WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit HÜKÜMLER : Beraat Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dairemizin 2015/7319 Esas, 2019/10047 Karar sayılı ve 28/05/2019 tarihli tebligat eksikliği nedeniyle karar vermeye yer olmadığına dair kararında, vekili bulunmayan katılan ...'ın en son bildirdiği adres ile MERNİS adresinin aynı olması nedeniyle, yokluğunda verilen gerekçeli kararın mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adrese Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre tebliğe çıkarılması gerekirken, doğrudan MERNİS adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğe çıkarıldığı, muhtarın imzasına tebliğ işleminin yapıldığı ve bu nedenle de tebligatın usulsüz olduğu belirtilmiş olup, bu eksiklik ile ilgili olarak mahkemesince katılan ...'...

e duruşma gününe ilişkin davetiyenin beyan ettiği son adresi ile aynı olan MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebliğinin usulsüz olduğu, bu suretle duruşmadan yöntemince haberdar edilmeyen ve kovuşturma aşamasında beyanı alınamayan müşteki ...'e, yokluğunda verilen gerekçeli kararın da beyan ettiği son adresi ile aynı olan MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince usulsüz tebliğ edildiği, Anlaşıldığından, sanık ... müdafisi ve sanık ...'in temyiz davası istemleri hakkında KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın, tebliğ işlemi gerçekleştirildikten sonra tebliğ edildiğine dair evrak, verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenmek ve EK TEBLİĞNAME DÜZENLENDİKTEN sonra Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 30/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

ya 7201 sayılı Tebligat Kanunu gereğince yapılan tebligatlarda, komşuya haber bırakıldığına ilişkin bir ibare yer almadığından ve bu nedenle usulsüz sayılması gerektiğinden 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca adı geçen tüm davalılara yeniden hükmün tebliği, tüm tebligatların usulüne uygun olup olmadığının mahkeme hakimince denetlenmesi, usulsüz tebligat varsa yeniden mahkemece tebligat yapılmasının sağlanması, temyiz sürelerinin beklenilmesi, 3-Dava konusu taşınmazın bulunduğu Başlar Köyünde 07.08.2006 tarihinde kadastro çalışmalarına başlandığı konusunda Kadastro Müdürlüğünden mahkemeye bilgi verildiği, ancak; taşınmaz hakkında tutanak düzenlenip düzenlenmediğinin mahkemece sorulmadığı gözetilerek dosya arasındaki teknik bilirkişinin rapor ve krokisi eklenmek suretiyle, krokide yer alan dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş ise kadastro tutanağı ve eklerinin getirtilerek dosya arasına konulması, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak...

ya ise temyiz dilekçesinin Tebligat Yasasının 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği bildirilmiş ise de tebligat mazbatasındaki adreslerin “adres kayıt sistemi”nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığı belirtilmemiştir. Bu durumda tebliğ işlemlerinin Tebligat Yasasının değişik 21/2.maddesinde belirtilen usule uygun olduğu düşünülemez. Öte yandan muhatabın adreste bulunmama sebebine ilişkin bir kayıt da bulunmadığından Tebligat Kanununun 21/1. maddesinde belirtilen usule de uyulmamıştır. Bu nedenle yapılan tebligatlar usulsüz olup mahkemece gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin adı geçen davalılara yöntemine uygun tebliği ile temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden, 2-Davalı ... adına tebliğe çıkarılan dava dilekçesinin muhatabın vefat ettiğinden bahisle iade edilmiş olmasına karşın mahkemece adı geçen davalıya gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin Tebligat Yasasının 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği bildirilmiştir....

olarak tebliğ edildiği davalılar ... ve ...’e usulüne uygun olarak tebliği istendiği halde TK'nın 10/2. maddesi gözardı edilmek suretiyle, adlarına önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK'nın 21/2. maddesine göre yapıldığı ve usulsüz olduğu anlaşıldığından adı geçen davalıların adreslerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliğinin sağlanması ve yasal temyiz süresinin beklenilmesi, 3- Gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak tebliğ edildiği davalı ...’a (......

ya gerekçeli kararın Tebligat Kanununun 10/2. maddesi gözardı edilmek suretiyle bilinen son adresine tebliğat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya Tebligat Kanununun 21/2'ne göre tebliğ edildiği ve usulsüz olduğu anlaşıldığından, Dairemizce mahalline iadesine karar verilmiş, mahalline iade kararı sonucu anılan davalıya yeniden yapılan tebligatın yine aynı şekilde doğrudan doğruya Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği ve usulsüz olduğu anlaşılmakla, mahalline iade kararının yerine getirilmemesinin cezai sorumluluğu gerektirdiği gözetilerek mahkemece adı geçen davalıya gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre tebliğinin sağlanması ve temyiz süresinin beklenilmesinden sonra Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 27.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan icra takibinde borçlu, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu yönündeki şikayeti ile birlikte takibin iptalini talep etmiş, mahkemece borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin reddine diğer şikayetlerinin ise süreden reddine karar verilmiştir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10 maddesinin 1.fıkrasına göre tebligat, muhataba bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasanın 3.maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise...

Muhatabın kapısına 2 nolu haber kağıdı yapıştırıldı.... haber verildi.” şerhi ile Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmak istendiği, ancak; muhatabın çarşıya gittiğini beyan eden ...’nun imzası alınmadığı gibi, imzadan imtina ettiği hususu da tebligat mazbatasında tesbit edilmediğinden yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmaktadır....

Satış ilanının, borçlu vekiline Tebligat Kanunu'nun 17. maddesi uygulanmak suretiyle tebliğ edilmek istendiği görülmektedir. Tebligat Kanunu'nun 17. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddelerine göre; bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde, tebliğ o yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Bu durumda muhatabın o yerde geçici olarak bulunmadığı hususu tespit edilerek, tebligat mazbatasına şerh verilmelidir. Şerh gereğinin yerine getirilmemesi ise tebligatı usulsüz kılar. Somut olayda satış ilanı, 22.4.2014 tarihinde, “gösterilen adreste muhatabın daimi birlikte çalışanı ...'a tebliğ edildi" şerhi ile tebliğ edilmiş ise de, muhatabın iş yerinde bulunup bulunmadığına dair bir açıklamanın tebliğ evrakında yer almadığı görülmekle, borçlu vekilinin adreste bulunmadığının tespiti yapılmadan çalışana yapılan tebligat usulsüzdür....

Borçlu icra mahkemesine başvurusunda, usulsüz tebligat şikayeti ve tahrifat iddiasına bağlı borca itirazda bulunmuş olup, ayrıca faize yönelik bir itirazda bulunmamıştır. Bu durumda, mahkemece, taleple bağlı kalınarak, usulsüz tebligat şikayeti ve tahrifat konusunda inceleme yapılması ile yetinilmesi zorunludur. O halde, mahkemece, taleple bağlılık ilkesi gereği, talepten fazlasına hükmedilmemesi gerekirken, yukarıda açıklanan yasa hükmüne aykırı olarak talep aşılmak suretiyle faize ilişkin değerlendirme yapılarak bu konuda da hüküm kurulması isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu