E sayılı dosyası getirtilmiş takip alacaklısının dosyamızın davacısı,takip borçlusunun dosyamızın davalısı,takip konusunun kooperatif üyeliğinden istifa nedeni ile aidat bedellerinin tahsili olduğu,takip miktarının 75.000,00 TL asıl alacak ve 499,32 TL faiz alacağı olduğu,davalı itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür....
Noterliğinin 30/05/2013 tarih ve ... yevmiye no ile istifasını bildirdiği, kooperatif ana sözleşmesinin 13.maddesi uyarınca bildirim tarihi itibari ile üyelikten ayrılmanın gerçekleştiği, davalının 31/05/2015 tarihinde kooperatiften ayrıldığı gözetildiğinde davalının bu tarihten sonraki aidatlardan sorumlu olamayacağı önceki döneme ait aidat borcundan kaynaklı takip tarihi itibariyle 375,00-TL asıl alacak, 457,23-TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davaya konu alacağın likit alacak olması nedeni ile 375,00-TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ......
- KARAR - Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olup, kendisine bir daire tahsis edildiğini, ancak bu taşınmazın müvekkiline teslim edilmediği gibi bir başka şahsa satıldığını, müvekkilinin üyeliği nedeni ile gereken ödemeleri yaptığını, müvekkilinin borcu olduğu hususunda kendisine herhangi bir ihtarda bulunulmadığını ve kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğine dair bir bildirimde de bulunulmadığını ileri sürerek, müvekkili adına tahsis olunan taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde ödenen bedelin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermeyip, yargılamaya da katılmamıştır....
Kez kooperatife olan borcu nedeni ile üyelikten çıkarıldığını, bu arada yaşadığı önemli sağlık sorunları nedeni ile yasal yollara başvuramadığını, davalı kooperatifin kooperatif üyeliği ile ilgili 2.250,00 TL para yatırdığını, ameliyat sonrası olumsuzluklar nedeniyle bu parayı ihtirazi kayıt şerhi ile tahsil ettiğini, davalı tarafın hileye dayalı kötü niyetli eylemleri olduğu iddiası ile öncelikle kooperatif üyeliğinin iadesi, üyeliğin iadesi yasal açıdan mümkün değilse kaaperatife ödediği toplam para, artı üstlendiği şantiye şefliği ile ilgili TUS bedeli dahil tarafına ödenmesini talep ve dava etmiştir....
in iş akdinin dava dışı vakfeden banka tarafından feshedilmesi sebebi ile davalı vakıf tarafından vakıf senedi gereği hakları ödenen davacının işe iade davasının lehine sonuçlandığı ve işe başlatılmayarak banka tarafından yasal haklarının ödenmesi sebebi ile vakıf üyeliğinin de işe iade davası sonrası işveren banka tarafından işe başlatmama tarihinde son bulduğunun tespiti ile bu tarihe göre yasal haklarının ödenmesi istenmiş; Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir....
Anayasa’nın 31. maddesi düzenlemesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümleri ve özellikle kadroların akademik yönden belirlenmesi, sözleşmelerin onaya tabi tutulması dikkate alındığında, vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarının idari sözleşmelerle çalıştığının kabulü gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarında hareketle 2013 yılında, Vakıf Üniversitesi ile öğretim elemanı arasındaki uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğuna karar vermiştir(Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 09.12.2013 gün ve 2013/34603 E, 2013/28476 K). Somut uyuşmazlıkta, Vakıf Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışan davacının Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi idari sözleşme ile çalıştığı, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK.un 114 ve 115. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile davanın usulden reddi yerine esastan karar verilmesi hatalıdır....
Anayasa’nın 31. maddesi düzenlemesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümleri ve özellikle kadroların akademik yönden belirlenmesi, sözleşmelerin onaya tabi tutulması dikkate alındığında, vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarının idari sözleşmelerle çalıştığının kabulü gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarında hareketle 2013 yılında, Vakıf Üniversitesi ile öğretim elemanı arasındaki uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğuna karar vermiştir(Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 09.12.2013 gün ve 2013/34603 E, 2013/28476 K). Somut uyuşmazlıkta, Vakıf Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışan davacının Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi idari sözleşme ile çalıştığı, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK.un 114 ve 115. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile davanın usulden reddi yerine esastan karar verilmesi hatalıdır....
nın kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına, borçları olmadığından dolayı davalıdan herhangi bir aidat talep edilmemesine" karar verildiği, ana sözleşmesinin yukarıda detayı verilen maddeleri gereğince üyelikten ayrılma hususunda ana sözleşme ile yönetim kuruluna yetki verildiği, yönetim kurulunun bu yetki kapsamında davalının 01/10/2012 tarihinde üyelikten çıkarılmasına ve tüm borçlarını ödediğinden başka herhangi bir aidat alınmamasına karar verildiği, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 23/01/2020 Tarih ve ... Esas-......
Dava dilekçesinin görev nedeni ile reddi ve adli yargı görevli ise davanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. İdari Yargının görevli olması “dava dilekçesinin yargı yolu yanlışlığı nedeni ile reddine” karar verilmesi gerekir. İdari Yargı görevli ise gönderme kararı verilemez. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. Yukarıdaki ilke ve açıklamalar dikkate alındığında; taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olup, Mahkemece “dava dilekçesinin yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddine” karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir....
Anayasa’nın 31. maddesi düzenlemesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümleri ve özellikle kadroların akademik yönden belirlenmesi, sözleşmelerin onaya tabi tutulması dikkate alındığında, vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarının idari sözleşmelerle çalıştığının kabulü gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarında hareketle 2013 yılında, Vakıf Üniversitesi ile öğretim elemanı arasındaki uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğuna karar vermiştir(Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 09.12.2013 gün ve 2013/34603 E, 2013/28476 K). Somut uyuşmazlıkta, Vakıf Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışan davacının Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi idari sözleşme ile çalıştığı, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu anlaşıldığından, davanın 6100 sayılı HMK.un 114 ve 115. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddi yerine işin esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır....


