Sayılı ilamı ile takibin iptaline karar verildiğini, iptal kararından sonra alacaklının talebi üzerine aracına haciz konulmasının usulsüz olduğunu, hacizlerin kaldırılması için icra müdürlüğüne yapılan başvurunun reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek icra müdürlüğünün 12.10.2021 tarihli kararının iptali ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet dilekçesi davalı alacaklıya tebliğ edilmemiş, alacaklı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kural olarak icra mahkemesi kararlarının uygulanması için kesinleşmesinin gerekmediği, icra mahkemesi kararlarının verildikleri tarih itibariyle hüküm ve sonuç doğurduğu, bu nedenle takibin kesinleşmesinden önce konulan hacizlerin hükümsüz hale geldiği gerekçesi ile şikayetin kabulüne, 12.10.2021 tarihli icra müdürlüğünün hacizlerin kaldırılmasına ilişkin ret kararının kaldırılmasına karar verilmiştir....
İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle şikayet kısmen kabul edilerek 2885 nolu parsele ilişkin ihalenin feshi isteminin reddine, 3002 nolu parsel yönünden ise ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
ŞİKAYET(İCRA MEMURU İŞLEMİNİ ŞİKAYET)ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN BANKALARDA BULUNAN ALACAKLARI ÜZERİNE HACİZ KONULMASINA İLİŞKİN, ALACAKLI İSTEMİNİN YERİNE GETİRİLMESİ KONUSUNDA İCRA MÜDÜRLÜĞÜNÜN TAKDİR HAKKININ OLMAMASIİCRA MEMURUNUN TAKDİR YETKİSİ İCRA VE İFLAS KANUNU (2004) Madde 85İCRA VE İFLAS KANUNU (2004) Madde 79İCRA VE İFLAS KANUNU (2004) Madde 89 "İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “şikâyet" isteminde dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nce şikayetin reddine, dair verilen 03.05.2011 gün ve 2011/352 E., 2011/486 K. sayılı kararın incelenmesi şikayetçi tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 16.01.2012 gün ve 2011/14011 E., 2012/215 K. sayılı ilamı ile, (...Alacaklı vekili, Borçlu D……….. T……… A.Şnin, 3.cü şahıs Y……….....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının kendisi dışındaki diğer ilgililere yapılan tebliğlerin usulsüz olduğu iddiasında bulunmasının fesih sebebi olmayacağı, satış kararında gazete ilanın yerel gazetede yapılmasına karar verildiği ve İcra Müdürlüğüne her iki tarafın menfaati gözetilmek koşulu ile satışın gazete ile ilanı konusunda takdir yetkisi tanındığı, satışı yapılan taşınmazın özellikleri dikkate alındığında her yöreden alıcısı çıkabilecek otel, fabrika veya benzeri nitelikte bir mal olmadığı, değeri itibariyle de satışın, ulusal bir gazetede ilanının zorunlu olmadığı ilanın mahalli gazetede yapılmasının ihaleye katılımı azaltacak nitelikte olmadığı anlaşıldığından iddianın ihalenin feshi nedeni olarak yerinde görülmediği, davacı borçluya satış ilanının tebliğ edildiği ve satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunun ileri sürülmediği, davacının bu tarihten itibaren İİK'nın 16. maddesinde öngörülen yasal sürede...
Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatlarda tebliğ tarihi, maddenin son cümlesinde açıkça belirtildiği üzere, iki numaralı fişin, yani ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihtir. Tebliğ tarihinin bu şekilde belirlenmesi ve geçerli sayılabilmesi, tebliğ memurunun yukarıda açıklanan araştırmayı mutlaka yapmasına ve belgelemesine bağlıdır. Bu durumda, tebliğ zarfının üzerine, tebligatı çıkaran mercii tarafından Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği anlaşılmakta olup; tebliğ memurunun tebliğ işlemini TK'nun 21/2. göre yapması yukarıda değinilen yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırıdır. Öte yandan tebliğ işleminin Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre değerlendirilmesi halinde de; muhatabın nerede olduğu ve beyanı alınan komşunun imzadan imtina edip etmediği belirtilmediğinden ödeme emri tebliğ işlemi usulsüzdür....
