WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Mahkemece ek kararın davalı vekilince süresinde temyiz edilmediği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine dair 28.10.2015 tarihli ikinci bir ek karar daha verilmişse de yapılan incelemede 16.09.2015 tarihli ek kararın 09.10.2015 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin 15.10.2015 tarihinde mahkemeye sunulduğu, ek kararın temyizinin süresinde olduğu anlaşıldığından 28.10.2015 tarihli ek kararın kaldırılması gerekmiştir. 16.09.2015 tarihli ek kararın incelenmesinde ise; Davalı ... vekili, müvekkiline gerekçeli kararın usulsüz tebliğ edildiğini, müvekkilinin haricen 03.07.2015 tarihinde kararı öğrendiğini belirterek 13.07.2015 tarihli temyiz dilekçesiyle gerekçeli kararı temyiz etmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir....

O halde, İlk Derece Mahkemesi’nce, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca, şikayetçi borçlu yönünden ödeme emri tebliğ tarihinin, borçlunun usulsüz tebligattan haberdar olduğu tarihe göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, şikayetin reddedilmesi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçlunun ödeme emrinde yazılı adresine, ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı, tebliğ evrakının, borçlunun yurtdışında olması sebebi ile iade edildiği, alacaklının talebi ile borçlunun adres kayıt sisteminde bulunan adresine, tebliğ evrakı üzerine "Adres kayıt sistemi mernis adresidir" şerhi yazılmak suretiyle çıkarılan tebligatın, aynı madde uyarınca 06.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçluya ödeme emri tebliğ işleminin, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2, 21/2 ve 23/8. maddelerine ve dolayısıyla usulüne uygun olduğu, 06.03.2021 tebliğ tarihine ve takibin niteliğine göre icra dairesine yasal yedi günlük süre içerisinde itiraz vaki olmaması nedeniyle takibin kesinleştiği, takibin kesinleşmesinden sonra şikayetçi borçlu tarafından yapılan itirazın sonuç doğurmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle; icra takip dosyasında yapılan tebligata yönelik usulsüz tebliğe, takibin durdurulması...

Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi için bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması halinde mümkündür. Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar (Teb. K. m. 10/2).Ayrıca davacı kadının mirasçısı ...'e yapılan bölge adliye mahkemesi kararı ve davalı ...'in temyiz başvuru dilekçesinin tebligatı dedesi (davalı) ... imzasına tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. ... ve ... hasım durumundadırlar. Tebligat Kanunu'nun 39. maddesine göre hasıma tebligat yapılamaz....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık ...’nün yokluğunda verilen gerekçeli kararın, yakalama kararı üzerine Mahkemece ifadesi alınırken sanığın bildirdiği adrese yapılan tebligatın iade edilmesi üzerine, aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine esas olacak şekilde önceden yapılmış geçerli tebligat bulunmaması nedeniyle yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu; UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, usulsüz tebliğ ile kararın kesinleştirilmesi üzerine temyiz dışı sanık ... tarafından verilen 17.06.2015 tarihli dilekçe ile infaz durdurma ve temyiz talebinde bulunulmuş olduğu, bu talep üzerine Mahkemenin 18.06.2015 tarihli ek kararı ile infazın durdurulmasına ve dosyanın sanık ...’nün 17.06.2015 tarihli temyiz talebi hususunda karar verilmek üzere Yargıtay ilgili Ceza Dairesi'ne gönderilmesine karar verildiği, ancak dosyada...

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : İpoteğin Kaldırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı...Boya ve Kimya Sanayi A.Ş tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dairemizin 02.12.2019 tarhli iade kararıyla "Bölge adliye mahkemesi kararının davalı ...'a tebliğine ilişkin mazbatada, muhatabın geçici olarak adreste bulunmama sebebi tevsik edilmediği, bu haliyle davalı ...'a aynı zamanda hasım durumunda bulunan davacı kadının oturduğu yer olan adreste yapılan bölge adliye mahkemesi kararının tebliğinin usulsüz olduğu" belirtilerek dosya bölge adliye mahkemesine iade edilmiştir. İade kararında açıkça hasım konumunda bulunan davacı eşle aynı adreste yapılan tebligatın usulsüz olduğu belirtilmesine karşın iade kararı üzerine davalı ...'...

anılan işlemlerin iptali ve hacizlerin kaldırılması için icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece; anılan tebliğlerin usule uygun olduğu, dolayısı ile icra müdürlüğü işlemlerinin de usul ve yasaya aykırı olmadıkları gerekçesiyle, dosya üzerinde yapılan inceleme ile şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre; hükmi şahıslara tebligat, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır....

Av. ... aralarındaki ipoteğin kaldırılması davası hakkında Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.04.2012 gün ve 520-142 sayılı hükmün davacı vek. Av. ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. - K A R A R - Mahkeme hükmü davacının dava dilekçesinde belirttiği adresine tebliğe çıkarılmış 16.07.2012 tarihinde birlikte kızı ...'a tebliğ edilmiş, bu tebligat usulsüz kabul edilmiş yeniden aynı adrese çıkarılan tebligat 15.08.2012 tarihinde birlikte gelini ...'a tebliğ edilmiş bu tebligatta usulsüz kabul edilerek PTT görevlisine “Daha önce yapılan iki tebligatta, tebligatın başka şahıslara yapılmasına rağmen, birlikte sakin olup olmadıkları, reşit olup olmadıkları bildirilmemiş bu nedenle üçüncü kez tebligat yapılmaktadır....

Somut olayda Mahkemece borçlunun gecikmiş itirazına dayanak yaptığı belgeler geçerli kabul edildiğine göre, İİK. 65/4. maddesine göre alacaklı itirazın kaldırılması yönünde bir talebi olmadığından Mahkemece mazeretin kabulü ile takibin durmasına karar verilmesi, gerekirken yazılı şekilde borçlunun yetki itirazının kabulü yönünde hüküm tesisi doğru değildir. Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle bozulmasına, bozma nedenine göre borçlu vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, İİK 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 31.01.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarında hükümlülük, sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında beraat Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yokluğunda verilen mahkumiyet kararını temyiz etmeyen sanık ...’a gıyabi kararın tebligatının usulsüz olduğu, aynı zamanda O Yer Cumhuriyet Savcısı’nın sanık ... yönünden de temyiz talebi olduğu halde tebliğnamenin bu yönden görüş içermediği anlaşılmakla, Sanık ...’a gerekçeli kararın en son savunmasında bildirdiği adresinde doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi yerine, aynı zamanda en son savunmasında bildirdiği adres kayıt sisteminde kayıtlı adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ yapılması usulsüz olduğundan, sanığa gerekçeli kararın 7201 sayılı Yasa hükümlerine...

UYAP Entegrasyonu