Davalı; davacının açmış olduğu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, murisin vasiyetname yapmaya ehil olduğu hususunda noter tarafından gerekli sağlık raporunun aldırıldığını, kişinin yaşının 74 olmasının vasiyetname yapmaya engel olamayacağını, murisin vasiyetname yapılması için zorlanmadığını, murisin öldüğü zaman terekesinde iki tane tarla, vasiyetnameye konu ev, 1 adet motorsiklet ve ev eşyaları bulunduğunu, murisin vefatından sonra cenaze masrafları ve dini törenler (mevlit-hatim) için masrafların müvekkili tarafından yapıldığını savunarak; davanın reddini dilemiştir....
Somut olayda, dava konusu vasiyetname; murisin yaşadığı Almanya'da, noter huzurunda düzenlenmiştir. Mahkemece, dava konusu vasiyetnamenin düzenlendiği ülke hukukunun öngördüğü şekle uygun olarak yapılıp yapılmadığı konusunda bir araştırma yapılmamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece; dava konusu vasiyetnamenin yapıldığı ülke hukukunun muhtevasının araştırılması, bu hususta tarafların yardımının istenmesi, gerekirse vasiyetnamenin yapıldığı ülke hukukunun öngördüğü şekle uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması; vasiyetnamenin, yapıldığı ülke hukukuna uygun olarak yapıldığının anlaşılması halinde ise davada ileri sürülen diğer iptal sebepleri de araştırılarak; sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve soruşturma sonucunda yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir....
Davalı cevap dilekçesi ile, vasiyetnamenin noter huzurunda düzenlendiğini, şekil şartlarını taşıdığını ve murisin akli melekelerinin yerinde olduğuna dair sağlık raporu da alındığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne, Ankara ... 8.Noterliğinin 03.09.1999 gün ... yevmiye nolu düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK'nun 595.maddesi gereğince; mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hakimine teslimi zorunlu olup, vasiyetname teslimden başlayarak bir ay içinde açılır ve ilgililere okunur. Vasiyetname usulünce açılıp, okunma kararının kesinleşmesinden sonra vasiyetnamenin iptali için 1 yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlar....
Okur-yazar kişiler de hiç bir gerekçe göstermeden okuyamayan veya imzalayamayanlar gibi resmi vasiyetname düzenletme yolunu seçebilirler. Bu yön 26.03.1962 günlü ve 23/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının sonuç bölümünde açıkça ifade edilmiş olup, içtihadın yürürlüğünden bu yana bu yolda süregelen uygulamaya paralel olarak yasada da düzenleme yapılmıştır. Ancak, okur-yazar kişilerce, okuyamayan veya imzalayamayanlar gibi resmi vasiyetname düzenletme yolunun seçilmesi halinde de; TMK. nun 535. maddesinde gösterilen şekle uyulmak zorundadır. Somut olayda, mirasbırakanın okur-yazar olduğu tarafların da kabulündedir. Ancak mirasbırakan, imza atmakta kullandığı sol elinin rahatsız olması nedeniyle okuyamayan veya imzalayamayanlar gibi resmi vasiyetname düzenletme yolunu seçmiş ve vasiyetnameyi sağ elinin baş parmağını bastırmak suretiyle imzalamıştır. Ne var ki, vasiyetnameye katılan tanıklar, mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını vasiyetnameye yazdırmamıştır....
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin hukuken geçerlilik şartlarına sahip olduğunu, vasiyetname tanzim edilmeden Mersin Devlet Hastanesinde ruh sağlığı uzmanı tarafından murisin tasarrufa ehil olduğunun tespit edidiğini, vasiyetnamenin noter ve tanıklar huzurunda yapıldığından murisin serbest iradesinin ürünü olduğunu, murisin davacılar tarafından değil müvekkili tarafından bakılıp gözetildiğini belirterek, haksız olarak açılan davanın reddini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.08.2016 tarihli ve 2016/270 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararı ile "...Adli Tıp Kurumu 4 İhtisas Kurulunun 26.02.2020 tarihli raporunda vasiyetname tarihinde murisin... temyiz kudretini haiz ve tasarrufa ehil bulunduğunun tespit edildiği... davacının davasını ispat edemediği..." gerekçeleriyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun raporunda murisin vasiyet tarihinde fiil ehliyetinin bulunduğunun açıklandığı, celbedilen okul kayıtlarına göre murisin okul kaydının olduğu, buna göre vasiyetname içeriği de nazara alındığında şekil şartlarının bulunduğu, baskı ve zorlamaya dair tanık beyanlarında herhangi bir beyan olmadığı; tanıklar imzaladıkları belgenin içeriğini bilmediğini, vekaletname olduğunun söylendiğini beyan etmişlerse de aradan geçen süre ve imzalı Noter belgesinin ispat kuvveti karşısında bu beyanların yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Somut olayda, dava konusu vasiyetname; murisin yaşadığı ...'da, noter huzurunda düzenlenmiştir. Mahkemece, muris tarafından düzenlenen vasiyetname Türkiye'de bulunan taşınmaz mallar hakkında olduğundan Türk hukukuna uygun olarak yapılması gerektiği halde Türk hukukuna uygun düzenlenmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu edilen ve muris tarafından düzenlenen ... 3. Noterliği’nin 25/08/2009 tarih ve 3.../2009 yevmiye numaralı vasiyetnamesinin iptaline karar verilmiş ise de;mahkemece, dava konusu vasiyetnamenin düzenlendiği ülke hukukunun öngördüğü şekle uygun olarak yapılıp yapılmadığı konusunda bir araştırma yapılmamıştır....
Aksine; vasiyetnamede, okur yazar olmayan vasiyetçiye vasiyetnamenin tanıklar huzurunda okunduğu noter tarafından yazıldıktan sonra, tanıklar bizzat vasiyetçinin vasiyetnameyi önlerinde okuduğunu ifade etmişlerdir. Tüm bu açıklamalara göre; dava konusu vasiyetname kanunda açıklanan şekil kurallarına uygun olarak yapılmamıştır. O halde, vasiyetnamenin iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2- Bundan ayrı olarak; dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 275.maddesine göre; ''Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.''...
Somut olayda, davacılar, dedelerine ait dava konusu vasiyetnameyi 2011 yılında tesadüfen mirasçının eşyaları arasında bulduklarını ve bunun üzerine vasiyetnamenin açılması talebi ile Sulh Hukuk Mahkemesine başvurduklarını belirtmekte olup, dosya kapsamında mirasçıların bu vasiyetnameyi daha önce öğrendiklerine dair bir iddia ve ispatta bulunulmamış, ayrıca dava konusu vasiyetname resmi olarak düzenlenmiş bir vasiyetname olsa da, ilgili noter tarafından murisin ölümü üzerine Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ihbarda bulunulduğuna dair bir belgeye de rastlanmamıştır....
Davalılar vekilinin kabul gören temyiz itirazına gelince; Dava; resmi vasiyetnamenin, kanunda öngörülen şekle uygun düzenlenmemesi nedeniyle iptalinden kaynaklanan zararın, noter ve noter başkatibinden tazmini istemine ilişkindir. Temyize konu uyuşmazlık; vasiyetnamenin iptali nedeniyle davacının uğradığı zararın miktarı noktasında toplanmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davaya konu vasiyetnamenin, davalı noter ... tarafından düzenlendiği, murisin ve tanıkların beyanını noterin aldığı ancak vasiyetnamenin sonuç kısmını başkatip ...'...


