WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

a temlik ettiğini, tüm hususlardan davacının haberdar olduğunu, vekalet görevinin kötüye kullanılmasından söz edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davanın reddine ilişkin verilen karar, Dairece; ‘’ … davacının vekiline satış yetkisi vermiş olması, taşınmazın el ve işbirliği içerisinde hareket ederek (vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle vekil edeni zararlandırma amacıyla) bir başkasına temlik edilmesinin doğru olduğunun gerekçesi olamaz. Ne varki, temlik alan kişinin iyiniyetli olması durumunda Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi uyarınca edinimi korunur. Oysa mahkemece, bu hususlar üzerinde yeterince durulmamış, davalı ...’ın gösterdiği tanıklar da dinlenilmemiştir....

Mahkemece,bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu; davanın kısmen kabulü ile; 169.976,00 TL.alacağın temerrüt tarihi olan 28.12.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat isteminin reddine, karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1- Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılmasından ve vekilin hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı, davacının kendisini 04.10.2004 tarihli belge ile ibra ettiğini ve davacının zararına hareket etmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir....

İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki karar gerekçesinin yanında, dava dilekçesinde davacının fiil ehliyetini haiz olmadığı hukuki nedenine dayanıldığı, aynı dilekçede dava dışı eski malik ... ... ile dava dışı vekil ... tarafından fiil ehliyeti bulunmadığı iddia edilen davacının kandırıldığı ve kendisine vekâletname imzalattırıldığı iddiasının ileri sürüldüğü, vekâlet görevinin kötüye kullanılması değil bilakis zikredilen nedenlerle (davacının fiil ehliyeti yokluğundan) vekâletnamenin geçersizliği ileri sürülerek tapu iptali ve tescili talep edildiği, kaldı ki, davacı vekili tarafından ilk defa istinaf ve temyiz aşamalarında ileri sürülen vekilin sadakat ve özen borcuna aykırı davranması nedeniyle vekâlet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan tapu iptali ve tescili talep edilebilmesi için dava dışı vekil ...'...

İstinaf Sebepleri 1-Davacılar vekili; somut olayda vekalet görevinin kötüye kullanılması söz konusu olduğu için emsal yargı kararları gereğince zamanaşımı söz konusu değilse de; zamanaşımı süresinin olduğu varsayılsa dahi davanın süresinde açıldığını, Mahkemece zararın ortaya çıktığı tarihin, muacceliyet tarihinin, zamanaşımı başlangıcının irdelenmediğini, ıslah ile zamanaşımı itirazında bulunulamayacağı bildirilerek davalının iddia ve savunmalarını genişletmesine muvafakat etmediklerini, hile ve vekalet görevinin kötüye kullanılması iddialarına yönelik hukuki nitelendirme yapılmadan, taraflar arasındaki ilişkinin evveliyatı değerlendirilmeden, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiğini, muacceliyet tarihi dahi değerlendirilmediğinden, vekalet ilişkisinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı zararın tazminine yönelik dava ikame edildiği dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek, Mahkeme kararının kaldırarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada taraflar arasında akdedilen avukatlık ücret sözleşmesinden doğan vekalet ücreti alacağının tahsili, birleşen davada ise vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanan zararının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19/1 inci maddesi. 2.1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 163 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesine, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı-birleşen dosyada davacı vekili tarafından davacı avukat tarafından takip edilen İstanbul Anadolu 15. Aile Mahkemesinin 2013/567 Esas sayılı davanın taraflar arasındaki sözleşmede yazılı olduğu şekilde 1 yıllık sürede açılmadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği ileri sürülmüşse de, taraflarca imzalanan 29.07.2013 tarihli ''Vekile Talimat'' başlıklı belgede, müvekkil ......

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; İstinaf mahkemesi her ne kadar davacılar ile davalı ... arasındaki taşınmaz devrinin hata, hile, vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklandığını ve bu hususlarla ilgili dava açma süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermişse de dosya içeriğine göre davacılar ile davalı ... kardeş olup, aralarındaki ilişkinin “inançlı işlem” olduğu hususu üzerinde durulmadan istinaf mahkemesi tarafından eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile karar verilmesi sebebiyle kararın bozulması uygun bulunmuştur....

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davalıların davacı şirkette icracı müdür sıfatında çalıştıkları, bu yetkilerine istinaden şirket adına işlem yapıp şirketi borç altına soktukları ve TTK 553. maddesine göre icracı müdür hakkında açılmış sorumluluk davasında uyuşmazlığa bakma görevinin asliye ticaret mahkemesinde olduğu gerekçeleriyle görevsizlik kararı verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalılar temyiz etmiştir....

DAVA TARİHİ : 30.09.2014 KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki vekaletin kötüye kullanılmasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle ve davalılar vekili tarafından incelemenin duruşmalı yapılması istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı vekili Hakan Sezer ile davalı asıl ...'...

Vekil bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, özellikle vekâleti kasten vekil edenin zararına, kendisinin veya başka birinin yararına kullandığı takdirde vekâlet sözleşmesinin kötüye kullanılması söz konusu olabilir. Çünkü, vekâlet sözleşmesi temelinde güven esasına dayalı iş görme edimi ihtiva eden bir sözleşme olup, bu güvenin korunması TBK’nın vekâlet sözleşmesini düzenleyen hükümleri yanında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesinde ifadesini bulan dürüstlük kuralının da bir gereğidir. 16. Vekilin sadakat ve özellikle özen borcunu yerine getirmemesi mutlaka vekâlet görevinin kötüye kullanılması sonucunu doğurmaz. Vekâlet görevinin kötüye kullanılmasından söz edilebilmesi için zararlandırma kastının bulunması, vekil edenin zararlandırma kastıyla hareket eden vekilin eylem ve işlemlerinden zarar görmesi gerekir. Vekâlet görevinin kötüye kullanılmasında en önemli unsur kasıt iken, vekilin mutlaka kendisine veya bir başkasına çıkar sağlaması gerekmez....

davacı tarafın haksız, hukuka ve kanuna aykırı mesnetsiz iddialarını kabul etmediklerini, Haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini, Vekalet ücreti dahil davacı tarafın tüm yargılama giderlerine mahkum edilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklı alacak talebine yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır....

UYAP Entegrasyonu