WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Yokluğunda verilen mahkumiyet hükümleri, sanığa, kovuşturma aşamasında bildirdiği adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca 03.05.2010 tarihinde tebliğ edilmiş ve bu tarihte, sanığın temyiz dilekçesinde bildirdiğinin aksine askerde olmadığı anlaşılmış ise de; tebliğ yapılan adresin, sanığa daha önce adli makamlarca yöntemine uygun tebligat yapılan adres olmaması nedeniyle, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğ yapılabilecek adres sayılamayacağı, bu nedenle yapılan tebliğin usulsüz olduğu, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine göre, usulsüz tebliğin sanığın öğrendiği tarihte yapılmış sayılacağı, dosya içeriğine göre, sanığa hükümlere yönelik müddetnamenin tebliğ edildiğine yönelik belge ve bilgi bulunmadığı gibi, dosyada bulunan müddetname örneğinin birden fazla mahkeme kararına yönelik olarak düzenlendiği...

İcra Mahkemesi'nin 2015/856 E. sayılı dosyası ile icra mahkemesine yaptığı başvuruda; yetkiye ve borca itiraz ile İİK'nun 58. maddesi uyarınca bono aslının icra dairesine sunulmadığını ve kambiyo vasfını haiz olmadığını, ödeme emri tebligatının da usulsüz olduğunu ileri sürerek şikayetlerde bulunduğu, ayrıca bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen aynı mahkemenin 2015/850 E. sayılı dosyasında hacizlerin kaldırılması ile satışa ilişkin talimatların iptalini talep ettiği, mahkemece, asıl dosya yönünden usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne, birleşen dosya yönünden ise şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, mahkemece asıl dosya yönünden usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile tebliğ tarihinin 28.10.2015 olarak tespitine karar verilmiş olup, borçlunun diğer iddiaları yönünden bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir....

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usule aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise tebligat geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Hukuk Genel Kurulu'nun 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 Esas ve 1991/344 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın, bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren İİK'nun 16/1. maddesinde öngörülen yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü, icra mahkemesi önüne getirmesi gerekir, aksi halde usulsüz de olsa tebliğ işlemi geçerli kabul edilir. Yine HGK'nun 12.02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında benimsendiği üzere, şikayetçinin iddia ettiği öğrenme tarihinin aksi yazılı bir belge ile kanıtlandığı takdirde, öğrenme tarihi olarak adı geçenin beyanına itibar edilemez....

ın ise usulsüz tebligat şikayetiyle birlikte takibe dayanak çekte borçlu olmadığından takibin iptali ile hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece her iki borçlunun usulsüz tebligat şikayetlerinin kabulüne, borçlu ... yönünden takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. 1)Borçlu şirketin temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Borçlu şirket sair şikayetinin yanında hacizlerin kaldırılmasına da talep ettiği, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne karar verildiği, ancak borçlu şirketin haczin kaldırılması talebi hakkında inceleme yapılmadığı görülmektedir....

Gerekçeli karar da,davalının aynı adresine tebliğe çıkartılmış, tebligat 18.03.2011 tarihinde “muhatabın adresten taşındığı” meşruhatı ile iade edilmiş, gerekçeli karar ve davacının temyiz dilekçesi 28.03.2011 tarihinde aynı adrese Tebligat Kanunun 35.maddesine göre tebliğ edilmiştir. Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılacak tebliğ işleminin geçerliliği PTT memurunun yapacağı tahkikata göre muhatabın bu adreste bulunduğunun tespitine ve bu işlemi tebligat parçasına yazarak maddede belirtilen kişilere imzalatmasına bağlıdır. Adreste bulunmama nedeni komşudan sorulmasına ve komşunun beyanı alınmasına rağmen komşunun ad ve soyadı tebligat parçasına yazılmadığı gibi, tebligata komşunun bilgi vermekten kaçınıp kaçınmadığı hususu da yazılmamıştır. Bu nedenle dava dilekçesi davalı ...'ya usulsüz olarak tebliğ edilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu usulsüz tebligat şikayeti ile takibe dayanak bononun teminat olarak verildiğini belirterek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece tebligat usulsüzlüğü şikayetinin ve takibin iptali isteminin reddine karar verildiği görülmektedir....

Somut olayda, borçlu adıra çıkartılan 7.12.2009 tarihli tebligat, "borçlunun adresten taşındığı" belirtilmek suretiyle tespit edilen yeni adresine sevk kararı verilerek gönderilmiş, ancak tespit edilen adresin üzeri karalanarak bu adrese sevk yerine, borçlunun ticaret sicilindeki adresine 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebliğ işlemi yapılmıştır. Borçlunun tespit edilen adresine tebligatın gönderilmesi gerekirken belirlenen adresin üzerinin karalanması suretiyle tebligat evrakının tahrif edilmesi ve ticaret sicilindeki adrese TK.nun 35.maddesine göre tebligat yapılması usulsüzdür. Borçlunun usulsüz iş bu tebliğe muttali olduğu tarihin, Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi uyarınca tespiti ile buna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi isabetsiz olup açıklanan nedenle mahkeme kararının bozulması gerekirken sehven onandığı görülmekle borçlunun karar düzeltme isteğinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir....

un yokluğunda verilen hükmün 17/12/2013 tarihinde savunmasında belirttiği "Metrokent sitesi, B4 7515 Menemen” adresi yerine başka adrese çıkarılan tebligatın belirtilen adresten “Taşındığı/ismen tanınmadığı” gerekçesi ile iade edildiği, iade üzerine bu kez farklı adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğat yapıldığı, dosyada daha önce bu adrese yapılmış geçerli bir tebligatın olmadığı, bu nedenle tebliğin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; 11/01/2011 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanununda yapılan değişiklikler de gözetilerek sanığın yokluğunda verilen hükmün tebliği için bilinen son adresine tebligat yapılması gerektiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun tebliğ...

beyan ettiği adresine çıkartılıp, ismen tanınmaması nedeniyle bila tebliğ iadesi üzerine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ yapılmak suretiyle hükmün kesinleştirildiği; ancak dosya kapsamında sanığa daha önce yapılmış bir tebligat bulunmaması nedeniyle yapılan bu tebliğin usulsüz olup temyiz süresini başlatmayacağı, aynı yasanın 32/2. maddesi gereğince usulsüz tebliğ halinde, muhatabın hükmü öğrendiğini beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi kabul edilmesi gerektiği, sanığın 17.12.2007 tarihli dilekçesiyle esas ve karar numarası ile hükmedilen hapis cezasını belirtmek suretiyle gerekçeli karar tebliği ile dosyanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda bilgi verilmesini talep ettiği ve sanık müdafisinin 30.01.2008 havale tarihli dilekçesiyle mahsup talebinde bulunduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanığın, yokluğunda verilip 30.01.2008 tarihinde öğrendiği 08.12.2005 tarihli hükmü, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 310. maddesinde...

e gerekçeli kararın savunmasında beyan ettiği son adresinden farklı bir adrese 11/03/2015 tarihinde " muhatap o anda adreste bulunmadığından ve muhatapla birlikte sürekli oturduğunu beyan eden reşit ve ehil annesi Selifo Metin'nin imzasına tebliğ edildi." şerhi düşülmek suretiyle tebliğ edildiği anlaşılmakla; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" hükmü nazara alındığında, sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmasında bildirdiği adrese öncelikle Tebligat Kanunu'nun 10. ve 21/1. ibareli tebligat çıkartılması gerekirken savunmasında beyan ettiği son adresinden farklı bir adreste yapılan gerekçeli karar tebligatının usulsüz olduğu, yine sanık ...'...

UYAP Entegrasyonu