WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Somut olayda davacı, yargılamanın yenilenmesi istemine konu Kadastro Mahkemesi kararının, kendisine tebliğ edilmediğini, dosyadaki tebligat evrakında kararın kendisine "bizzat" tebliğ olunduğu yazılı ise de böyle bir tebligatın kendisine yapılmadığını, tebligat evrakının gerçeğe aykırı ve usulsüz olduğunu; dolayısı ile usulsüz tebligat nedeniyle kararın kesinleşmediğini iddia etmektedir. Başka bir anlatımla yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davacının talebi, kararın kesinleşmediği iddiasına dayanmaktadır....

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dairemizin 26.09.2019 tarihli iade kararıyla davalı erkeğin adli yardım talebi reddedilmiştir. Bölge adliye mahkemesinin davalı erkeğe temyiz harcını yatırması için gönderdiği muhtıra ve 10.04.2019 tarihli temyiz dilekçesinin reddine dair verdiği ek kararının davalı erkeğe tebliğinin usulsüz olduğu tebligat parçasında isim ve imzanın olmadığı yerine daire 6 yazıldığı, 2. kez yapılan tebligatın da 21/2’ye göre yapıldığı ve bundan dolayı usulsüz olduğu anlaşılmıştır.Bu hali ile yapılan muhtıra ve ek karar tebliği tebligat usulüne uygun tebliğ edilmemiştir....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/105 Esas ve 2008/99 Karar sayılı dosyasında davanın kabul edildiği ancak 1998 yılında vefat eden davalı ...’na tebligatların usulsüz olarak Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği ve kararın 23.05.2008 tarihinde kesinleştiği sabittir . 6100 Sayılı HMK'nin 374 ve devamı maddelerinde yargılamanın yenilenmesi sebepleri tahdidi olarak sayılmış olup kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilen istisnai ve olağanüstü bir yoldur. HMK'nin 379 maddesinde talep üzerine mahkemece yapılması gereken ön inceleme usulü düzenlenmiştir. Maddeye göre; yargılamanın iadesi talebi üzerine Mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını ve ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını kendiliğinden inceler ....

ya yapılan gerekçeli karar tebligatlarının, TK'nun 10/2. maddesi gözardı edilmek suretiyle, davalılar adına önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK'nun 21/2. maddesine göre yapıldığı ve usulsüz olduğu anlaşıldığından, adı geçen davalılara 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliği sağlanarak ve yasal temyiz süresi beklenildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Mahkemece dosya, gerekçeli karar tebliğinin davalı ...’a TK'nun 10/2. maddesi gözardı edilmek suretiyle, öncelikle dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği bilinen en son adresine yapılmaksızın ve adresten ayrıldığından bahisle Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca usulsüz yapılarak, geri çevirme gerekleri yerine getirilmeden Dairemize gönderilmiştir....

a gönderilen tebligatların usulsüz olduğu belirtilerek bu usulsüzlüğün ayrıntılı açıklanarak giderilmesi istenilmişse de, katılana yapılan tebligatlar incelendiğinde katılanın bilinen son adresine yapılan tebligatın iade gelmesi üzerine Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca güncel mernis adresine (Pirimehmet Mahallesi 1730 sokak 17/2 Merkez/Isparta) mernis şerhli olarak tebligat yapılması gerekirken, katılanın iade gelen bilinen son adresine (eski MERNİS adresine) mernis şerhli olarak tebligat yapıldığı bu nedenle tebligatın usulsüz olduğu, Anlaşıldığından sanıklar ... ve Yıldız Gençoğlu ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz davası istekleri hakkında şimdilik bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın, adı geçen katılana ivedilikle ve yöntemince tebliğ işlemi gerçekleştirilerek, buna dair evrak ve verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenip, EK TEBLİĞNAME DÜZENLENDİKTEN sonra, Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 11/02/2020 tarihinde...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde borçlu vekilinin, borçluya çıkarılan tebligatların usul ve yasaya uygun tebliğ edilmediğini, müvekkilinin hacizden haricen haberdar olduğunu ileri sürerek, İİK'nun 82/12. maddesine dayalı olarak taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemiyle icra müdürlüğüne yaptığı başvurusu üzerine talebin reddine ilişkin müdürlük kararının iptali ile hacizlerin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, tebligat usulsüzlüğü iddiası değerlendirilmeksizin, kıymet taktir raporlarının tebliğ edildiği...

Adres kayıt sisteminde adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi ve bu adrese Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılabilmesi için bilinen en son adrese tebligat yapılmamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması gerekir. Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan mernis adresinde tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar. Bu nedenle mahkemenin gerekçeli kararı davalı usulüne ...'a usulüne uygun olarak tebliğ edilmek, temyiz süresi de beklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE, oybirliğiyle karar verildi. 23.02.2017(Prş.)...

İcra Mahkemesi'nin 2015/856 E. sayılı dosyası ile icra mahkemesine yaptığı başvuruda; yetkiye ve borca itiraz ile İİK'nun 58. maddesi uyarınca bono aslının icra dairesine sunulmadığını ve kambiyo vasfını haiz olmadığını, ödeme emri tebligatının da usulsüz olduğunu ileri sürerek şikayetlerde bulunduğu, ayrıca bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen aynı mahkemenin 2015/850 E. sayılı dosyasında hacizlerin kaldırılması ile satışa ilişkin talimatların iptalini talep ettiği, mahkemece, asıl dosya yönünden usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne, birleşen dosya yönünden ise şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, mahkemece asıl dosya yönünden usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile tebliğ tarihinin 28.10.2015 olarak tespitine karar verilmiş olup, borçlunun diğer iddiaları yönünden bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir....

araştırılarak buraya tebligat yapılması, bunun da bulunmaması halinde, kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan yasanın 35. maddesine göre tebligat yapılması, daha önce kendisine tebligat yapılan adresin de olmaması halinde ise, adres araştırması ile yeni adres tespitine çalışılıp, bulunamaması halinde ilanen tebligat yapılması gerektiği, en son bilinen adresine çıkartılan tebligatın iadesi üzerine, daha önce aynı adrese kanuni usullere göre yapılmış bir tebligat bulunmamasına rağmen, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebliğin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı, aynı yasanın 32/2 maddesi gereğince usulsüz tebliğ halinde, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi kabul edilmesi gerektiği hususu dikkate alındığında; 06/02/2008 tarihinde Av. ...’a yapılan tebligatın usulsüz olduğu, sanığın 19/12/2019 tarihinde yaptığı temyiz başvurusunun öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İcra takibine itirazın kaldırılması İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davalılardan ...'e çıkarılan hükmün tebliğine ilişkin evrakın, Tebligat Kanunu'nun 39.maddesine aykırı olarak "birlikte sakin eşi" denmek suretiyle davacı ...'e tebliğ edildiği ve bu haliyle usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ...'e hükmün usulünce tebliğ edilip temyiz süreleri beklenerek tebligat evrakının dosyaya eklenmesi ve ... 13. İcra Müdürlüğü'nün 2008/2416 sayılı takip dosyası aslının bulunduğu yerden celbi ile evraka eklenmesi bundan sonra temyiz incelemesine gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu