WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı davanın haklı olmadığı anlaşılmaktadır....

O halde, yukarıda değinilen yasal düzenlemeler ve ilkeler dikkate alındığında ve dava dışı mirasçılarında bulunduğu gözetildiğinde, davacının vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedeniyle ve kendi payına hasren tek başına dava açamayacağı tartışmasızdır. Esasen, mülkiyet çekişmesini içeren ve değinilen nitelikli davada pay oranıyla açılan davanın dinlenilmesine olanak yoktur. Öte yandan, ... Medeni Kanununun 702/4. maddesi hükmü ortaklığa ait mallara yönelik dışarıdan gelecek tehlikelere ve zararlara karşı koruyucu ve def’etmeye (... Medeni Kanununun 683/2.maddesinden kaynaklanan) ilişkin bir hüküm olup somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü ( 6100 sayılı HUMK'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) HUMK.'...

Somut olaya gelince, davacılar tarafından hile ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine birlikte dayanılmış olup, dava dışı vekilin aldatıldığı iddia edilmiş ise de dava tarihi itibariyle sağ ve taraf ehliyetine sahip olan vekilin bu yönde bir davası bulunmadığından davacıların hile hukuksal nedenine dayalı taleplerinin reddi sonuç itibariyle doğrudur. Ancak, vekilin aldatılmış olmasının vekalet görevinin kötüye kullanılması kapsamında olduğu da kuşkusuzdur....

Davalılar, dava konusu taşınmazın esasen davalı ... ve ortakları tarafından satın alındığı halde aile içi inançlı işlem gereği davacı adına tescil edilip, davacıdan alınan vekaletnameye istinaden davalı ...’e devredildiğini, taşınmazda hak sahibi olmayan davacının zararlandırılmadığını, vekalet görevinin kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, dava konusu taşınmazın inançlı işlem gereği davalı ...’e devredildiği, vekalet görevinin kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, inançlı işlem savunmasının usulünce ispatlanamadığı, vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle davalıların el ve işbirliği içinde hareket ederek davacıyı zararlandırdıkları gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü yönünde yeniden hüküm kurulmuştur....

yı vekil tayin ettiğini, ancak vekilin dava konusu taşınmazlardaki yasal miras paylarını muvazaalı bir şekilde diğer davalılara temlik ettiğini, herhangi bir bedelin ödenmediğini ve vekâlet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, aksi takdirde 60.000,00-TL bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını, mirasbırakandan intikal eden yerlerin mirasçılar arasında paylaştırıldığını, davacıya ise daha önceden mirasbırakan tarafından temlik edilen taşınmazlar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır....

Hukuk Dairesi tarafından temyiz inceleme görevinin Dairemize ait olduğu gerekçesiyle gönderilen dava dosyası üzerinde, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun (2797 sayılı Kanun) 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; dava konusu uyuşmazlığın niteliği ve temyizin kapsamının, asıl davada satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada mülkiyet hakkına dayalı olarak ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedeninden kaynaklanan mülkiyet iadesine yönelik iptal ve tescil isteğine ilişkin olup mahkemece asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen dava hakkında ise kabul kararı verilerek tescil hükmü kurulmuş, birleştirilen dava davalısı ... mirasçısının sadece birleştirilen dava hakkında temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin iş bölümüne ilişkin 25.01.2023 tarihli ve 2023/1 sayılı kararı uyarınca dosyayı inceleme görevi Yargıtay 1....

Hukuk Dairesi 10.10.2017 tarihli kararı ile davalı tarafın istinaf başvurusunu kabul ederek hükmü vekalet ücreti yönünden düzeltmiş, 18.10.2017 tarihli ek kararı ile de, davacıların istinaf başvurusunu 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan redddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; “Dava dilekçesi içeriğinden, iddianın ileriye sürülüş biçiminden ve özellikle davacılar vekilinin öninceleme duruşmasındaki beyanları ile mahkemenin saptadığı uyuşmazlık noktalarından; eldeki davanın vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı olduğu anlaşılmaktadır...Hal böyle olunca, eldeki davada vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanıldığı gözetilerek bu neden üzerinde durulması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hukuki nitelemede hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda vekalet...

Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, yapılan temliklerin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirildiği, ikinci ve sonraki eller bakımından T.M.K.'nun 1024.maddesi hükmü aracılığı ile 1023.maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacakları, öte yandan, vekalet görevinin kötüye kullanılma hukuksal nedenine dayalı olarak açılacak tapu iptal ve tescil davalarının herhangi bir hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresine tabi olmaksızın her zaman açılabileceği, vekil ile müvekkil arasındaki ilişkiden kaynaklanan tazminat davalarının ise ayın isteme hakkının ortadan kalktığı zaman başlangıcı olmak kaydıyla Borçlar Kanununun 126.maddesinde öngörülen 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğuna göre; davalılar ... ve ...'nin temyiz itirazı yerinde değildir....

ya vekalet verdiğini, davalı ...'ün taşınmazı diğer davalılara vekalet görevini kötüye kullanarak bedelinden düşük bir fiyata devrettiğini, diğer davalıların da bu işi bilerek hareket ettiklerini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın gerçek bedeli olan 83.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., vekalet görevinin kötüye kullanılmasında bir sorumluluğunun olmadığını, iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını; diğer davalılar, 20000 TL'nin ödendiğini kalan kısmın da sonra ödeneceği konusunda anlaştıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı ancak davalı ...'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : EHLİYETSİZLİK VE VEKALET GÖREVİNİN KÖTÜYE KULLANILMASI TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, davalı ...’nin mirasbırakan ...’nin bakıcısı, diğer davalı ...’ın ise ...’nin eşi olduğunu, davalı ...’ın mirasbırakandan hile ile vekaletname aldığını, mirasbırakanın tüm malvarlığını davacılara vasiyet ettiğini, ancak sonradan öğrendiklerine göre, davalı ...’ın vekaletname ile çekişme konusu 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazları davalı ...’ye devrettiğini, mirasbırakanın devir tarihinde akıl sağlığının yerinde olmadığını, ayrıca davalıların işbirliği içinde hareket ederek vekalet görevini kötüye kullandıklarını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, taşınmaz devirlerinin bedel karşılığı yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır....

UYAP Entegrasyonu