Buna göre tebliğ memuru, beyanını aldığı kapıcının imzasını almadığı gibi imzadan imtina durumunu da belirlemeden tebliğ işlemini tamamlamış olmakla, anıla tebliğ işlemi 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 21/1 ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliğinin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine uygun yapılmadığından, usulsüzdür. İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. Öte yandan, İİK'nun 134/7. maddesinde ise satış ilanının tebliğ edilmemesi halinde şikayet süresinin öğrenme tarihinden başlayacağı düzenlenmiştir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir....
O halde, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ tarihinin, öğrenme tarihi olan 10/11/2014 tarihine göre düzeltilmesine ve borçlunun ileri sürdüğü diğer şikayet ve itirazlarının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ancak davacı bu iddialarına karşılık tebligatların usulsüz olduğu iddiası ile herhangi bir şikayet davası açmamış olduğunu. Bu halde tebligatların usulüne aykırı olup olmadığının iş bu yargılamada tartışılması imkanı kalmamış olduğunu. Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 Esas ve 1991/344 Karar sayılı ilamında;"...usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesi önüne getirmesi gereklidir" denildiğini. İİK'nun 16/1. maddesi gereğince şikayetin öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılması zorunludur. Bu şekilde bir itiraz olmaması halinde tebligatlar geçerli ve usulüne uygun kabul edilecek olup iş bu mahkemede tebligata ilişkin inceleme yapılması mümkün olmadığını. Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 12.12.2019 tarih ve 2019/5969 sayılı kararında; "Dava, menfi tespit istemine ilişkindir....
DAVA Davacı üçüncü kişiler vekili, şikayet dilekçesinde; borçlu hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borçluya ait olduğundan bahisle haczedilen taşınmazın kendilerine ait olduğunu, hacizden önce taşınmazlar hakkında borçluya ait tapu kaydını iptali ile kendileri adına tescil kararı verildiğini, kararın hacizden önce kesinleştiğini, kararın kesinleşmesi ile mülkiyetin kendilerine geçtiğini, bu nedenle icra müdürlüğüne yaptıkları haczin kaldırılması taleplerinin reddinin usulsüz olduğunu ileri sürerek müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklıya şikayet dilekçesi tebliğ edilmediği, bu nedenle cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kartal 3....
Borçlu Yücel'e yapılan tebligatın okul müdürüne tebliğ edildiği anılan tebligatta borçlunun adresinin olmamasının geçersizlik nedeni olduğu şikayetleri ile anılan ihalenin feshini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Uyruklu vekili cevap dilekçesinde özetle; İhale edilen taşınmazın satış talebinin İİK.106 vd.maddelerine uygun olduğu ve süresinde olduğu, Satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle ihalenin feshini istemek hakkının sadece kendisine tebligat yapılmayan ilgilisine şikayet hakkı verdiği, fakat davacının kendisi haricindeki bir kısım ilgililere satış ilanını tebliğ edilmediği/usulsüz tebliğ edildiği iddiası ile fesih talebinin dinlenilmesinin mümkün olmadığı iddiaları ile davanın reddi ile davacının ihale bedelinin yüzde onu olan 63.100,00 TL para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ......
Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2001/12-461 E. 2001/516 K. sayılı kararında da Hukuk Genel Kurulunun 1997/15-465 E. 1997/729 K. sayılı kararına da atıf yapılarak taşınmazlara konulan haczin kaldırılması isteminin icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerektiği vurgulanmış olup dairemizin çoğunluk kararında da aynı Hukuk Genel Kurulu kararlarına atıf yapılarak haczin kaldırılması isteminin icra memuru işlemini şikayet niteliğinde olduğu, şikayet koşulları doğrultusunda çözülmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir....
Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2001/12-461 E. 2001/516 K. sayılı kararında da Hukuk Genel Kurulunun 1997/15-465 E. 1997/729 K. sayılı kararına da atıf yapılarak taşınmazlara konulan haczin kaldırılması isteminin icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerektiği vurgulanmış olup dairemizin çoğunluk kararında da aynı Hukuk Genel Kurulu kararlarına atıf yapılarak haczin kaldırılması isteminin icra memuru işlemini şikayet niteliğinde olduğu, şikayet koşulları doğrultusunda çözülmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir....
BİRLEŞEN DAVADA TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının alacaklı olduğundan bahisle müvekili davacıya ------ dosyası ile icra takibi başlatmış olduğunu bu takipte tebligatın müvekkiline ulaşmayarak tebligat yasasına aykırı biçimde usulsüz tebligata istinaden takibin kesinleştiğini, müvekkili davacı şirketin iş bu takipten ---- yaptığı üçüncü kişilere 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesi üzerine haberdar olduğunu, usulsüz tebligata ilişkin yapmış oldukları şikayetin ----- kararı ile dosya üzerinden reddedildiğini, red kararının taraflarınca temyiz edildiğini, işbu davayı açma nedenlerinin usulsüz tebligata ilişkin yaptıkları şikayetin reddedilmiş olması olduğunu, zira müvekkilinin yapılan takipten haberdar olması durumunda dosya borcuna itiraz edecek olduğunu, çünkü müvekkilinin alacaklının iddia ettiği gibi ;bir borcu olmadığını, zira taraflar arasında herhangi bir borcun bulunmadığım, müvekkilinin alataklı şirketin ortağı iken ------ ortaklıktan...
Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından 08.06.2022 günü 89/3 haciz ihbarnamesi gönderildiğini öğrendiği, tebligatların usulsüz olup, öğrenme tarihi olan 08.06.2022 tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, ....İcra Md. ... E Sayılı dosyasından Örnek no 10 üzerinden açılmış olan takibin dayanağı Kıymetli evrak olduğundan Mahkemenin görevli olduğu, müvekkili ......
DAVA Davacı üçüncü kişiler vekili, şikayet dilekçesinde; borçlu hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borçluya ait olduğundan bahisle haczedilen taşınmazın kendilerine ait olduğunu, hacizden önce taşınmazlar hakkında borçluya ait tapu kaydını iptali ile kendileri adına tescil kararı verildiğini, kararın hacizden önce kesinleştiğini, kararın kesinleşmesi ile mülkiyetin kendilerine geçtiğini, bu nedenle İcra Müdürlüğüne yaptıkları haczin kaldırılması taleplerinin reddinin usulsüz olduğunu ileri sürerek müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklıya şikayet dilekçesi tebliğ edilmediği, bu nedenle cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kartal 3....


