Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, Tebligat Kanunu’nun 17. maddesine göre yapılan tebliğ işlemlerinde, ödeme emri tebliğ işlemi şeklen usulüne uygun olsa dahi, tebligatı alan şahsın tebligat yapılan işyerinde çalışmadığının iddia edilmesi durumunda, bu iddianın nazara alınarak, şikayetçiye (borçluya) ve karşı tarafa (alacaklıya) anılan konudaki delillerini mahkemeye ibraz etmeleri için imkan tanınarak, delillerin değerlendirilmesi sonucu, tebligatı alan şahsın, tebligat yapılan işyerinde, tebliğ tarihinde fiilen çalışmadığının anlaşılması halinde ödeme emri tebliğ işlemi usulsüz kabul edilmektedir. Somut olayda, tüm dosya kapsamına ve tebligatı alan şahıs hakkındaki ceza yargılaması boyunca yapılan araştırmaların sonucuna göre, ödeme emri tebligatını alan ...’ın, tebligat yapılan işyerinde çalışmadığı, dolayısıyla şikayete konu ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır....
İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki usulsüz tebliğ şikayeti ve borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile, Balıkesir 3. İcra Müdürlüğünün 2019/6535 Esas sayılı takip dosyasında örnek 7 ödeme emri tebliğ tarihinin Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince öğrenme tarihi olarak bildirilen 02.12.2019 tarihi olarak düzeltilmesine ve icra dosyasına da bu hali ile süresinde itiraz edildiği sabit olduğundan mahkememizce takibin durdurulmasına, yetki meselesi hakkında mahkememizce inceleme yapılamayacağından ve takibin ilamsız takip olması sebebiyle davacının bu yöndeki talebinin reddine, takibin iptali ve kötü niyet konularında mahkememizce karar verilemeyecek olması kanaati ile davacının bu yöndeki taleplerinin reddine karar verilmiştir....
Borçlu vekili 16.12.2014 tarihli istem dilekçesinde; icra takibinde müvekkiline usulüne uygun hiçbir tebligat yapılmadığını, müvekkilinin takipten ve satıştan haberdar olmadığını, müvekkilinin farklı adreslerine tebligat çıkarıldığını, Ticaret Sicil Müdürlüğünden adres sorulmadan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapıldığını, adres araştırması yapılmaksızın Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebligatların usulsüz olduğunu ve sair şikâyetlerini ileri sürerek taşınmazın ihalesinin feshine karar verilmesini talep etmiştir. Alacaklı Cevabı: 5....
Bu nedenle yapılan tebligat usulsüz olup Yargıtay ilamının adı geçenlere yöntemine uygun tebliği ile karar düzeltme süresinin beklenmesinden, Sonra inceleme yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 16.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Yapılan tebliğ işlemi bu nedenle usulsüz olup, mahkemenin borçlunun mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca tebligat yapılması yönündeki gerekçesi yerinde değildir. Ancak, tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK'nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1.fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Bu durumda, aksine bir belge bulunmadığı sürece, muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi, tebliğ tarihi olarak kabul edilir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : TCK'nın 85/2, 62, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan ...’un kendisini bir vekil ile temsil ettirmemesine rağmen, gerekçeli kararın Av. ...’e tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmakla, adı geçene gerekçeli kararın bizzat tebliğ edilerek temyiz etmesi halinde vereceği temyiz dilekçesinin dosyaya eklenmesi, Gerekçeli kararın, katılan ...’ın duruşmada bildirdiği adres yerine, mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereğince doğrudan tebliğinin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, anılan kanun hükümlerine göre gerekçeli kararın katılana usulüne uygun olarak tebliğ edilip, verilmesi halinde gerekçeli temyiz dilekçesinin dosyaya eklenmesi, Suçtan doğrudan zarar gören katılanlar ... ve ...’a gerekçeli kararın...
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dairemizin 14.04.2016 tarihli iade kararı üzerine; 15.06.2015 ve 18.01.2016 tarihli mahkeme kararları ile davacının temyiz dilekçesi davalı çocuğun annesi ...’e doğrudan mernis adresinde Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi için bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması halinde mümkündür. Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan mernis adresinde tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar....
Adres kapalı olup muhatap bulunamadığından evrak Fırat Mahallesi muhtarı ... teslim edildiği kapıya 2 nolu haber kağıdı yapıştırıldı komşusu Ayşe Yıldırım'a haber verildi" şerhini içeren tebligat işleminin, adreste bulunmama nedeni araştırılıp tutanağa yazılmadan yapılması nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21. maddesi ile tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Tüzüğünün 28/1. maddelerine aykırı olarak usulsüz tebligat olduğu, Tebligat Kanunun 32. maddesinde, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılacağının belirtildiği, Mahkemece sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleştirilerek infaz edilmesi için Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesi üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca temyize konu hükmün infazı için sanığa çağrı kağıdı çıkardıktan sonra sanığın 13/12/2010 havale tarihli dilekçesi ile hükmün infazının ertelenmesini talep ettiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca da 14/12/2010 tarihinde hükmün infazını 4 ay süreyle ertelediği...
Mahkemece dava dilekçesi, davalıya, dava dilekçesinde bildirilen adrese gönderilmiş, tebligatın bila tebliğ iade dönmesi üzerine, mahkemece davalının tebligata elverişli bilinen en son adresi konusunda herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi, davalının adres kayıt sistemindeki adresine normal tebligat çıkartılmadan, tebligat zarfının üzerinde "mernis" şerhi düşülerek tebliğe çıkarılmış, bu adreste Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesine göre evrak muhtara tebliğ edilmiştir. Açıklanan nedenlerle davalı erkeğe yapılan dava dilekçesinin tebliği usulsüz olup davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin hüküm tesisi hukuki dinlenilme hakkının (HMK m.27) ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır" hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" ek fıkra hükmüne aykırı olarak yokluğunda verilen kararın sanığın sorgusunda beyan ettiği adresine çıkarılan ancak sanığın adreste oturup oturmadığı belirlenmeden ve en yakın komşusu, apartman yöneticisi ya da kapıcısına haber verildiğine dair herhangi bir şerh düşülmeden, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılan usulsüz tebligattan sonra, MERNİS adresine 7201 sayılı Kanunun 21/2. maddesine göre usulüne uygun şekilde tebligat yapılmaması nedeniyle...


