Aslan'a 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine aykırı olarak sanığın 17.01.2017 tarihli celsede bildirdiği adrese tebligat yapılmadan sanığın bir başka adresine usulsüz tebligat çıkartıldığının anlaşılması karşısında mahkeme kararının sanığa usulüne uygun şekilde tebliği sağlanarak eksikliğin giderilmesi, sunarsa temyiz dilekçesi ile bu konuda ve ... vekilinin temyiz talebi hakkında düzenlenecek ek tebliğname de eklendikten sonra incelenmek üzere iadesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 22.06.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Bu durumda, tebligat mazbatasına, tebliğ memuru tarafından beyanda bulunan ve kendisine haber verilen komşunun adı ve soyadı yazılmadığı için Tebligat Kanunu'nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30/1. maddeleri gereğince, anılan tebliğ işlemi usulsüzdür. Bu durumda, alacaklı vekiline, borçlunun takibe yaptığı itiraza ilişkin tebliğ işlemi usulsüz olup alacaklı vekilinin, bahse konu işlemi öğrenme tarihinden itibaren süresi içinde itirazın kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşıldığından, İİK 264/2 maddesi uyarınca, ihtiyati hacizler halen geçerli olup aksi yönde işlem tesis eden icra müdürlüğü kararının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 22/02/2018 tarih, ......ayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde, borçlu vekilinin ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, borçlunun mernis adresinin tebligat yapılan adresten farklı olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin 24.02.2016 olarak düzeltilmesi ile icra dosyasında yapılan işlemler arasında bir yıllık sürelerin dolduğunu ve dosya takipsiz kalmış olmasına rağmen dosyanın düşürülmediğini, derdest gibi icra işlemlerine devam edildiğini ileri sürerek dosyanın düştüğünün tespitine karar verilmesi talepleriyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; usulsüz...
Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan mernis adresinde tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar. Bu bakımdan mahkeme kararı ile temyiz dilekçesinin tebliği tebligat zarfında mernis adresi olduğu belirtilmeksizin davalının adresine tebliğ için gönderilmesi, şayet tebligatın yapılamaması halinde Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca sistemdeki adresin bilinen son adres olduğu kabul edilerek buna göre tebligatın çıkarılması, bu şekilde 1.7.2015 tarihli mahkeme kararı ile davacı kadının temyiz dilekçesinin davalı, erkeğe tebliği sağlandıktan sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE oybirliğiyle karar verildi. 21.04.2016 (Perş.)...
Asliye Ceza Mahkemesinde 07.06.2011 tarihli celsede bildirdiği, bilinen son adresi olan .... " adresine tebligat çıkartılmadan, "..... " adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapılan karar tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmakla, gerekçeli karar ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz talebi sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek, temyiz süresi beklenip, verilirse gerekçeli temyiz dilekçesi ile birlikte ve sanığın temyizi hakkında ek tebliğname düzenlenerek temyiz incelemesi için Dairemize tekrar gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 12.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek şikayet yolu ile icra mahkemesine başvurduğu, ... 1....
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde satış ilanının borçlu vekiline usulsüz bir şekilde tebliğ edildiğine dair iddianın mevcut olmadığı belirtilmiş ise de; dava dilekçesi, istinaf talebi ve temyiz dilekçesinde, yapılan tebligatların usulsüz yapılmış olması sebebiyle borçlu şirketin tebligatlardan haberdar olmadığı hususunun belirtilmiş olduğu görülmekle bu yöndeki iddianın değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Buna göre İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmelidir. Borçluya (varsa vekiline) satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi, Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir....
O halde mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabulü halinde takip kesinleşmemiş olacağından, mirasçıların, asıl borçlu murisine yapılan ödeme emri tebligatının usulsüzlüğüne ilişkin şikayetinin esasının incelenerek, usulsüz tebligat şikayetinin kabulü halinde muttali oldukları tarihin tespiti ile tespit edilen tarihine göre ileri sürdükleri sair itirazın 5 günlük yasal sürede olduğu kabul edildiğinde işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu, bu nedenle sanığa cezaevi kanalı ile tebligat yapılması gerekirken, sanığın bilinen son adresine yapılan tebliğin usulsüz olduğu, Tebligat Kanun'unun 32/2. maddesi gereğince usulsüz tebliğ halinde, muhatabın hükmü öğrendiğini beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi kabul edilmesi gerektiği de dikkate alınarak, sanığın 23/03/2017 tarihli dilekçesiyle esas ve karar numarası belirtmek suretiyle uzlaştırma ve mahsup; 21/08/2020, 25/12/2020, 31/12/2020, 06/01/2021, 21/01/2021, 22/04/2021, 01/06/2021, 14/06/2021, 06/07/2021 ve 13/12/2021 tarihli dilekçeleri ile tekerrür hükümlerinin kaldırılması talebinde bulunduğu, 80.TL adli para cezasının 08.08.2016, 10 ay hapis cezasının ise 05.07.2017 tarihinde infaz edildiği ve 29.11.2021 tarihli dilekçesinde eski hale getirme talebi bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede; Sanığın, yokluğunda verilip, 23.03.2017 tarihinde öğrendiği 20.01.2016 tarihli hükmü, 5320 sayılı Kanun’un 8/...
Oysa ki mahkemece, davacının dava dilekçesinde belirtilen adresine tebligat kanununa göre duruşma gününün tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece dosyanın işlemden kaldırılması için taraflara tebligat kanunu ve tüzüğü dikkate alınarak usulüne uygun tebliğin yapılması gerekir. Dolayısıyla usulüne uygun bir tebligat yapılmadan dosyanın işlemden kaldırılması ve dosyanın üç aylık süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi mümkün değildir. Öyle olunca usulsüz tebligat nedeniyle davacının savunma hakkı kısıtlanmış olup bu husus usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 12.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....


