(Aydın) vekilince müvekkilinin Alman vatandaşı olması ve mahkemece müvekkiline tebligatın yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına has tebligat usulünce yapılması nedeniyle gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğunu belirterek mahkemeden süre aşımının kaldırılmasına ilişkin talebi hakkında, 14.07.2015 tarihinde mahkemece, kararın davalıya diplomatik yollardan 19.02.2015 tarihli yazıyla tebliğ edildiği gerekçesiyle reddedilmiş, ek karar davalı ... (Aydın) vekili tarafından 14.07.2015 tarihinde temyiz süre aşımının kaldırılması ilişkin talebi mahkemece aynı tarihte reddedilmiş, ek karar davalı ... (Aydın) vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davalı ... (Aydın) vekilinin ek karara ilişkin temyiz incelemesinde; 7201 sayılı Tebligat Kanununun 25. maddesinde yabancı memlekette tebligat usulü şu şekilde düzenlenmiştir; "Yabancı memlekette tebliğ o memleketin salahiyetli makamı vasıtasiyle yapılır....
bir geçerliliğinin bulunmadığı, aynı yasanın 32/2 maddesi gereğince usulsüz tebliğ halinde, muhatabın hükmü öğrendiğini beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi kabul edilmesi gerektiği, bu kapsamda sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu, ayrıca eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'un 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması karşısında, sanık ... müdafisinin 30/10/2015 havale tarihli dilekçesinin içeriği dikkate alınarak, Mahkemenin sanık ... hakkında temyiz ve infazın reddine ilişkin verdiği 05/11/2015 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu anlaşılmakla, 05/11/2015 tarih ve 2012/425 E., 2014/402 K. sayılı ek kararın kaldırılması sureti ile yapılan incelemede; Sanık ...'...
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, sorgusunda bildirdiği bilinen en son adresine tebliğe çıkartıldığı, tebliğ yapılmaması üzerine aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ yapıldığı görülmüş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesine göre bilinen en son adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde yer alan adresi araştırılarak buraya tebligat yapılması, bunun da bulunmaması halinde, kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan yasanın 35. maddesine göre tebligat yapılması, daha önce kendisine tebligat yapılan adresin de olmaması halinde ise, adres araştırması ile yeni adres tespitine çalışılıp, bulunamaması halinde ilanen tebligat yapılması gerektiği, en son bilinen adresine çıkartılan tebligatın iadesi üzerine, daha önce aynı adrese kanuni usullere göre yapılmış bir tebligat bulunmamasına rağmen, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebliğin hukuki...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından bonoya dayalı başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, keşideci borçlu icra mahkemesine başvusunda; takipten 05.12.2014 tarihinde haberdar olduğunu, ödeme emri, yenileme emri, kıymet takdiri raporunun usulsüz tebliğ edildiğini, bononun zamanaşımına uğradığını ileri sürerek şikayet ve itiraz da bulunduğu, mahkemece istemin reddine karar verildiği görülmüştür. 1-Borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin incelenmesinde; a) Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik şikayetinin incelenmesinde; Somut olayda ödeme emri tebligatının...
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti ve hacizlerin kaldırılması talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : TCK'nın 157/1, 168/1, 62, 52, 53.TCK'nın 157/1, 62, 52, 53.TCK'nın 157/1, 62, 52, 53.maddeleri uyarınca mahkumiyet Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık, 23/06/2020 tarihli dilekçesiyle gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğundan bahisle eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz başvurusunda bulunduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'un 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme mercinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğu ve Tebligat Kanunu 10. maddesine göre bilinen en son adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adrese kayıt sisteminde yer alan adresi araştırılarak buraya tebligat yapılması, bulunmaması halinde kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış...
Somut olayda icra dosyasında, borçlu ... adına ödeme emrinin ilk olarak takip talebinde gösterilen adresine tebliğe çıkarıldığı, bu tebligatın adreste tanınmadığı açıklaması ile bila tebliğ iade edilmesi üzerine, alacaklının talebi ile borçlunun mernis adresi takip dosyası içine alınıp, aynı adrese bu kez tebliğ zarfı üzerine "mernis adresi" olduğu yazılarak dağıtıcı tarafından "Adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup tebliğ imkansızlığı nedeni ile Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince mahalle muhtarı (azası) imzasına tebliğ edilip 2 no'lu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı” şerhi verilerek tebliğ işleminin tamamlandığı anlaşılmış olup sözkonusu tebligat, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine uygun olarak çıkartılmadığı için usulsüzdür....
Muhatapla birlikte oturanlara, muhatap adına ancak muhatabın birlikte oturulan konut adresinde tebligat yapılır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.16: “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.25: “(1) Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” Muhatap ile birlikte oturan kişinin talebi olsa bile konut adresi dışında tabligat yapılamaz. Aksi halde usulsüz tebliğ söz konusu olur. Zira muhatap ile birlikte oturan kişiye muhatap adına tebligat yapılabilmesi için tebligatın yapılacağı sırada muhatabın konutta bulunmaması gerekir. Muhatabın konutta olup olmadığı ise, ancak konut adresine gidilerek tespit edilip tutanağa geçirilebilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklının borçlu aleyhine genel haciz yoluyla takip başlattığı, örnek 7 ödeme emrinin 01.11.2012 tarihinde adresin kapalı olduğu belirtilerek Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine göre tebliğ edildiği, borçlunun 19.11.2012 tarihinde icra mahkemesine başvurarak, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle muttali olduğu tarihin 08.11.2012 olarak tespitini ve takibin durdurulmasına yönelik talebi üzerine icra müdürlüğünce verilen 12.11.2012 tarihli ret kararının kaldırılmasını istediği görülmektedir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince tebliğ usulüne aykırı...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İpoteğin Kaldırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davalı ... mirasçılarına gerekçeli karar ve davacı kadının temyiz başvuru dilekçesinin tebliği için düzenlenen tebligatlar, mernis adresi olduğu tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre mahalle muhtarına tebliğ edilmiştir. Bu şekilde yapılan tebligatlar usulsüzdür. Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır ( Teb. K. m. 10/1). Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi için bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması halinde mümkündür....


