WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Öncelikle; gerekçeli karar davalı kadına doğrudan mernis adresinde Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi için bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması halinde mümkündür. Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan mernis adresinde tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar. Bu bakımdan davalı kadına gerekçeli kararın tebliği usulsüzdür. Davalı kadın kararı 12.08.2014 tarihinde öğrendiğini bildirmiştir, o halde davalının bildirdiği öğrenme tarihi dikkate alınarak temyizinin süresinde olduğunun kabulü ve 03.09.2014 tarihli ek kararın kaldırılması gerekmektedir....

Mahkemece; anılan dava dosyalarının birleştirildiği, usulüz tebligat şikayetin kabulüne, tebligat geçersiz olsa bile aynı yasanın 32. mad. uyarınca öğrenmiş sayılacağından tebliğ tarihinin 28/10/2015 tarihi olarak sayılmasına, birleşen dava dosyası yönünden haczin kaldırılması şikayetinin reddine hükmedildiği görülmektedir.İİK'nun 50/2. maddesinde; ''Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur.'' hükmüne yer verilmiştir....

a karar ve temyiz dilekçesi Tebligat Yasasının 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği bildirilmişse de tebligat mazbatasındaki adresin “adres kayıt sistemi”nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığı belirtilmemiştir. Bu durumda tebliğ işleminin Tebligat yasasının değişik 21/2.maddesinde belirtilen usule uygun olduğu düşünülemez. Öte yandan komşu imzası ya da imzadan imtinaya ilişkin bir kayıt da bulunmadığından Tebligat Kanununun 21/1.maddesinde belirtilen usule de uyulmamıştır. Bu nedenle yapılan tebligat usulsüz olup mahkemece hükmün adı geçen davalılara yöntemine uygun tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi ve bundan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 3.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece istemin incelenmesi sırasında takibin geçici olarak durdurulmasına karar verilmiş, inceleme sonunda usulsüz tebligat şikayeti kabul edilip, imzaya itirazın reddine hükmedilmiştir. İmzaya itirazın reddi kararı borçlular tarafından temyiz edilmiş, istemin reddine karar verilmesi sebebiyle alacaklı tarafından haciz talebinde bulunulmuş ve icra müdürlüğünce talep kabul edilmiştir. Borçlular tarafından, imzaya itiraz incelemesi sırasında icra mahkemesince verilen takibin geçici olarak durdurulmasına ilişkin tedbir kararının HMK'nun 397/2. maddesi uyarınca aksi karar verilmediğinden karar kesinleşinceye kadar devam edeceği belirtilerek hacizlerin kaldırılması talebiyle icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulmuş, mahkemece istemin reddine karar verilmiştir....

Öte yandan, borçlunun kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürmesi, İİK'nun 16. maddesi anlamında bir "şikayet" olup, aynı maddenin 1. fıkrası gereğince borçlunun bu şikayetini, işlemi öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede icra mahkemesine yapması gerekir. Somut olayda, ödeme emrinin borçluya 11/06/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından şikayet dilekçesinde öğrenme tarihinin 29/04/2019 olduğunun bildirildiği, İİK'nin 16/1. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süreden sonra, 23/05/2019 tarihinde icra mahkemesine şikayette bulunulduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, öğrenme tarihinin 29/04/2019 olduğu gözetilerek öğrenme tarihine göre, usulsüz tebligat şikayetinin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ve bölge adliye mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsiz olup, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir....

Somut olayda, bilinen adrese çıkarılan tebligatın muhatabın adresten taşındığı şerhi ile bilâ tebliğ iade edildiği, alacaklı vekilinin TK.nun 21/2.maddesi gereğince tebligat çıkarılması talebi üzerine, tebliğin; ''Sunay Mahallesi, Şehit Akif Ağaoğlu no:40/1 Merkez/Muş'' adresinde 17.5.2013 tarihinde, TK’nun 21/2. maddesine göre yapıldığı, tebligat zarfı üzerinde ''mernis adresidir '' ibaresi ile birlikte tebliğ işleminin TK'nun 21/2. maddesine göre yapılacağına dair tebligatı çıkaran mercii tarafından Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verildiği, dolayısıyla, tebliğ memurunca, tebliğ işleminin TK'nun 21/2. maddesine göre usulüne uygun olarak yapıldığı görülmektedir. O halde, mahkemece, icra emri tebliğinin usulsüz yapıldığı yönündeki şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi değerlendirilmek suretiyle, yapılan tebligatın usulsüz olduğu gerekçesi ile bu konudaki şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

yapılmış bir tebligat bulunmadığı, yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla; sanığın 09/11/2017 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğunun kabulüyle yapılan temyiz incelemesinde; Dolandırıcılık suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 21.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Temyiz talebinin reddine ilişkin ( EK KARAR) Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin, hükmün tebliğinin usulsüz olması nedeniyle temyiz hakkını kullanamadığından bahisle infazın durdurulması ve eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz başvurusunda bulunduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'un 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması karşısında, mahkemenin sanık müdafiinin hakkında temyiz talebinin reddine ilişkin verdiği 17/08/2020 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, Sanığın yokluğunda verilen...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değilse de; Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun icra mahkemesine başvurarak, diğer şikayetinin yanı sıra ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, takip talebi ile ödeme emrinde takibin dayanağı belge gösterilmesine rağmen söz konusu belgenin takip dosyasına sunulmadığını belirtmiş, mahkeme, usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile takip talebinde belirtilen belgenin takip dosyasına sunulmadığından bahisle takibin iptaline karar vermiştir....

Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Davalı/Alacaklı banka tarafından asıl borçlu dava dışı ... aleyhine başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte, davacı/şikayetçi üçüncü kişinin, taraflarına gönderilen İİK’nin 89/1, 89/2 ve 89/3. haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğini beyanla tebliğ tarihinin, öğrenme tarihi olan 21.08.2017 olarak düzeltilmesi ve hacizlerin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece 89/1-2-3 haciz ihbarnamelerinin iptaline ve hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, alacaklının istinaf talebi üzerine ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 12....

UYAP Entegrasyonu