Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Daha önce aynı adrese tebligat yapılmış olması koşuluyla sonraki tebligatların 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre yapılabilecek iken ilk kez tebligat yapılması halinde ise Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince tebligat yapılması gerekir. Somut olayda sanığın bildirdiği son adrese daha önce tebligat yapılmadığı halde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi yerine usulsüz olarak 35. maddeye göre tebligat yapıldığından öğrenme üzerine gerçekleşen temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek temyiz isteminin reddine dair kararın kaldırılması ile işin esasına geçildi....
Dava icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Davalıya gönderilen örnek 13 ödeme emri 29.09.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğu iddiasıyla ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/727 Esasına kayıtlı dosyasında şikayet yoluna başvurmuş, yapılan yargılama ile ödeme emri tebligat tarihinin 21.11.2014 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Ne var ki dosya kapsamından usulsüz tebligata ilişkin şikayet dosyasının kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 28.01.2015 günlü 2014/727 Esas 2015/67 Karar sayılı şikayet dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi ve kesinleşmiş karar örneği dosyaya eklendikten sonra neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru görülmemiştir....
, ancak usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne ilişkin ......
Blv. 65/A .../..." adresin aynı zamanda şikayetçi borçlunun adres kayıt sistemindeki adresi olduğu, bu adrese gönderilen ödeme emrinin "taşınmıştır" açıklamasıyla iade edildiği, mazbata üzerinde Sezgin Kır isimli kişinin isminin yazılı olduğu, ancak bu kişinin bilgi alınan kişi olup olmadığı belirtilmediği gibi sıfatının anlaşılamadığı, Tebligat Yönetmeliği’nin 30/2. maddesi gereğince dağıtıcı tarafından muhatabın yeni adresinin tespitine yönelik bir araştırma yapılmadığı, Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesi uyarınca TK’nın 21/2. maddesine göre çıkartılan ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğu, usulsüz tebliğin şikayet dilekçesinde belirtilen tarihten önce öğrenildiğine yönelik takip dosyasında bilgi bulunmadığı, icra müdürlüğüne yapılan borca itirazın yasal süresinde olduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile şikayetçinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile şikayetin kabulüne, şikayetçi borçlu adına yapılan...
Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince; tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Öte yandan, borçlunun kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürmesi, İİK'nun 16. maddesi anlamında bir "şikayet" olup, aynı maddenin 1. fıkrası gereğince borçlunun bu şikayetini, işlemi öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede icra mahkemesine yapması gerekir. Somut olayda, örnek 10 numaralı ödeme emrinin borçluya 31.05.2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ise 07.06.2017 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, 06.10.2017 tarihinde cevaba cevap dilekçesi ile ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği şikayetini ileri sürdüğü anlaşılmıştır. İİK'nın 18. maddesi uyarınca icra mahkemesine arzedilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, borçluya örnek 7 numaralı ödeme emri tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin 11.12.2013 tarihi olarak düzeltilmesi ve usulsüz tebligata dayanılarak takibin kesinleştirilmesi ile konulan hacizlerin kaldırılmasını talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, icra müdürlüğünün 24.12.2013 tarihli kararı ile tebliğ işleminin usulsüz olduğuna ve takibin durdurulmasına karar verildiğinden, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, esas hakkında karar...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : TCK 157/1, 52, 53 maddeleri gereği mahkumiyet Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, hüküm tebliğinin usulsüz olması nedeniyle temyiz hakkını kullanamadığından bahisle farklı tarihlerde verdiği dilekçeler ile eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz başvurusunda bulunduğundan, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'un 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması karşısında, mahkemenin sanık hakkında temyiz talebinin reddine ilişkin verdiği 20/11/2014 tarihli ek kararı, hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilip bu karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede, Sanığın Ayvalık 2....
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Her ne kadar mahkemece davalının temyiz talebi hakkında, 19/08/2011 tarih ve 2007/215 E – 2011/274 K sayılı ek karar ile muhtırada belirtilen süre içinde yine muhtırada belirtilen temyiz harçlarının yatırılmadığı gerekçesiyle, "Davalının mahkeme kararını temyiz etmemiş sayılmasına.." karar verilmiş ise de muhtıranın müzekkere şeklinde yazılmadığı, tebligat zarfı üzerine şerh şeklinde yazılarak tebliğ edildiği, bu şekilde muhtıra gönderilmesinin (tebliğinin) usulsüz olduğu, usulsüz bu muhtıraya dayanarak davalı vekilinin temyiz talebi hakkında yazılı şekilde ek karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz talebi hakkında mahkemece verilen 19/08/2011 tarih ve 2007/215 E – 2011/274 K...
Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.05.2015 tarihli, 2011/587 esas ve 2014/604 karar sayılı ek kararı ile dilekçenin eski hale getirme ve temyiz istemi kabul edilerek dosyanın Yargıtay’a gönderilmesine karar verildiği, yine sanığın son olarak 28.08.2019 tarihli dilekçe ile usulsüz tebliğ yapıldığından infazının durdurulmasına ilişkin talebi üzerine dosya incelendi: 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesi uyarınca “tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır” hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” ek fıkra hükmüne aykırı olarak sanık ...’in yokluğunda verilen kararın sanığın dosyadaki bilinen en son adresi olan 28.09.2012 tarihli sorgusunda beyan ettiği ... adresine öncelikle Tebligat Kanunu’nun...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar,davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Hükmün davalı ...'ya TK.'nun 21.maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, muhatabın nerde olduğu belirtilmediği gibi haber verilen komşu ismi de olmadığından yapılan tebligat usulsüz olduğundan adı geçen davalıya hükmün usulüne uygun tebliğ edilerek tebliğ belgesinin dosya içine konulması ve ondan sonra gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 10/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


