"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca “tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır” hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” ek fıkra hükmüne aykırı olarak sanığın yokluğunda verilen 28.05.2015 tarihli hüküm dosyadaki bilinen son adresi yerine doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligat üzerine usulsüz kesinleştirilmiş ise de, Niksar Cumhuriyet Başsavcılığının uyarlama talebi üzerine 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun...
Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul/İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması/Yeniden hüküm İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile takip dosyasında şikayet konusu ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak belirtilen 18.05.2022 olarak düzeltilmesine, ödeme emrinin iptaline yönelik şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın alacaklılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne, ödeme emri tebliğ tarihinin 18.05.2022 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir....
Ayrıca usulsüz tebligatı alan ve öğrendiğini bildiren tarafın kendisine yeniden ve usulüne uygun bir tebligat çıkarılmasını (yapılmasını) istemek veya bunu beklemek gibi bir hakkı bulunmamaktadır (Arslan / Yılmaz / Ayvaz/ Hanağası, s. 104). Muhataba gönderilmiş bir tebligat yok ise geçersiz tebligat söz konusudur. Örneğin görülmekte olan davada asılın vekili var ise tebligat vekile yapılır. Vekil yerine asıla yapılan tebligat geçersiz tebligattır. Vekile yeniden tebligat yapılması gerekir. 27. Usulsüz tebliğin geçerli hâle gelebilmesi için muhatabın usulsüz tebliği öğrenmiş olduğunu beyan (ikrar) etmesi gerekir. Muhatabın usulsüz tebliği öğrendiği bu tarih, tebliğ tarihi sayılır. Ancak karşı taraf muhatabın daha önceki tarihte tebliği öğrendiğini yazılı delil ile ispat ederse o tarih tebliğ tarihi olur....
Ödeme emri borçluya 05.03.2012 tarihinde tebliğ edildiği ancak İcra Müdürlüğünce borçluya yapılan tebligatın usulsüz yapılması sebebi ile takibin kesinleşmediğinin tutanak altına alındığı, bu sırada borçlu vekili tarafından 31.05.2012 tarihinde takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İİK 62. maddesi gereği borçlu 7 gün içerisinde itirazlarını icra dairesine bildirmek zorundadır. Aksi durumda takip kesinleşecektir. Tebligat işlemi gerçekleştikten sonra İcra Müdürünün borçluya çıkarılan ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğini tespit yönünde bir takdir yetkisi yoktur. Bu husus şikayet mahiyetinde olup karar mercii İcra Hukuk Mahkemesidir. Yanlış tebligat işlemi işlem süreyi kaçırmış olan borçluya hakkındaki takibi durdurma yetkisi vermeyecektir. Borçlunun usulsüz tebligat dolayısıyla İcra Mahkemesinde açtığı bir davaya ilişkin herhangi bir beyanı ve dosyaya yansıyan bir belge de yoktur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçiler vekili icra mahkemesine verdiği şikayet dilekçesinde; sair fesih nedenleri yanında, icra dosyalarında yer alması gereken tebligat parçalarının alacaklı tarafından saklandığından, dosyada görülemediğini, ne esas dosya tebligatları ne de talimat dosya tebligatlarını incelenemediğini, tebligat eksikliği varsa bu yöndeki itirazlarının dikkate alınarak ihalenin feshi sebebi yapılması talebi ile ihalenin feshine karar verilmesini istediği; mahkemece, diğer fesih nedenlerinin yerinde olmadığı tespit edilerek şikayetçi-takip borçlusu ...'...
Asliye Ceza Mahkemesi’nin temyiz talebinin reddine ilişkin 19.06.2008 gün ve 2007637 esas ve 2008/155 sayılı ek kararın, “sanığın adresine yapılan tebligat tarihinde cezaevinde hükümlü bulunduğunun anlaşılması karşısında” usulsüz yapılan tebligat nedeniyle temyizi kabil olmakla, ortadan kaldırılarak T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2 ve 232/6 maddeleri uyarınca sanık itirazının süresinde yapılmış temyiz talebi olanak kabul edilerek yapılan yapılan incelemede: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...'in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 19.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının temyizine ilişkin dilekçenin reddini mutazammın 07.10.2016 tarih ve 2016/16264-20925 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan icra takibine karşı, şikayetçi üçüncü kişi şirketin, borçlunun çalıştığı işyeri olan şikayetçiye gönderilen maaş haczi müzekkeresi tebliğ işleminin usulsüz olduğundan bahisle İİK'nun 356. maddesi gereğince takip dosyasına borçlu olarak kaydedilmesinin yanlış olduğunu ileri sürerek icra müdürlüğünün 28.8.2014 tarihli işleminin iptali ve araçlarına konan hacizlerin kaldırılması talebi ile icra mahkemesine...
DAVA Şikayet eden üçüncü kişi vekili dilekçesinde; Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edilen 89/1 haciz ihbarnamesinin adresten geçici mi sürekli mi ayrıldığı tespitinin yapılmamasından, 89/3 haciz ihbarnamesinin ise doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre tebliğ edilmiş olmasından ötürü usulsüz tebliğ edildiklerini, usulsüz tebligatlara binaen taşınmaz ve araçlarının haczedildiğini ileri sürerek adı geçen tebligatların usulsüzlüğünün tespiti ve öğrenme tarihinin 28.02.2021 olarak düzeltilmesi ile icra dosyasından taşınmaz ve araçları üzerine konulan haczin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; şikayetin süresinde yapılmadığını, tüm tebligatların usul ve yasaya uygun tebliğ edildiğini beyan ederek şikayetin süreden aksi halde esastan reddini istemiştir. III....
Satış ilanı tebligat mazbatasının incelenmesinde; Gösterilen adreste no:30 olmadığından tebligat mazbatasının yapıştırılamadığı ve Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre işlem yapıldığı görülmüşse de, yapılan tebigatta tebliğ evrakının bir nüshasının binanın kapısına asılamadığı açıkça belirtildiğinden yapılan tebligat bu hali ile şeklen Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine aykırı ve dolayısıyla usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. O halde, İlk Derece Mahkemesi’nce, yukarıda açıklanan nedenlerle satış ilanı tebliği usulsüz olup borçlunun ihaleden daha önceden haberdar olduğuna dair bir bilgi de bulunmadığından, şikayetin sürede olduğunun kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce de başvurunun esastan reddine karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir....
Açıklanan yasal düzenlemelere göre, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebligat yapılabilmesi için, bilinen en son adresinin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adreste tebligatın yapılamamış olması şarttır. Davalı annenin 14.01.2015 tarihli bozma ilamından önceki bilinen en son adresi olan "...", annenin aynı zamanda adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresidir. Ön inceleme duruşma gününü bildirir davetiyenin, davalının bu adresine öncelikle Tebligat Kanununun 21/1. maddesi uyarınca tebliğe çıkarılması, yapılamaması halinde Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi tebligatı usulsüz kılmıştır. Davalının yokluğunda ön inceleme duruşması yapılıp, aynı celse tahkikat aşamasına geçilmiştir....