Maddesindeki muhatabın bilgilendirilmesi kapsamında e tebligatlara ilişkin bildirim yapılamadığının anlaşıldığı, yetkisiz temsilci tarafından e-tebligat adresinin aktif hale getirilmesinden davacı borçlu şirketin sorumlu olmayacağı gibi bu temsilciye ait cep telefonu ve e-posta adresi doğrulanmadığından yönetmeliğin 10. maddesindeki muhatabın bilgilendirilmesi kapsamında e-tebligatlara ilişkin bildirim yapılamamasının da tebliğ işlemini usulsüz kıldığı .gerekçesiyle şikayetin kabulü ile ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğüne ve öğrenme tarihinin 23.03.2021 olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Bu durumda, şikayetçinin dosya kapsamına göre bilinen iki ayrı adresi bulunduğu halde, bilinen bu adreslere tebligat çıkarılmadan; mernis adresinin bilinen son adres olarak kabulü ile bu adrese tebligat gönderilmesi doğru olmadığı gibi, şikayete konu satış ilanı tebliğ evrakı üzerinde; tebligat mazbatasını çıkaran mercii tarafından T.K.'nun 23/1-8. ve Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği anlaşılmakta olup; dağıtıcının kendiliğinden satış ilanı tebliğ işlemini T.K.'nun 21/2. maddesi uyarınca yapması yukarıda değinilen yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırıdır. Bu nedenle, sözü edilen tebligatın usulüne uygun yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Öte yandan, İİK.'nun 127. maddesi gereğince; taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği satışı yapılan taşınmazın paydaşlarına tebliğ edilmelidir. Taşınmazın hissedarı olan şikayetçiye satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi ise başlı başına ihalenin feshi sebebidir....
Hastanesi hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ilamsız takipte, mahkemece borçlu ile aralarındaki taşınmaz satışına ilişkin tasarrufun iptali ile davalı alacaklıya haciz ve satış yetkisi verilmesi nedeniyle taşınmazının haczedilerek satıldığını, tasarrufun iptali ilamı ve ihaleden önce takibin işlemsiz bırakıldığını, geçici aciz vesikası verildiği tarihten şikayet tarihine kadar da 3 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde zamanaşımını kesen işlem yapılmadığını, bu nedenle taşınmazının ihaleye çıkarılması ve geçici aciz vesikası düzenlenmesi işlemlerinin usulsüz olduğunu ileri sürerek İcra Müdürlüğünden takip dosyasının işlemden kaldırılmasını talep ettiklerini, İcra Müdürlüğünce taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazının satılması nedeniyle dosyasının işlemden kaldırılmasını talep etmekte hukuki yararlarının bulunduğunu ileri sürerek İcra Müdürlüğünün 19.11.2018 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II....
DAVA Alacaklı şikayet dilekçesinde; davalı borçlu hakkında başlattığı genel haciz yoluyla ilamsız takipte, ödeme emrinin tebliğ ile takibin kesinleşmesinden sonra haciz ve sair icrai işlemler yaptığını, İcra Müdürlüğünden borçlunun malvarlığı üzerine haciz konulmasını talep ettiğini, İcra Müdürlüğünce borçlunun temyiz kudretinin yerinde olup olmadığı, borcun bulunup bulunmadığı iddialarıyla derdest olan davalar bulunduğu gerekçesiyle haciz talebinin reddedilmesinin usulsüz olduğunu, icra müdürlüğünün anılan kararın gerekçesinde belirttiği hususları inceleme ve değerlendirme yetkisi bulunmadığını ileri sürerek 15.06.2017 tarihli müdürlük kararının iptali ile haciz işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul Vakıflar 2....
Buna göre tebliğ memuru, beyanını aldığı kapıcının imzasını almadığı gibi imzadan imtina durumunu da belirlemeden tebliğ işlemini tamamlamış olmakla, anıla tebliğ işlemi 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 21/1 ve 23/7. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliğinin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine uygun yapılmadığından, usulsüzdür.İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. Öte yandan, İİK'nun 134/7. maddesinde ise satış ilanının tebliğ edilmemesi halinde şikayet süresinin öğrenme tarihinden başlayacağı düzenlenmiştir.7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir....


