Tebliğ değişikliği ile yatırımcı, hangi aracı kurumda gerçek hesap açıp işlem yapmak istiyorsa öncesinde aynı aracı kurumdan bir demo hesap açma zorunluğunun getirildiğini, ancak şirket tarafından ayıplı hizmet ifasının söz konusu olduğunu, hizmet sağlayıcısının hizmeti sözleşmeye uygun olarak ifa etme yükümlüğünü yerine getirmediğini, Foreks işlemlerinin ana unsurunun kaldıraç uygulaması olduğunu, bu uygulamanın yüksek kazanç elde etme fırsatı sunduğu gibi yüksek kayıplara da uğramasına sebep olduğunu, dolayısıyla bilgilendirilmeyen müvekkilinin mağdur edildiğini, ayıplı hizmetten kaynaklı olarak müvekkilinin uğramış olduğu zarar nedeniyle şimdilik 365 bin USD'nin ...günü saat ...'...
ulaştırılan parçalarla birlikte makine kullanılmak istenildiğinde yeni arızaların meydana geldiğini, dava konusu maske üretim makinesinden hiçbir fayda sağlanamadığını, maske üretim makinesinde tespit edilen gizli ayıpların, davalı tarafça giderilmediğini, uzayan süreç sonununda makinenin müvekkilinin kendi çabalarıyla kullanıma hazır hale getirebildiğini, müvekkilinin maddi kaybının karşılanmadığını, müvekkilinin, davalıdan satın aldığı maske makinesine güvenerek birçok sipariş aldığını, ancak makinenin ayıplı olması ve ayıbın giderilmemesi nedeniyle kazanç ve itibar kaybı yaşadığını bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107 uyarınca açılan belirsiz alacak davasının kabulü ile müvekkilinin ayıplı ifa nedeniyle doğan zararına yönelik ileride artırılmak üzere şimdilik 10.000 TL'nin davalıdan avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, ayıplı ifa nedeniyle sözleşmenin feshi, yapılan ödemenin iadesi ve ayıplı imalâtın söküm bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Eser sözleşmesi ilişkilerinde ayıp, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı niteliklerin bulunmaması ya da olmaması gereken bozuklukların olması şeklinde tanımlanmaktadır (Yargıtay 15. H.D. 13.11.2017 gün 2016/4967 Esas 2017/3924 Karar sayılı ilâmı). Sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde eser sözleşmelerinde ayıp halinde iş sahibinin seçimlik hakları gösterilmiştir....
TBK'nun 472/1. maddesine göre, işin yapımında kullanılacak malzemenin yüklenici tarafından sağlandığı durumda, yüklenici bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı satıcı gibi sorumlu olacaktır. TBK'nun 475. maddesi ile de, eserin ayıplı yapımı nedeniyle yüklenicinin sorumluluğu ve iş sahibinin seçimlik hakları düzenlenmiş olup, ayıbın giderilmesi için eserin ücretsiz onarımını isteme hakkı ile genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı, seçimlik haklar arasında kabul edilmiştir. Diğer taraftan; 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4/2. maddesinde, ayıplı mal satımı nedeniyle tüketicinin satıcıya karşı olan seçimlik hakları düzenlendikten sonra, "... tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı-üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir" denilerek ayıplı mal imalatçısının sorumluluğu kabul edilmiştir....
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın davacıya kasko sigortası ile sigortalı -------- plakalı aracın 19/09/2020 tarihinde yol üzerinde arızalanarak yanması suretiyle tamamen kullanılmaz hale gelmesinden sonra dava dışı sigortalısına 200.900,00 TL ödeme yapan davacının TTK 1472 uyarınca halefiyet nedeniyle davalı satıcı ---------- Şti ve davalı ithalatçı --------- Şti'nden ayıplı ifa nedeniyle müteselsilen tazminat talebine ilişkin başlattığı,------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacının TTK 1472 uyarınca dava dışı sigortalısının yerine geçtiği, bu sebeple dava dışı sigortalısının hukuki durumuna tabi olduğu, bu sebeple davacının alacağının dava dışı sigortalı ile davalı satıcı arasındaki satım sözleşmesine dayandığı, alacağın temelinin de ayıplı ifadan kaynaklanan tazminat talebi olduğu, yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca davacının ayıplı ifa bulunduğunu (yani kötü ifayı/borca aykırılığı) ispatlamakla yükümlü olduğu, yukarıda atıf yapılan...
Mahkemece, Davanın kısmen kabulü ile 4.743-TL'nin 30.01.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin 100-TL istemin reddi karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı, dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde geç teslim nedeniyle kira tazminatı, ayıplı işler nedeniyle değer kaybı ve yine ayıplı işler nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece yalnızca kira tazminatı yönünden kısmen kabul kararı verilmiş olmakla davacının ayıplı işler nedeniyle değer kaybı ve maddi-manevi tazminat talebine ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, ayıplı ifa, nedeniyle aynen ifa olmazsa bedeli olan 16.280,00 TL'nin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Davacı, ayıptan kaynaklı TBK 475'e göre alacak talebinde bulunmamış, genel hükümlere göre tazminat talebinde bulunmuştur. Genel hükümlerde bu husus ile ilgili TBK m.112'de borcun gereği gibi ifa edilmemesi hali öngörülmüş ve bu durumda alacaklının talep hakkı olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle davacının eser sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklı ikame ettiği tazminat davası ile ilgili ayıp ihbarında bulunmasına gerek yoktur, zira ayıpla ilgili seçimlik hakların kullanılması talep edilmemiş, doğrudan zarar kalemleri belirtilerek tazminat talep edilmiştir. Aldırılan heyet raporunda davalının edimini gereği gibi ifa etmediği belirtilmiş ve davacının alacak kalemleri hesaplanmıştır. Sonuç olarak; davacının, 36.363,47 TL ödenen faturalar bedeli, 36.689,00 TL araç onarım bedeli ve 5.609,00 TL araç mahrumiyet zararı olmak üzere; toplam 78.661,47 TL tazminat talep edebileceğine dair aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir....
Asıl dava, 275.749,40 TL bakiye iş bedeli alacağına; karşı dava ise, sözleşmenin feshinin tespiti, eksik-ayıplı ve geç geç ifa nedeniyle cezai şart, gecikme tazminatı, kâr kaybı ve tazminat taleplerine ilişkindir. Kaldırma kararı sonrasında, mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda davalı-karşı davacı vekiline karşı dava dilekçesindeki ilgili kalemler yönünden harca esas değer bildirmesi ve ayıplı ifa nedeniyle zarar talebinin hangi ayıplardan dolayı oluşan ne gibi zararlar olduğunu açıklaması için süre verilmesine rağmen, davalı-karşı davacı vekilince sunulan 30.01.2023 tarihli açıklama dilekçesinde feshi istenen "sözleşme bedeline" ilişkin ilişkin bir miktar yazılmadığı gibi harca esas değer bildirilmesi istenen diğer 3 kaleme ilişkin olarak da ayrıca bir harca esas değer bildirilmemiş, ayrıca ayıplı ifa nedeniyle zarar talebinin hangi ayıplardan dolayı oluşan ne gibi zararlara ilişkin olduğuna dair de bir açıklama yapılmamıştır....
DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklı eksik-ayıplı ifa nedeniyle tazminat ve cezai şart talebi istemi HÜKÜM : Kararın kaldırılması-gönderme İSTİNAF EDEN : Taraf vekilleri Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı eksik-ayıplı ifa nedeniyle tazminat ve cezai şart talebi istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....


