli kişisel ilişki kurulamadığı takdirde güven duygusunun oluşamayacağı açıktır. Çocuğun babası ile yatılı kişisel ilişki kurulmasına engel somut bir olgu veya iddia bulunmamaktadır. Çocukla baba arasında tesis edilen kişisel ilişki süresi, babalık duygularını tatmine elverişli olmadığı gibi, çocuğun da baba sevgi ve şefkatini tatmasına da yeterli değildir. Bu sebeple çocuk ile baba arasında daha uzun süreli ve yatılı olacak şekilde yeniden kişisel ilişki düzenlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir....
Taraflar mevcut duruma göre ayrı şehirde yaşıyor olmakla birlikte, günümüz ulaşım olanaklarındaki kolaylık gözetildiğinde, kişisel ilişkiye dair düzenleme yapılırken, taraflar bu hususun açıkça dikkate alınmasını talep etmemişlerse, “Ayrı şehir”, “Aynı şehir” ayrımına gidilmesinin de önemi bulunmamaktadır. Bu bakımdan, aynı şehir ayrı şehir ayrımına gidilmeksizin annelik duygularını tatmine elverişli, çocuğun da anne sevgisi ve şefkatini tatmasına yeterli, daha uygun süreyle kişisel ilişki tesis edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Çocukla ana baba arasında düzenli kişisel ilişki kurulması ve bu ilişkinin sürdürülmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de bir haktır. Kişisel ilişki kurulmasından beklenen amaç çocukla ebeveynleri arasında aile bağlarını geliştirmek ve bu suretle çocuğun sağlıklı gelişimini sağlamaktır. Bu sebeple kişisel ilişki analık ve babalık duygusunu tatmin edecek nitelikte olmalıdır. Kişisel ilişkiye dair ilamlar maddi anlamda kesin hüküm niteliğinde olmayıp koşulların değişmesi halinde yeniden düzenlenmesi her zaman istenebilir.Baba ile çocuk aracında kurulan kişisel ilişki uzun ve çocuğun menfaatine aykırıdır. Çocuk ile baba arasında çocuğun yaşı gözetilerek daha uygun süreli kişisel ilişki kurulmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; kişisel ilişki süresi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosya kapsamından ve toplanan delillerden tarafların ayrı şehirlerde yaşadıkları anlaşılmaktadır. Davalı babanın yanında bulunan 24.03.2008 doğumlu müşterek çocuk....ile davacı anne arasında kurulan kişisel ilişki yetersizdir. Annelik duygularının tatmini ve çocuğun kişisel gelişimi için ayın belli hafta sonlarında yatılı da kalacak şekilde kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değilse de; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK.m.438/7)....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından kişisel ilişki düzenlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: İlk derece mahkemesince davacı baba ile 2014 doğumlu ortak çocuk Ramazan arasında "her ayın 1. ve 3. haftası Cumartesi günü saat 11:00'den Pazar günü akşam saat 17:00'a, dini bayramların 2. günü sabah saat 11:00'den 3.günü akşam saat 17:00'a kadar, milli bayramlarda sabah saat 11:00'den akşam saat 17:00'a kadar, babalar gününde sabah saat 11'den akşam saat 17:00'a kadar, Temmuz 1. günü saat 11:00'dan 31 günü saat:11:00'a kadar," şeklinde kişisel ilişki düzenlenmesine karar verilmiş, verilen karar davalı anne tarafından istinaf edilmekle, bölge adliye mahkemesince itirazın esastan reddine karar verilmiştir....
(TMK m. 183,349) Öyle ise, olaya uygun kanun hükmünün belirlenmesinde hata ile velayetin değiştirilmesi (TMK m. 183, 349) yerine, Türk Medeni Kanununun 348. maddesi sonuçlarını doğuracak biçimde velayetin kaldırılmasına (nez'e) karar verilmesi bozmayı gerektirir. 3- Velayeti babaya verilen ortak çocuk M. 12.05.2000 doğumludur. Mahkemece anne ile her hafta sonu kurulan kişisel ilişki, çocuğun bedeni ve fikri gelişimini olumsuz etkileyebileceği gibi, babanın da velayet görevini yerine getirmesine engel olacak derecede fazladır. Küçüğün yaşı, eğitimi ve gelişimi, kişisel ilişkinin niteliği de göz önüne alınarak daha uygun süreli kişisel ilişki kurulması gerekirken, yazılı şekilde kişisel ilişki tesisi doğru görülmemiştir. 4- Ortak çocuk davanın devamı sırasında davalı- davacı baba yanında kalmaktadır....
Alınan raporlar davacı babanın çocuk ile kişisel ilişki kurmasında risk olup olmadığını ortaya koymaya elverişli değildir. Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; baba ile ortak çocuk arasında kişisel ilişki kurulması hususunda babanın sağlık durumunun çocuk için risk teşkil edip etmeyeceğinin araştırılması, bu amaçla ruh ve sinir hastalıkları uzmanından rapor alınması, sonrasında 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi gereğince Aile Mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan, anne ve baba ile .../......
TMK'nın 412. maddesinde ise "Vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişi yerleşim yerini değiştiremez. Yerleşim yerinin değişmesi hâlinde yetki, yeni vesayet dairelerine geçer. Bu takdirde kısıtlama yeni yerleşim yerinde ilân olunur." hükmü yer almaktadır. Dosya kapsamından, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan araştırma sonucunda kısıtlı adayının “... /... “ adresinde anne ve babası ile birlikte ikamet etttiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri ile 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 13/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi....


