WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

ŞİKAYET Borçlu şikayet dilekçesinde; ödeme emri tebligatının, Tebligat Kanunu'nun 12,13 üncü maddelerine aykırı olarak yapıldığını, tebligatı almaya yetkili kişilerin kim olduğu araştırılmadan, yetkili kişilerin bulunmama nedenleri belirtilmeden, tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi birisinin olup olmadığı tespit edilmeden tebligatın bila tebliğ iade edilmesi ve daha sonrasında Tebligat Kanunu 35 inci maddeye göre yapılan tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne, icra takibinden 08.4.2021 tarihinde haberdar olduğunun ve itirazının süresinde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II....

Buna göre; borçlunun adrese dayalı kayıt sisteminde kayıtlı adresinin bulunmaması halinde ipotek akit tablosunda yazılı adresine daha önce usulüne uygun tebligat yapılmamış olsa bile bu adrese Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebligat yapılabilir ise de somut olayda TK'nun 35.maddesine göre tebligat yapılan adres, kredi sözleşmesinde kayıtlı..... Apt. Avcılar/... ve Ambarlı Mah. İskele Cad. 1/1 Avcılar/... adresleri olmayıp farklı bir adres olduğundan satış ilanı tebliğinin bu yönden de usulsüz olduğu anlaşılmıştır. İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi, Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir....

Sulh Ceza Mahkemesinin 10/10/2012 tarih, 2012/1110 esas ve 2012/1002 sayılı kararın, bilinen son adresine 25.04.2013 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edildiği ancak tebliğe ilişkin evrakta sanığın askerde olduğunun tespit edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 14. maddesinin 1. fıkrası ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 22. maddesi hükümleri uyarınca kıta komutanı ve kurum amiri gibi en yakın üste, usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekirken Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu ve bu nedenle kararın da usulsüz olarak kesinleştirildiği dolayısıyla bu kararın kesinleşmediği, buna bağlı olarak da sanığa verilen 03/12/2015 tarihli mahkûmiyet kararının hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinin, 10/10/2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının CMK'nın...

ın kendisine baro tarafından atanan zorunlu müdafiiden haberdar olmadığı ve hakkında verilen hükmün de bu müdafiiye tefhim edildiğinin, gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğun savunmasında bildirdiği adrese TK'nın 10. maddesi gereği tebligat çıkartılmaksızın doğrudan mernis adresine 16.09.2014 günü ve ayrıca CMK'nın 35. maddesi gereği okunup anlatılmaksızın 21.07.2014 tarihinde ceza infaz kurumunda usulsüz tebliğ edildiği ve sonrasında Tevdii kararında belirtilmiş olmasına karşın yine suça sürüklenen çocuğun 02.03.2013 tarihli savunmasında bildirdiği adrese TK'nın 10. maddesi gereği tebligat çıkartılmaksızın bir başka adrese usulsüz tebligat çıkartılmış olduğunun anlaşılması karşısında gerekçeli kararın mahkemesince suça sürüklenen çocuk...'...

Asliye Ceza Mahkemesinde 07/04/2015 tarihinde beyanının alındığı duruşmada bildirdiği adresi ile mernis adresi aynı olmasına rağmen, direkt mernis şerhli olarak bu adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereğince doğrudan usulsüz tebliğ edildiği, duruşmada bildirmiş olduğu adresine Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek gerekçeli kararın tebliğe çıkartılması gerekirken, doğrudan mernis adresine aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca tebliği usulsüz olduğundan, gerekçeli karar 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre, katılana usulüne uygun olarak tebliğ edilerek, verilmesi halinde temyiz dilekçesinin eklenip, düzenlenecek ek tebliğname düzenlenmesinden sonra dosyanın iadesinin temini amacıyla mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2020 tarihinde...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, aracın müsaderesine yer olmadığına Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Hükmü temyiz etmeyen sanık ...’e gıyabi kararın, bilinen en son adres ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adrese tebliğe çıkarıldığı, tebliğe ilişkin tebligat parçasında sanığın “askerde” olduğu belirtilerek askerlik adresine usulüne uygun tebligat yapılmaksızın aynı konutta oturup oturmadığı, tebellüğe ehil olup olmadığı belirtilmeksizin yengesi “... ” imzasına tebliğ edildiği, yapılan tebligatın bu nedenle usulsüz olduğu, 2-Hükmü temyiz etmeyen sanık ...’a gıyabi kararın, bilinen en son adres ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adrese tebliğe çıkarıldığı, tebliğe ilişkin tebligat parçasında sanığın adreste bulunmama sebebi belirtilmediği gibi, aynı konutta...

un istinabe yoluyla alınan ifadesinde “....” adresini vermesine rağmen yokluğunda kurulan ilk derece mahkemesi kararının başka bir adrese Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edilmesi karşısında anılan tebligat usulsüz olduğu gibi Bölge Adliye Mahkemesi kararının da vasiye tebliğ edilmediği ve yaşı küçük mağdureye baroca tayin edilen vekil ...'ın mahkemece kurulan hükümle ilgili istinaf başvurusunda bulunurken “.../...” adresini bildirmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın başka bir adrese Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğinin de usulsüz olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararı ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm ve ek kararın vasi Kader ile mağdure vekili ...'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4733 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Gıyabi kararın hükmü temyiz etmeyen sanık ...’ın kovuşturma evresinde bildirdiği adrese tebliğ edildiği, tebligatı sanığın yengesi sıfatıyla Ayhan Atalay isimli bir şahsın tebellüğ ettiği, ancak Tebligat Kanunu 16, 22, 23/5 ve 23/7. maddelerine aykırı olarak tebligat mazbatasında; sanığın adreste bulunmama nedeni, tebligatı tebellüğ eden şahsın sanıkla aynı konutta beraber ve sürekli oturup oturmadığı ile tebligat tarihinde reşit ve ehil olup olmadığının belirtilmediği cihetle, adı geçen sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından; tebligatı alan şahsın tebligat tarihinde ehil ve reşit olup olmadığı ve sanık ile aynı konutta beraber ve sürekli oturup oturmadığının muhtarlıktan...

Maddesine göre tebligat yapılması gerektiğinden, ilanen tebliğ yapılması usulsüz bulunmuştur. Başka bir geri çevirme kararına meydan bırakmaksızın gerekçeli kararın davalılara yöntemince teblği ile, temyiz süresinin geçmesi beklendikten sonra iade edilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, ........2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Tebligat Kanununun 17. maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 23.maddesine göre, belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır. Somut olayda, gerekçeli kararın tebliği için davalı vekili adına çıkartılan tebliğatlar usulsüz tebliğ edilmiştir. Yukarıda belirtilen kanun ve kanuna dayalı olarak çıkartılan tüzük hükmü gereğince, gerekçeli kararın davalı vekiline mücerret "adresinde sekreter .... imzasına" derciyle tebliğ edilmiş olması, davalı vekilinin tebligat anında işyerinde bulunmama sebebinin tebligat parçasında belirtilmemiş olması tebliğatı usulsüz kılar....

UYAP Entegrasyonu