Ayrıca isim ve imzadan kaçınan görevli eşi haber verildi" şerhiyle tebliğ edilmiş olup bu haliyle keyfiyetin haber verildiği kişinin kim olduğunun ve kanunda belirtilen kişilerden olup olmadığının tespiti mümkün olmadığından tebligat usulsüzdür.Hal böyle iken şikayetçi borçluya yapılan örnek (7) ödeme emrinin tebliği işlemi usulsüz olduğundan, mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesi gereğince tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Temyiz Sebepleri Alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; tebliğ işleminin Tebligat Kanunu ve yönetmeliğine uygun gerçekleştiğini, şikayetin tebliğ memurunun işleminden kaynaklandığını, yerel mahkemenin usulsüz tebligat şikayetinin kabulüyle müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmetmiş olmasının hakkaniyete aykırı olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, usulsüz tebliğ şikayetine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesi, yönetmeliğin 30. maddesi , 2004 sayılı İİK'nın 16/1 maddesi 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlu şirket aleyhine başlatılan ilamsız takipte, ödeme emri tebliğ evrakının 21.03.2022 tarihinde, ......., iş yeri yetkilisi, ibaresi ile tebliğ edildiği, Tebligat Kanununu 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılabileceği, Yönetmeliğin 21. maddesine göre, tüzel kişi adına tebligatı kabul edecek kişi mutat iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı alamayacak durumda ise şirket yetkilisinden sonra gelen kişi olup olmadığı konusunda tebliğ memurunun araştırma yapması gerektiğinin düzenlendiği, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye göre şirket yetkilisinin... olduğu, tebligatı alan...nın ise şirket yetkilisi olmadığı gibi şirket yetkilisinden sonra gelen veya tebligatı almaya yetkili olan kişi olup olmadığının araştırılmadığından tebliğ işleminin usulsüz olduğu, Tebligat Kanunu 32. maddesi uyarınca usulsüz tebliğin...
ya yapılan tebligat parçasının incelenmesinde, tebligat parçasında adını vermeyen komşunun beyanı üzerine muhtara yapıldığı belirtilmiş olup, tebligat usulsüz olduğundan Tebligat kanununa uygun olarak davalı ...'ya gerekçeli kararın tebliği sağlanıp temyiz süresi beklendikten sonra dosyanın yeniden gönderilmesi amacıyla, mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 28.05.2015 gününde oybirliği ile karar verildi....
Somut olayda, örnek 7 no lu ödeme emrinin "..." adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak 24.09.2014 tarihinde bila tebliğ iade edilmesi üzerine, borçlunun mernis tebliğe çıkarıldığı ve 25.10.2014 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 2l/2. maddesine göre tebliğ edildiği görülmektedir. 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 21/2.maddesine göre tebligat yapılabilmesi için, aynı Kanun'un 23/8. maddesi uyarınca, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmediği, dolayısıyla tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca borçlunun tebliğe muttali olduğunu beyan ettiği tarihe göre tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Bu haliyle, ödeme emri tebligatının yapıldığı adresin, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olmadığı anlaşıldığından şirkete Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılan tebliğ işlemi usulsüzdür.Usule aykırı tebliğin hükmü ise; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 53. maddelerinde düzenlenmiş olup, sözü edilen maddelerde, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği belirtilmiştir.Hal böyle olunca, mahkemece, ödeme emri tebligatının usulsüz olduğuna yönelik şikayetin kabulü ile borçlunun usulsüz tebligattan haberdar olduğunu beyan ettiği ''23.10.2014'' tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan...
, şikayetçi-borçlu için gönderilen satış ilanı tebligatının, takip dosyasının diğer borçlusu olan kızı Nursen'e tebliğ edildiği gerekçesi ile TK'nun 39. maddesi kapsamında hasma tebligat niteliğinde ve usulsüz olduğu kabul edilerek satış ilanı tebligatının usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır....
Taraflar arasındaki ödeme emri tebligat işleminin usulsüz olduğuna dair şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kabulü ile borçluya gönderilen ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunun tespitine ve ödeme emri tebliğ tarihinin 18.11.2021 olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Kararın şikayet edilen alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edilen alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Somut olaya gelince, 1)Davalılar ... ve ...’a yapılan gerekçeli karar tebligatlarının yukarıda açıklanan ilke ve kurallara aykırı olarak TK'nun 10/2. maddesi gözardı edilmek suretiyle, ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK'nun 21/2. maddesine göre yapıldığı ve usulsüz olduğu, 2)Davalı ...’ye yapılan gerekçeli karar tebliğinin TK m. 21/1 uyarınca yapıldığı ancak muhatabın adresinde geçici mi yoksa sürekli mi bulunmadığı bilgisine yer verilmemesi nedeniyle usulsüz olduğu, davalı ...’e yapılan gerekçeli karar tebliğinin TK m. 21/1 uyarınca yapıldığı ancak muhatabın çarşıda olduğu bilgisi alınan komşunun isim vermediği usulsüz olduğu, anlaşıldığından, Adı geçen davalılara 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararların tebliği ile kanun yoluna başvuru süresi beklenildikten sonra, temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 13.01.2020 tarihinde oy birliği ile...
Tebligatı çıkaran merci tarafından mazbataya Tebligat Yönetmeliği'nin 16/2. maddesine uygun şerh verilmemiştir. Bu nedenle adres hanesine yazılan (Mernis Adresi) ibaresine dayanılarak dağıtıcı tarafından Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan tebliğ işlemi usulsüzdür. (Hukuk Genel Kurulu'nun 05.10.2001 tarih, 2001/12-258 esas, 2001/344 karar sayılı kararı). 7201 Sayılı Tebligat Kanun'un 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir. İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Bu işlemin yapılmamış olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi nedenidir. O halde mahkemece; şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....


