Bu defa verilen ek kararı davalı vekilinin temyiz etmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dava; vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan zararın tazminine ilişkindir. Davalı tarafından, asıl ve birleşen dosyada verilen hüküm temyiz edildiği halde asıl dosya yönünden sadece maktu temyiz karar harcı yatırılması ve birleşen dosya yönünden de temyiz harcının yatırılmaması üzerine, Yargıtay 3....
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin olup; davacı, davalı tarafından vekaletnameye aykırı olarak, maliki olduğu evin bilgisi ve rızası dışında eşine devredildiğini, bu nedenle taşınmazın tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı ise vekaletnamenin taşınmazın davacının eşine devredilmesi için verildiğini, vekaletnameye uygun davrandığını ileri sürmüştür. Mahkemece, tanık beyanları esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. HMK m.200 hükmüne göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Öte yandan senetle ispat zorunluluğunun istisnaları HMK m. 203'de sayılmakla birlikte davalı, davacının eşinin kardeşi olup, aralarındaki akrabalık ilişkisi madde kapsamındaki istisnai durumlardan birisi değildir....
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan tapu iptal tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine. Ancak, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu gözetildiğinde 6100 sayılı HMK’nın 120. ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesi uyarınca; dava değerinin ve buna göre alınacak harcın çekişme konusu taşınmazın değerinden ibaret olacağı kuşkusuzdur. (4.3.1953 tarih 10/2 Sayılı İ.B.K.) Öte yandan, harç kamu düzeni ile ilgili olup temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gereken hususlardandır....
un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir.Davacılar, miras bırakan ... ’nın hasta ve bakıma muhtaç olduğu dönemde tüm bakımı ile ilgilendiklerini, ancak davalıların miras bırakana ölünceye kadar bakım akdi imzalatarak miras bırakanın maliki olduğu 3653 parsel sayılı taşınmazı davalı gelini ... ’ya devrini sağladıklarını, ayrıca 3196 ve 279 parsel sayılı taşınmazların da miras bırakandan alınan vekaletname ile dava dışı ... ’e satış suretiyle devredildiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek, taşınmazların rayiç değerlerinden miras paylarına düşen kısmın davalılardan tahsilini istemişlerdir. Davalılar, temliklerin muvazaalı olmadığını ve edimlerini yerine getirdiklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır....
görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan zararın tazminine ilişkin olup, davaya tazminat davası olarak devam ettiğini beyan etmiştir....
, diğer bir söyleyişle vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan zararlarının neler olduğu şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklattırılarak belirlenmesi, ondan sonra yukarıda belirtilen ilkeler de gözetilmek suretiyle maddi tazminat isteği değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile maddi tazminat isteği yönünden yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.’gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... ve ... yönünden ecrimisil isteğinin kısmen kabulü ile 30.320,00 TL’nin 08/01/2011 tarihinden işleyecek faiziyle tahsiline, manevi tazminat isteğinin ise reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Dava, mahkemenin nitelendirmesine göre vekalet görevinin ve şirket müdürlüğü görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 11.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 11.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 01.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
-KARŞI OY- Dosya içeriğine toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuki gerekçeye, özellikle vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının TMK'nın 6. ve HMK'nın 190. maddesi gereğince ispat edilemediği, temliklerin iradi olduğu kanaatinde olduğum için ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının onanması gerekmektedir. Sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Bilindiği üzere, Borçlar Kanunu'nun temsil ve vekalet aktini düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu ... unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar. 6098 s. Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506. maddesinde (818 s. Borçlar Kanunu'nun 390.) maddesinde aynen; "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir. Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür....
Vekil bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, özellikle vekâleti kasten vekil edenin zararına, kendisinin veya başka birinin yararına kullandığı takdirde vekâlet sözleşmesinin kötüye kullanılması söz konusu olabilir. Çünkü, vekâlet sözleşmesi temelinde güven esasına dayalı iş görme edimi ihtiva eden bir sözleşme olup, bu güvenin korunması Türk Borçlar Kanunu'nun vekâlet sözleşmesini düzenleyen hükümleri yanında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesinde ifadesini bulan dürüstlük kuralının da bir gereğidir. 3. Vekilin sadakat ve özellikle özen borcunu yerine getirmemesi mutlaka vekâlet görevinin kötüye kullanılması sonucunu doğurmaz. Vekâlet görevinin kötüye kullanılmasından söz edilebilmesi için zararlandırma kastının bulunması, vekil edenin zararlandırma kastıyla harekete eden vekilin eylem ve işlemlerinden zarar görmesi gerekir. Vekâlet görevinin kötüye kullanılmasında en önemli unsur kasıt iken, vekilin mutlaka kendisine veya bir başkasına çıkar sağlaması gerekmez....


