Anayasa’nın 31. maddesi düzenlemesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümleri ve özellikle kadroların akademik yönden belirlenmesi, sözleşmelerin onaya tabi tutulması dikkate alındığında, vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarının idari sözleşmelerle çalıştığının kabulü gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarında hareketle 2013 yılında, Vakıf Üniversitesi ile öğretim elemanı arasındaki uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğuna karar vermiştir(Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 09.12.2013 gün ve 2013/34603 E, 2013/28476 K). Somut uyuşmazlıkta, Vakıf Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışan davacının Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi idari sözleşme ile çalıştığı, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK.un 114 ve 115. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile davanın usulden reddi yerine esastan karar verilmesi hatalıdır....
Dava dilekçesinin görev nedeni ile reddi ve adli yargı görevli ise davanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. İdari Yargının görevli olması “dava dilekçesinin yargı yolu yanlışlığı nedeni ile reddine” karar verilmesi gerekir. İdari Yargı görevli ise gönderme kararı verilemez. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. Yukarıdaki ilke ve açıklamalar dikkate alındığında; taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olup, Mahkemece “dava dilekçesinin yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddine” karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir....
Anayasa’nın 31. maddesi düzenlemesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümleri ve özellikle kadroların akademik yönden belirlenmesi, sözleşmelerin onaya tabi tutulması dikkate alındığında, vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarının idari sözleşmelerle çalıştığının kabulü gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarında hareketle 2013 yılında, Vakıf Üniversitesi ile öğretim elemanı arasındaki uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğuna karar vermiştir(Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 09.12.2013 gün ve 2013/34603 E, 2013/28476 K). Somut uyuşmazlıkta, Vakıf Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışan davacının Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi idari sözleşme ile çalıştığı, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK.un 114 ve 115. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile davanın usulden reddi yerine esastan karar verilmesi hatalıdır....
- K A R A R - Davacı vekili; kooperatif üyesi olan davalının genel kurul tarafından alınan kararlar uyarınca yükümlü olduğu muhtelif aylara ilişkin toplam 3.400,00-TL aidat borcunu ödemediğini, iş bu aidatlarını ödememesi sebebiyle davalı aleyhine genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra takibine konu tüm borca itiraz ettiğini, davalının genel kurul kararlarına vakıf olduğunu, ödeme miktarı ile aylık gecikme faiz oranlarının genel kurul kararlarında mevcut olduğunu, alacağın likit olduğunu, davalının kötüniyetle borca itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarının sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ve kapatılan diğer kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılır, bunlara ait taşınmazlar tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edilir. Birinci fıkrada sayılanların her türlü borçlarından dolayı hiçbir şekilde Hazineden bir hak ve talepte bulunulamaz....
Dava dilekçesinin görev nedeni ile reddi ve adli yargı görevli ise davanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. İdari Yargının görevli olması “dava dilekçesinin yargı yolu yanlışlığı nedeni ile reddine” karar verilmesi gerekir. İdari Yargı görevli ise gönderme kararı verilemez. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. Yukarıdaki ilke ve açıklamalar dikkate alındığında; taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olup, Mahkemece “dava dilekçesinin yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddine” karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir....
, genel kurulun iradesine aykırı mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, ayrılma hakkı bedellerinin bir kısmının belirli yatırımcılara ödendiğini, bir kısmı ile anlaşma yapıldığını, diğer bir kısmı için de finansman çalışmalarının devam ettiğini, ayrılma hakkı bedellerinin ödenmemesinin TTK'nin 445. maddesi kapsamında bir iptal sebebi olamayacağını, aradaki ilişkinin alacak - verecek ilişkisine dönüştüğünü, davacıların zararlarını talep etme haklarının saklı olduğunu, genel kurulun 2/3 iradesinin yok sayılmasının hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
finansman sağlayan bir şirket olduğunu, bir alım satım yapmadığını, davacı ile arasındaki ilişkinin bir hizmet sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin 8 ... maddesine göre davacının kısıtlama olmaksızın ayrılma hakkına sahip olduğunu, ama çalışma bedelinin iadesinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir....
Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı Üniversitede 19.10.1999-03.09.2014 tarihleri arasında İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi ve bölüm başkanı olarak çalıştığını, davacının işe devam etmesinin sağlığı için tehlikeli oluşturması nedeni ile iş akdini kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde haklı nedenle feshetmiş olduğunu, emekli öğretim elemanlarının üniversitelerde yasaya göre görev yapabildiğini, davacının Sosyal Güvenlik Destek Primi ödeyerek çalışmasını yaptığını, davacının çalışma koşullarına bağlı olarak oluşan sağlık sorunları nedeni ile iş akdini feshetmiş olduğunu, davacının 15.08.2014 tarihli dilekçesi ile ... Hastanesi'nin raporunu sunmuş olduğunu, davalı Üniversitenin kıdem tazminatına ilişkin talebi değerlendirmek için ......
nedenle 16.10.2004 tarihli genel kurulun usulüne uygun toplanmaması nedeni ile bu toplantıda alınan kararın davalı ortak yönünden hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 15.03.2012 tarih ve 2011/4421-2012/2006 E-K. sayılı ilamıyla bozulmuştur....


