WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

Yönetmelikte yapılan bu değişiklik üzerine davacı tarafından 08.11.2005 tarihinde vakfa yazılı müracaatta bulunduğu, davacı ile vakıf arasında borçlanma nedeni ile vakfa ödenecek miktar konusunda ihtilaf oluştuğu, vakıf tarafından, işveren katkı payının da davacıdan talep edildiği anlaşılmakla; açılan davanın, yönetmelikle belirlenen süre içerisinde vakfa müracaat edilmesi nedeniyle mahkemece, davalı vakıf aleyhine açılan davanın süresi içinde açıldığı kabul edilerek işin esasına girilip, iddia doğrultusunda toplanan ve toplanacak deliller doğrultusunda oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davanın hakdüşürücü süreden reddi doğru görülmemiştir....

KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 1982 ila 2002 tarihleri arasında davalı ...de güvenlik görevlisi olarak çalışarak emekli olduğunu, işe başladığında vakfa üye yapıldığını ve maaşından prim kesildiğini, yaklaşık beş ay sonra kesilmiş olan primleri de kendisine iade edilerek vakıf üyeliğinden rızası dışında çıkarıldığını, emekli olmadan önce iki ay kadar daha prim kesintisi yapıldığını ve onun da iade edildiğini, vakıf senedinde de belirtildiği üzere her İş Bankası çalışanının vakfın doğal üyesi olduğunu, bu nedenle müvekkilin vakıf üyeliğinden çıkarılması ve daha sonra üyeliğe kabul edilmemesinin vakıf senedine ve vakfın kuruluş amacına aykırı olduğunu, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesinde müvekkilinin de daimi personel gibi sosyal yardımlardan yararlanacağının kararlaştırılmasına rağmen vakıf yardımlarından yararlandırılmadığını ileri sürerek, davacının, davalı ......

KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 1982 ila 2002 tarihleri arasında davalı ...de güvenlik görevlisi olarak çalışarak emekli olduğunu, işe başladığında vakfa üye yapıldığını ve maaşından prim kesildiğini, yaklaşık beş ay sonra kesilmiş olan primleri de kendisine iade edilerek vakıf üyeliğinden rızası dışında çıkarıldığını, emekli olmadan önce iki ay kadar daha prim kesintisi yapıldığını ve onun da iade edildiğini, vakıf senedinde de belirtildiği üzere her İş Bankası çalışanının vakfın doğal üyesi olduğunu, bu nedenle müvekkilin vakıf üyeliğinden çıkarılması ve daha sonra üyeliğe kabul edilmemesinin vakıf senedine ve vakfın kuruluş amacına aykırı olduğunu, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesinde müvekkilinin de daimi personel gibi sosyal yardımlardan yararlanacağının kararlaştırılmasına rağmen vakıf yardımlarından yararlandırılmadığını ileri sürerek, davacının, davalı ......

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/204 KARAR NO:2024/288 DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali DAVA TARİHİ : 19/03/2024 KARAR TARİHİ : 30/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle iş bu davanın ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini ve davalı kooperatif yönetim kurulunun 12/02/2024 tarihli kararın iptali bu mümkün değil ise ayrılma payının hesaplanarak (belirsiz alacak olan şimdilik 1.000....

Dosya ve davalı kooperatif kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış , alınan 14/11/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davanın, kendisine konut tahsis ve teslim edilemeyen ortaklara ödenen ifa imkânsızlığı tazminatı ile ortaklığı sona erenlere ödenen ayrılma payı alacağının tahsili ile ilgili olup, inceleme bötümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, ifa imkânsızlığı tazminatı ile ayrılma payı alacağının birlikte talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacı ...'...

Görüldüğü üzere "fon"; 3713 sayılı Kanun'un suç tarihinden sonra yürürlükten kaldırılan 8. maddesinin ikinci fıkrasında "para veya değeri para ile temsil edilebilen her türlü mal, hak, alacak, gelir ve menfaat ile bunların birbirine dönüştürülmesinden hasıl olan menfaat ve değer" olarak, 6415 sayılı Kanun'un 2. maddesinin (c) bendinde ise, "para veya değeri para ile temsil edilebilen taşınır veya taşınmaz, maddi veya gayri maddi her türlü mal, hak, alacak ile bunları temsil eden her türlü belge" olarak tanımlanmıştır. Her iki kanuna göre de fon; para veya değeri para ile temsil edilebilen her türlü değer veya menfaat olduğundan, maddi değeri olan her şey fon olabilmektedir....

Bankası AŞ’nin her çalışanının vakfın doğal üyesi olduğundan vakıf üyeliğinden çıkarılması ve daha sonra üyeliğe kabul edilmemesinin vakıf senedine ve vakfın kuruluş amacına aykırı bulunduğunu, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinde davacının daimi personel gibi sosyal yardımlardan yararlanacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen munzam vakıf yardımlarından yararlandırılmadığını bu nedenle davacının davalı vakfa üyeliğinin, davacının ödemesi gereken üyelik primlerinin ve iş veren prim paylarının tespiti ile bu paylardan davalı bankanın da sorumlu olduğuna karar verilmesini istemiş; mahkemece, davacının 2002 tarihinde emekli olmasından itibaren on yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra davanın 08/04/2015 tarihinde açıldığından zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; ......

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyeliğinden istifa ettiğini, sonraki genel kurulda üyelikten ayrılma ve ödediği paranın iadesi konusunda bir karar alınmadığını, bunun üzerine aidat iadesi için 1.223,00-YTL asıl alacak ve 133,79-YTL temerrüt faizinin tahsili için başlatılan icra takibinin de davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava edilmiştir. Davalıya tebligat yapılmış, davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, davacının hesap yılı sonundan en az 6 ay önce çıkma isteğini bildirmesi gerekli olduğu halde buna uyulmaması nedeniyle genel kurulda talebinin değerlendirilmemesinin yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; bu karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesin'ce bozulmuştur....

Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu: Yerel Mahkeme kararındaki niteleme ve temyizin kapsamı dikkate alındığında uyuşmazlık, vakıf üyeliğinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkin olup, tanımlanan niteliği ile Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin görev alanına girdiği düşünülmektedir. 11 Nisan 2015 tarih ve 29323 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6644 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 60. maddesi uyarınca görevli Yargıtay Dairesinin belirlenebilmesi için dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kuruluna gönderilmesi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle dava dosyasının HUKUK İŞBÖLÜMÜ İNCELEME KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 30.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Hukuk Dairesinin iş bölümü alanı, 09/02/2011 gün ve 6110 sayılı Yasa'nın 8.maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 14.maddesi gereğince Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 19/01/2015 gün ve 2015/8 sayılı kararı ile belirlenmiştir. İnceleme konusu karar, vakıf üyeliğinden doğan alacak istemine ilişkin olup belirgin şekilde Dairemizin iş bölümü alanı dışında bulunmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin iş bölümü alanı içine girmektedir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle dava dosyasının 11/04/2015 tarih ve 6644 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 2797 sayılı Kanun'un 60/2. maddesi gereğince Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'ne gönderilmek üzere Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 02/09/2015 gününde oybirliği ile karar verildi....

UYAP Entegrasyonu