ya gittiğini, tebliğ tarihinde ikametgahında bulunmadığını, takipten 09.07.2021 tarihinde haberdar olduğunu, TK 21/1. maddeye ve yönetmeliğin 30. maddesine uygun tebligat yapılmadığını belirterek kararın kaldırılması talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı aleyhine ilamsız icra takibine gidildiği, davacı tarafın ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği icra takibinden 09.07.2021 tarihinde haberdar olduklarından bahisle tebliğ tarihinin düzeltilmesi için şikayette bulunulduğu, davacıya çıkartılan ödeme emri tebligat parçasının incelenmesinde adresin o an kapalı olması nedeniyle komşusu...'...
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti ile hacizlerin kaldırılması ve ödeme emrinin iptali şikayeti sebebiyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabul kısmen reddi ile, borçlu yönünden ödeme emri tebliğ tarihinin 17.10.2021 tarihi olarak düzeltilmesine, takibin kesinleştirilmesi işleminin iptali ile varsa konulan hacizlerin kaldırılmasına, ödeme emrinin iptali talebinin reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Mahkemece verilen kararın sanığın kovuşturma aşamasında gösterdiği adresine tebligat işleminin yapılmaması nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35. madde hükümlerine aykırı davranılması nedeniyle tebliğin usulsüz olduğu değerlendirildiğinden, sanığın yokluğunda verilen karara karşı 19.4.2010 tarihli dilekçe ile yaptığı başvurunun süresinde yapılmış temyiz talebi olduğu kabul edilerek, mahkemenin 04.03.2010 tarihli temyiz isteminin süre yönünden reddine dair kararı kaldırılarak yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 26/11/2012 gününde oybirliğiyle karar...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan icra takibi neticesinde dosyadan haberdar olduğunu, usulsüz tebligat yapıldığından yargılamanın yenilenmesi için yeterli nedenleri olduğunu beyan etmiştir....
Alacaklı tarafından dava dışı borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde; 3. kişi şikayetçi, kendisine 89/1, 2 ve 3. haciz ihbarnamesi gönderildiğini, söz konusu işlemlerden ve tebligatlardan haberdar olmadığını ileri sürerek, usulsüz tüm tebligat işlemlerinin ve hacizlerin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece şikayetin kabulüne, tebligatların usulsüz olduklarının tespiti ile tebligatların ve tebligatlardan sonra yapılan işlemlerin iptaline karar verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Kendisine veya adresine Kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur....
Davacı taraf, 15.12.2005 tarihinde ikame ettiği dava ile kesinleşen bu hükme karşı hileli ve usulsüz tebligat nedeniyle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk hükmün temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 30.06.2020 tarih ve 2016/15748 Esas, 2020/4204 Karar sayılı kararı ile taraf teşkili sağlanmadığından hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma kararına uyularak HMK 375 inci maddesinde yer alan şartlar içerisinde usulsüz tabligatın sayılmadığı, hileli tebligat iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
DAVA Davacı borçlu icra mahkemesine başvurusunda: aleyhine yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve elektronik olarak çıkartıldığı, halbuki Tebligat Yönetmeliğinin 5. maddesinde sayılan ve elektronik tebligat yapılması zorunlu olan kişilerden olmadığı ayrıca takibe konu bonolarda borçlunun keşideci değil bonoların alacaklısı-lehtarı olduğu, takibe konu bonolar nedeniyle alacaklı tarafından keşideciye ödememe protestosunun gönderilmediği buna ilişkin belgelerin icra dosyasına sunulmadığı, bu nedenle alacaklının lehtar ciranta konumunda olan borçlu aleyhine takip hakkının bulunmadığı şikayetiyle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : İpoteğin Kaldırılması-Aile Konutu Şerhi Konulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 25.05.2021 günü temyiz eden QNB Finansbank A.Ş. vekili Av. ... ve karşı taraf ... vekili Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davalı ...'ye yapılan bölge adliye mahkemesi kararı tebligatı aynı adreste birlikte eşi ... imzasına tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ...'in eşi ... davacı olduğu için davalı ... ile hasım durumundadır. Tebligat Kanunu'nun 39. maddesine göre hasıma tebligat yapılamaz....
Bu nedenle yapılan tebligatlar usulsüz olduğundan, ilam ile davalı tarafın temyiz dilekçesinin davacı vekiline usulünce tebliğ edilmesi ve temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 18.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığın bilinen en son adresinin aynı zamanda mernis adresi olduğu, yokluğunda verilen gerekçeli kararın sanık adına mernis adresine tebliğe çıkartıldığı ve tebliğ imkansızlığı nedeniyle muhtara tebliğ edildiği görülmüş olup, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. ve 31. maddelerine göre sanığın mernis adresinde oturup oturmadığı veya mernis adresinden sürekli olarak ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmeden doğrudan aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre işlem yapılarak tebliğ evrakının muhtara teslim edilmesi nedenleriyle tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, temyiz talebinin reddine ilişkin 23/06/2016 tarihli ek kararın kaldırılması ve sanığın süresinde ve geçerli bir temyiz isteminde bulunduğunun kabulüyle yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar...


