WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Asliye Hukuk Mahkemesinin ------Sayılı dosyası ile iflas ettiği, asıl dava davacının 28.11.2019 tarihli duruşmaya katılmayarak dosyanın işlemden kaldırıldığı ve bu sebeple davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, birleşen dosyada, davacının, davaya konu menteşelerin satışı sebebiyle davalı şirket adına düzenlediği faturaların ödenmemesi üzerine icra takibi başlattığı,----- İcra Müdürlüğünün ( Eski adı:----- İcra Müdürlüğü)------....

Somut olayda kat malikleri adına yöneticinin açtığı davada kat mülkiyetine konu apartmanın ayıplı inşaa edildiği iddiasıyla müteahhit davalının sorumluluğuna gidilmesi talep edilmiştir. Ayıptan sorumluluk iddiası, kural olarak, ayıba konu sözleşmenin tarafları arasında gündeme gelir. Apartmandaki ayıp iddiasına konu alanların çatı ve zemin izolasyonu gibi ortak alanlara ilişkin olması doğrudan yönetimi kat mülkiyetinin kurulmasından önce gerçekleşmiş bir sözleşmenin tarafı kılmaz. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2017 tarihli, 2017/13-689 E., 2017/1686 K. sayılı kararında da aynı ilke benimsenmiştir. 32. Tüm bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık irdelendiğinde; dava konusu tazminat iddiasının temeli sözleşmenin ayıplı ifası nedenine ve bu hakkın devamı olarak tüketiciye tanınan seçimlik yetkilere dayandığından site yönetimine kat malikleri kurulunca yetki verilmiş olması, somut olay bakımından, yönetimin dava açma ehliyetinin bulunduğunu kabule yeterli sayılamaz....

Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Dosya içerisine; davacı vekili tarafından ihtarname, teknik servis raporları, formları, mail çıktıları, faturalar ibraz edilmiş, ilk açılan davada bilirkişi refakatinde mahallinde keşif yapılarak, bilirkişi heyeti raporlarını ibraz etmiş, raporda ürünün ayıplı olduğuna dair net bir tespit yapılamamıştır.6102 sayılı TTK 23 maddesi hükmü yollamasıyla TBK. m. 231. maddesi uyarınca satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/392 Esas KARAR NO : 2023/415 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 10/02/2023 KARAR TARİHİ : 26/04/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle, Davalı şirketin ön ödemeli konut satış sözleşmeleri uyarınca konut satışı gerçekleştirmek suretiyle ticari faaliyet gösteren bir inşaat firması olduğunu, Bakırköy .......

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/389 Esas KARAR NO : 2023/414 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 10/02/2023 KARAR TARİHİ : 26/04/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle, Davalı şirketin ön ödemeli konut satış sözleşmeleri uyarınca konut satışı gerçekleştirmek suretiyle ticari faaliyet gösteren bir inşaat firması olduğunu, Bakırköy ......

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava, 16-17 Temmuz 2015 tarihinde meydana gelen heyelan nedeniyle oturulamaz durumda kalan bina ve eklentilerinin bedelinin, bölgenin imara kapatılması nedeniyle arsa rayiç değer kaybının, ağaçların ve ürün bedellerinin, oluşan kira kaybının ve ev eşyalarında meydana gelen zararların tazmini için 5.000,00-TL maddi tazminatın (Islah dilekçesi ile maddi tazminat istemi toplam 194.732,00-TL'ye çıkartılmıştır.) heyelan tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, evden ve mahalleden tahliye edilmesi, yeni konut tahsis edilmemesi, idarelerden heyelan sonrası yeterli desteğin görülmemesi nedeniyle maruz kaldıkları üzüntü sebebiyle de 100.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. ......

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2015 yılında vermiş olduğu bir kararında , gelir paylaşımına dayalı inşaat sözleşmesini kanuni tipe uygun olmayan atipik bir karma sözleşme olarak nitelendirdikten sonra bu sözleşmeye dayanılarak meydana getirilen bağımsız bölümlerden satın alan tüketicinin arada sözleşme ilişkisi olmayan arsa sahibine dava açıp açamayacağına ilişkin yaptığı değerlendirmede, gelir paylaşımlı inşaat sözleşmelerine dayalı olarak bağımsız bölüm satın olan tüketicileri Mülga 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 11. maddesi ile malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketiciye tanınan tüm haklardan olmasa bile tüketicinin aynen ifaya veya sözleşmeden dönmesi halinde peşin yatırılan bedelin iadesine yönelik isteklerinden arsa sahibinin üretici sıfatıyla sorumlu olduğunu kabul etmektedir. Yargıtay, söz konusu kararında “Tüketici hukukunda, tüketicinin korunması asıldır....

tekeffül sorumluluğu olmadığından, alıcıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını hususu yerleşik Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğunu, bu nedenle işbu davanın müvekkil şirketi yönünden husumet sıfatı bulunmaması bağlamında pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddinin gerektiğini, davanın hak düşürücü sürelerin geçirilmesi sebebiyle usulden reddi gerektiğini, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c bendi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir....

Dolayısıyla HMK 128. maddesi gereği ileri sürülen maddi vakaları inkar etmiş sayılmıştır....

Her ne kadar davacı vekili tarafından, davacının davalıdan hurda olarak satın aldığı ve parçalarını satmak sureti ile kazanç elde etmeyi amaçladığı aracın gizli ayıplı olduğu iddiası ile uğramış olduğu maddi zarar ile kazanç kaybının davalıdan tahsili istemi ile eldeki dava açılmış ise de; tüm dosya kapsamından ve dosyada mevcut satış ilanlarından da anlaşıldığı üzere davacının hurda olarak satın aldığı aracın parçalarını ayrı ayrı ilana koymak sureti ile kazanç elde etmeyi amaçladığı, davaya konu talebinin de bu kazançtan kaybettiği tutara ilişkin olduğu, 6502 sayılı yasanın 3/k maddesinde tüketicinin "bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişi" olarak tanımlandığı, ancak davaya konu aracın ticari kazanç elde etmek amacıyla davalıdan satın alındığı, bu halde davacının 6502 sayılı yasada tanımlanan tüketici konumunda olmadığı, 6502 sayılı yasanın 73/1 maddesi uyarınca tüketici mahkemelerinin tüketici işlemleri ile...

UYAP Entegrasyonu