O halde mahkemece, yukarıda belirtilen nedenlerle usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince öğrenme tarihine göre tebligat tarihinin düzeltilmesi ve tespit edilen tebliğ tarihine göre sair talep ve itirazlar hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Beraat KARAR Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1) Katılan sanık Maynur Koçyiğit ve davaya katılma talebinde bulunan müşteki ...’in yokluğunda verilen kararın, aynı zamanda bilinen en son adresi olan MERNİS adresine, öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliği, mümkün olmaması durumunda aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligatın, 2) 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, tebligatın bilinen en son adrese yapılması gerektiği gözetilmeden, davaya katılma talebi sorulmayan müşteki sanık ...’ın duruşmada bildirdiği en son adresinden farklı olan MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılan tebligatın, usulsüz olduğu ve gerekçeli kararın yöntemince tebliğ olunması gerektiği...
annesine şifahi bildirimde bulunulduğu anlaşılmakla, usulsüz tebligat nedeniyle sanığın eski hale getirme talebinin yerinde, temyizin de süresinde olduğu kabul edilip temyizin reddine ilişkin karar kaldırılarak yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmün, sanığın duruşmada bildirdiği ve mernis adresi olan adresine tebligat çıkarıldığı, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi yerine 21/2. maddesi gereğince tebligatın yapıldığı anlaşıldığından, tebligatın usulsüz olması nedeniyle mahkemenin 20.04.2016 tarihli ek kararının kaldırılması ile yapılan incelemede; 1-Sanık hakkında sözleşmesiz ve sayaçsız su şebeke borusunu delerek boru döşemek suretiyle kaçak su kullandığına dair kaçak tespit tutanağının düzenlenmesi karşısında; sanığın meskeninde kullanılan su sayacının tüketimi eksik gösterip göstermediği veya sayaca tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde müdahale edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için; sanığın suça konu yeri ne kadar süredir oturduğu ve kaçak ya da usulsüz kullanımın ne...
İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte borca kısmen itiraz nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne, ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak beyan edilen 26.11.2019 olarak düzeltilmesine, ödeme emrinde belirtilen masraf isimli “1.057.331,56 TL“ alacağın ödeme emrinden çıkartılmasına, yasal şartlarının oluşmaması sebebiyle tarafların tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararın alacaklı ve borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temlik alan ve borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Dairemizin 26.05.2016 gün ve 2014/5233 Esas, 2016/5118 sayılı ilamıyla kovuşturma evresinde şikayetçi olan ve katılma talebi hakkında karar verilmeyen müşteki ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese Merkezî Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) şerhi olmadan yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul ederek, Tebligat Kanunu'nun 21/2 nci maddesine göre MERNİS şerhi bulunan tebligatın bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunduğu, buna karşın gerekçeli kararın, katılma talebi hakkında mahkemece herhangi bir karar verilmeyen şikayetçi ...'in MERNİS adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulsüz şekilde tebliğ edildiği anlaşılmakla, kararın usûlüne uygun şekilde şikâyetçi ...'...
Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebligat, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır (HGK'nun 05.06.1991 tarih, 1991/12-258 E.-1991/344 K. sayılı kararı). Somut olayda; şeklen geçerli olan ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğu ilk derece mahkemesince yapılan emniyet araştırması ve nüfüs müdürlüğünün cevap yazısına göre isabetli şekilde tespit edilmiş, öğrenme tarihi borçlunun beyan ettiği öğrenme tarihi olan 12.10.2018 olarak düzeltilmiş ve şikayetin yasal sürede olduğu kabul edilmişse de, dosya arasında mevcut İlçe... Müdürlüğü' nün 13.06.2018 tarihli yazısına göre; davacının 11.06.2018 tarihinde, şikayete konu takip dosyasından konan haciz şerhi baki kalmak kaydıyla plaka değişikliği talebinde bulunduğu, hacizden en geç bu tarihte haberdar olduğu, buna göre şikayetin yasal süresinden sonra 15.10.2018 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır....
Somut olayda davacıya gönderilen duruşma gününün Tebligat Kanununun 21 nci maddesine göre tebliğine ilişkin tebligat parçasında muhatabın nereye gittiği araştırılmadığı gibi haber vermesi için yasada sayılan kişilerden birine haber verilmemiş ve bu kişilerin imzası alınmamıştır. Bu bakımdan yapılan tebligat, yasanın 21 ve tüzüğün 28 nci maddesine uygun bir tebligat değildir. Mahkemece, bu husus göz önüne alınarak davacıya yeniden tebligat yapılması gerekirken, duruşma gününden usulünce haberdar edilmeyen davacının duruşmaya katılmadığından bahisle davanın işlemden kaldırılması ve ardından açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 13.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....


