WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

(ölümü ile mirasçıları) anılan maddede belirtildiği gibi vasiyeti yerine getirme görevlisi değildir ve yine yasal veya atanmış mirasçı sıfatları da bulunmadığından aleyhine "vasiyetnamenin tenfizi ve tahsili" davası açılmasına olanak bulunmamaktadır. Mahkemece, (..., ... ..., ...) aleyhine açılan vasiyetnamenin tenfizi ve alacak istemli davanın anılan yasal düzenleme nedeniyle husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken kabulü cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

İstinaf Sebepleri Davacının vasiyeti yerine getirme görevlisi sıfatıyla murisin son isteklerini yerine getirmek maksadıyla gerekli işlemleri sonuçlandırmak istediğini, vasiyetnamenin usulünce açıldığını ve itiraza uğramadığını, kanuni mirasçılardan kendileri lehine olmayan vasiyetnamenin tenfizini talep etmelerinin beklenemeyeceğini, vasiyeti tenfiz görevlisi olarak görevlendirilmesine ilişkin ek kararda tapu, banka vb kurumlarda işlem yapabilmesi için tenfiz kararı alması gerektiğinin belirtildiğini, vasiyeti yerine getirme görevlisi sıfatıyla miras ortaklığını temsil ettiğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının vasiyetname ile vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak atandığı, TMK’nın 552. maddesinde sayılan görev ve yetkileri arasında vasiyetnamenin tenfizi davası açma yetkisinin sayılmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V....

Somut olayda; davacı asıl dava ile, vasiyetnamenin iptal ve tenkisini ; davalı ... ise, birleşen dosyada , vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini talep etmektedir. Vasiyetnamenin tenfizi davasında, davanın kabulüne karar verilebilmesi için, diğer şartların yanı sıra vasiyetnamenin ayakta kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekir. Bu sebeple, dava konusu olan vasiyetnamenin bir iptal davasına konu olup olmadığının araştırılması gerekir. Dava konusu olan vasiyetname, bir iptal davasına konu olmuş ise, bu dava bekletici mesele yapılmalıdır. Vasiyetnamenin iptali davası sonucunda verilen hükmün kesinleşmesinin beklenilmesi ve ulaşılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekir. Ne var ki, somut olayda; hem vasiyetnamenin tenfizi davası, hem de vasiyetnamenin iptali davaları, aynı mahkemede ve aynı dava dosyasında birlikte görülmüştür....

Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir. ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın 4721 sayılı TMK'nın 598/2 maddesi uyarınca vasiyetnameye dayalı vasiyet alacaklısı belgesi verilmesine yönelik olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... Sulh Hukuk Mahkemesi ise, vasiyetnamenin tenfizine yönelik kararın asliye hukuk mahkemesince verilmesi gerektiği belirtilerek verilemeyeceği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Türk Medenî Kanununun 600. maddesinin üçüncü fıkrasında ”Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini, vasiyet konusu bir davranış ise bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir.” hükmüne yer verilmiştir....

Hukuk Genel Kurulu'nun 13.2.1991 gün 648-65 sayılı kararında vurgulandığı üzere, vasiyetnamenin tenfizi diye adlandırılan davalar bir aynı hakkın tesisi için değil, yalnızca Sulh Hukuk Mahkemesince açılan vasiyetnamenin Türk Medeni Kanunun 596 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tebliğ işlemlerinin tamamlanmasından ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra, herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin istenmediği veya itirazların sonuçsuz kaldığının, bu nedenle de kesinleşmiş olduğunun tesbiti içindir. Bu tesbit başlı başına aynı bir hakkın geçirimini sağlamaz. Kendisine belirli bir mal vasiyet edilen kimsenin bu vasiyeti yerine getirmekle yükümlü olan varsa ona, yoksa yasal ve seçilmiş mirasçılara karşı açacağı istihkak davası ile malın kendisine teslimini istemesi gerekir (TMK.md.600). Vasiyetnamenin yerine getirilebilmesi için herşeyden önce vasiyetnamenin açıldığının ve iptali için yasada öngörülen sürenin geçtiğinin belirlenmesi gerekir. Davaya konu vasiyetname ... ... 8....

Somut olayda ise; davalılardan ..., gerek vasiyetnamenin açılması davasında gerek temyize konu davada, tenfizi talep olunan vasiyetnameyi kabul etmediğini bildirmiştir. Vasiyetnamenin iptali davası açılması halinde sonucunda verilecek hüküm, vasiyetnamenin yerine getirilmesine ilişkin bu davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olduğundan bir yıllık iptal davası açma süresi (TMK.559 md.) ve açılmış dava varsa sonucu beklenmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranış ise, bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir.” hükmünü düzenlemiştir. Davaya konu vasiyetname ile ilgili olarak, ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1172-1875 sayılı dava dosyasında vasiyetnamenin açılması davası açılmış ancak, taraflara tebligat yapılmamış olup bu hali ile henüz derdest olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, yasa ve yönetmelik hükümleri gözetilerek vasiyetnamenin açılması davasının kesinleştirilmesi ve gerektiğinde mirasçılara iptal davası açma hakları tanınması sonucuna göre vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesi gerekirken yasal şart yerine getirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir....

Noterliğinin 29.01.1993 tarih ve 1373 sayılı vasiyetnamesinin tenfizi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, tarafların müşterek murisinin ölümü üzerine noterde düzenlenen 29.01.1993 tarih ve 1373 sayılı vasiyetnamesi ile tüm mal varlığını davacılara bıraktığını ileri sürerek vasiyetnamenin tenfizi ile tescili istenilmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile muris adına kayıtlı taşınmazların davacılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm, süresinde davalı ... tarafından temyiz edilmiştir....

nin, vasiyetnamenin iptali davası açmadığını; böylece, vasiyetnamelerin geçerlilik kazandığını; ancak, davalının vasiyetin yerine getirilmesine karşı çıktığını; zira, dava konusu vasiyetnamelerde müvekkili lehine vasiyet edilen, ... ili – .... ilçesi- .... Mahallesi 6601 ada 12 parsel 6 nolu bağımsız bölümü, murislerin sağlığında müvekkili adına tescil edildiğinden, ...'ın açtığı muris muvazaasına dayalı dava sonucunda tapunun ½ hissesinin davalı ... adına tesciline karar verildiğini; bu nedenle, vasiyetnamenin tenfizi ile müvekkiline vasiyet edilen 6 nolu bağımsız bölümün ... adına olan ½ payının tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Vasiyetnamenin tenfizi davasında, davanın kabulüne karar verilebilmesi için, diğer şartların yanı sıra vasiyetnamenin ayakta kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 13.2.1991 gün 648-65 sayılı kararında vurgulandığı üzere, vasiyetnamenin tenfizi diye adlandırılan davalar bir aynı hakkın tesisi için değil, yalnızca Sulh Hukuk Mahkemesince açılan vasiyetnamenin Türk Medeni Kanunun 596 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tebliğ işlemlerinin tamamlanmasından ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra, herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin istenmediği veya itirazların sonuçsuz kaldığının, bu nedenle de kesinleşmiş olduğunun tespiti içindir. Bu tespit başlı başına aynı bir hakkın geçirimini sağlamaz. Kendisine belirli bir mal vasiyet edilen kimsenin bu vasiyeti yerine getirmekle yükümlü olan varsa ona, yoksa yasal ve seçilmiş mirasçılara karşı açacağı istihkak davası ile malın kendisine teslimini istemesi gerekir (TMK.md.600)....

UYAP Entegrasyonu