Parsel sayılı taşınmazlar üzerine haciz konulduğunu, davalı tarafın icra dosyası kapsamında tebligatın usulsüz olduğundan bahisle şikayet yoluna gittiğini, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .../... esas - .../... karar sayılı kararı ile usulsüz tebligat nedeniyle hacizlerin kaldırılmasına ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, yerel mahkeme kararının Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin .../... esas - .../... karar sayılı ilamı ile onandığını, istinaf ilamının müvekkilince temyiz edildiğini ve hala Yargıtay incelemesinde olduğunu, usulsüz tebligat nedeniyle açılan dava sonucu hükmedilen İcra Hukuk Mahkemesinin kararı ile ...tarihinde taşınmazların üzerindeki hacizlerin kaldırıldığını ve yaklaşık on gün sonra ... tarihinde ... ... taşınmazlarının muvazaalı olarak eniştesi olan diğer davalı ... ...'ye devrettiğini, ... ...'ye karşı Antalya ......
Temyiz Sebepleri Davacılar temyiz dilekçesinde özetle; tebligat yapılmadan, habersizce gerçekleştirilen ihalenin usulsüz olduğunu, ihalenin feshi davasının da süre nedeniyle reddedildiğini, borcu olmadığını ispatlamak için ... 10....
ve ... ) azilname çekmiş ise de; azilnamede vekil Av. ...’un azledilmediği, davacı asile yapılan tebligatların usulsüz olduğu, bu sebeple mahkemece davacı asile yapılan usulsüz tebligata göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda Mahkemece davacı vekili ...'a usulüne uygun tebligat yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davacı asile yapılan usulsüz tebligata göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 02/03/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Şu hale göre, vekil ile takip edilen işlerde vekile tebligat zorunlu olduğundan, asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmaması da sonuca etkili değildir. İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi, Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, borçlu vekiline satış ilanının tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi de aynı hukuki sonuçları doğurur. O halde, mahkemece şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Mahkemece, adı geçen davalıların adreslerine yukarıda belirtilen ilkelere uygun şekilde gerekçeli kararın tebliğinin sağlanması ve kanuni temyiz süresinin beklenilmesi, B-Mahkemece, temyiz harç ve masraflarının tamamlanmasına ilişkin 04.10.2016 tarihli muhtıra düzenlenmiş olup, bu muhtıra kararı temyiz eden davalı ...’in adres kayıt sistemindeki adresine doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca usulsüz olarak tebliğ edilmiştir. Daha sonra mahkemece, 17.11.2016 tarihli ek karar ile temyiz harç ve masraflarının yasal süre içerisinde tamamlanmadığı gerekçesiyle davalılar ... ve ...’in temyiz başvurusu yapmamış sayılmalarına karar verilmiştir. Söz konusu ek karar da davalıların adres kayıt sistemindeki adreslerine doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca usulsüz olarak tebliğ edilmiştir....
Davalı 29.12.2010 tarihli dilekçe ile yargılamanın yenilenmesini istemiş ve kendisinin uzun yıllar yurt dışında olduğunu, tapu kaydının hükmen iptal edildiğini 2009 da öğrendiğini usulsüz tebligat ile yargılama yapılıp karar verildiğini belirterek yargılamanın iadesini ve tapunun iptali ile hissesinin adına tescilini istemiştir. 2010/1388 Esas, 2012/77 Karar sayılı 16.02.2012 tarihli karar ile kesin süreye rağmen süreçte vefat eden davacı ... mirasçılarının davaya katılması sağlanmadığı ve tebligat yapılmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu karar tebliğe çıkarılmamış ve temyiz edilmemiştir. Davalı ... , 22.10.2013 tarihli dava dilekçesi ile ikinci kez aynı istemle yargılamanın iadesini istemiştir....
Tebligat işlemi gerçekleştikten sonra İcra Müdürünün borçluya çıkarılan ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğini tespit yönünde bir takdir yetkisi yoktur. Bu husus şikayet mahiyetinde olup karar mercii İcra Hukuk Mahkemesidir. Yanlış tebligat işlemi işlem süresini kaçırmış olan borçluya hakkındaki takibi durdurma yetkisi vermeyecektir. Borçlunun usulsüz tebligat dolayısıyla İcra Mahkemesinde açtığı bir davaya ilişkin herhangi bir beyanı ve dosyaya yansıyan bir belge de yoktur. Bu nedenlerle, davalı tarafından icra müdürlüğüne yapılan itiraz süresinde değildir. Borçlu şirket tarafından yapılmış geçerli bir itiraz olmamasına rağmen davacı alacaklı tarafından İİK'nun 68. maddesi gereğince itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. Davalının itirazı geçerli olmadığına göre, davacı alacaklı, icra dairesinden takip muamelelerine devam edilmesini İİK'nun 66. maddesi gereği isteyebileceğinden itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır....
İlk Derece Mahkemesinin hüküm kısmında usulsüz tebligat şikayetinin kabulü şeklinde belirtmesi isabetsiz olup, hesap kat ihtarının tebliğinin usulsüzlüğü nedeniyle icra emrinin iptali nedeniyle sadece icra emrinin davacı borçlu yönünden iptaline denilmesi yeterli olacağı görüşüyle, Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....
Gerekçe ve Sonuç Defnepack Ambalaj Sanayi ve Dış Ticaret Ltd.Şti. aleyhine başlatılan takipte şirkete gönderilen ödeme emrinin 17.02.2022 tarihinden bila döndüğü, daha sonra aynı adrese TK'nın 35. maddesi uyarınca Turkuazpack Ambalaj Sanayi ve Dış Ticaret Ltd.Şti. adına tebligat yapıldığı ve bu tebligat sonucu icra dosyasının kesinleştiği, şirketin isim değişikliğinin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 26.01.2018 tarihli 9503 sayılı 549. sayfasında şirket unvanının değiştiğinin bildirildiği, 22.01.2018 tarihinde tescil edildiği, icra takibinin 27.01.2022 tarihinde başlatıldığı bu halde tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğu gerekçesiyle usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile İstanbul ... 21. İcra Müdürlüğünün 2022/1164 Esas sayılı takip dosyasından davacı/borçluya gönderilen ödeme emrinin tebliğ tarihinin TK 32/2. maddesi uyarınca 16.03.2022 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ödeme emri tebligat işleminin usulsüz olduğuna dair şikayet ile borca ve imzaya itiraz uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; usulsüz tebligat şikayetinin esastan, borca ve imzaya itirazın ise süre aşımından reddine karar verilmiş, takibin durdurulmaması nedeniyle alacaklının tazminat talebinin de reddine hükmedilmiştir. Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....


