"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Taraflar arasındaki ayıplı araç davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 06/01/2015 tarihinde davalıdan araç satın aldığını, dokuz ay sonra servis kontrolünde, aracın sol arka kapısında boya yoğunluğu olduğunun tespit edildiğini bu durumda aracın üretim hatasından kaynaklı ayıplı olduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesini ve yaşadığı manevi üzüntü nedeni ile de 10.000 TL tazminata hükmedilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir....
Uyuşmazlık; dava konusu olayda “ayıplı ifa” mı, yoksa “eksik ifa”nın mı söz konusu olduğu; burada varılacak sonuca göre satıcının sorumluluğuna gidilebilecek ihbar ve zaman aşımı süreleri ile talep hakkının kapsamının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır. Davacı tüketici olduğuna göre, tüketici hukuku ile ilgili ayıba ilişkin düzenleme, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 4. maddesinde yer almaktadır....
Mahkemece, davacının ticari sayılan bir iş yürütmekte olduğu ve dava konusu ticari aracı bu işte kullandığı, buna göre tüketici sıfatının bulunmadığı, dava konusu araçta üretimden kaynaklı açık veya gizli ayıp bulunmadığı, aracın onarım için servise tesliminden sonra makul süre içinde tamirin tamamlanmadığı, ayıplı hizmetin bulunduğu ve bundan davalı ... ... AŞ 'nin sorumlu tutulamayacağı, davacının onarım süresi içinde ticari faaliyetini sürdürmesi için başka bir araç kullanmak zorunda kaldığı, kiralama nedeniyle maddi zararının oluştuğu, dava konusu ayıplı hizmetin davacının kişilik haklarına zarar verici nitelikte olmadığı, manevi tazminat talebinin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ilişkin talebin reddine, tamir süresinin uzadığı iddiasına dayalı talep yönünden ... AŞ hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2.000 TL maddi tazminatın davalı ... ......
KARAR Davacılar,.... turuna katılmak amacıyla paket tur sözleşmesi imzaladıklarını, aynı zamanda tur programının iptali halini düşünerek turu sigortalattıklarını, geziye katılmak için 27.08.2011 tarihinde havalimanına gittiklerini ancak pasaportlarında küçük bir yırtık olması dolayısıyla uçağa alınmadıklarını, tur şirketi görevlileri ile derhal irtibata geçtiklerini, onların da kendilerine yardımcı olmadığını ileri sürerek eksik ve ayıplı ifa nedeniyle herbir davacı için 2.312,50'şer TL olmak üzere toplam 9250 TL maddi tazminat ile 18.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulüne, manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiş; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir. Dava paket tur sözleşmesinin eksik ve ayıplı ifa edilmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ... Hazır Beton San. Ve Tic.A.Ş.'nin üreticisi olduğu hazır betonu konut amaçlı inşaatında kullanmak üzere diğer davalıdan satın alıp, aldığı betonun isteği kalitede olmayıp ayıplı olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek ayıplı mal satışı nedeniyle 4.200 Tl maddi zarar, 300 Tl kira kaybı ile 5000 Tl manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemiştir....
Mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, maddi tazminat talebi yönünden; davacının ayıplı mal nedeniyle 15.825,00 TL'nin dava tarihinden itibaren, 16.863,10 TL'nin de ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 32.688,10 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazla ödemeye ilişkin talebinin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar erilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Uyuşmazlık; dava konusu olayda “ayıplı ifa” mı, yoksa “eksik ifa”nın mı söz konusu olduğu; burada varılacak sonuca göre satıcının sorumluluğuna gidilebilecek ihbar ve zaman aşımı süreleri ile talep hakkının kapsamının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır. Davacı tüketici olduğuna göre, tüketici hukuku ile ilgili ayıba ilişkin düzenleme, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 4. maddesinde yer almaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4....
Dava konusu taşınmazdaki şöminenin yapılmamış olması, alıcının satın alma kararını etkileyen, taşınmazın değerini azaltan bir husus olup, edimin ifasındaki bu yöne ilişkin eksiklik nedeniyle, somut olayda 4077 sayılı yasada düzenlenen “ayıplı ifa” değil “eksik ifa” söz konusudur. İşin yapılmayan kısmının teslim ve muayenesi söz konusu olamayacağından iş sahibinin eksik ifa yönünden ihbarda bulunmasına veya ihtirazı kayıtta bulunmasına gerek yoktur. İş sahibinin muayene ve ihbar yükümlülüğü yalnızca ayıplı ifalar içindir.4077 sayılı yasanın 4. maddesinde ayıplı ifa düzenlenmiş, 30. maddesinde ise bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümleneceği açıklanmıştır. Sözleşmeden kaynaklanan edimin ifasındaki söz konusu eksiklik nedeni ile davacının, zaman aşımı süresinde satıcının sorumluluğuna gidebileceği Yargıtay'ında benimsemiş olduğu bir görüştür....
(3) Sözleşmeye konu olan malın, sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajının satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa olarak değerlendirilir. Malın montajının tüketici tarafından yapılmasının öngörüldüğü hâllerde, montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle montaj hatalı yapılmışsa, sözleşmeye aykırı ifa söz konusu olur. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’nun 9 uncu maddesi: (1) Satıcı, malı satış sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür....
Asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye yönelik feshi nedeniyle davacı yüklenicinin tapu iptali ve tescil, mümkün olmaz ise tazminat istemine ilişkindir. Karşı dava, sözleşmenin ileriye etkili feshi nedeniyle müspet zarar kapsamındaki eksik ve ayıplı işler bedeli ile gecikme tazminatının tahsili istemine ilişkindir. 818 sayılı BK'nın 81. (TBK'nın 97.) maddesine göre, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifasını talep eden kimse sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, kural olarak kendi borcunu ifa etmedikçe karşı taraftan edimin ifasını isteyemez. Karşı davacı arsa sahibinin sözleşmeden doğan haklarını, teminat altına alabilmek amacıyla elde tutulan bağımsız bölüm veya bölümlerin eksik ve ayıplı işleri tamamlamadan veya eksik ve ayıplı işleri bedeli ile gecikme tazminatı ödenmeden, sözleşmeye uygun olarak teslim olgusunun gerçekleştiği kabul edilemeyeceğinden, davacı yüklenici tescile hak kazanamaz....


