WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Maddesinin uygulama imkanı olmadığı -------istikrar kazanmış içtihatlarıyla kabul edilmiştir ----- Mahkememizce yapılan değerlendirmede, taraflarca vakıalar ileri sürüldükten sonra vakıanın hukuki nitelendirmesinin hakimin görevi olduğu, bu sebeple davanın belirtildiği gibi eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ifa nedeniyle açılmış tazminat davası olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde haksız fiile değil, taraflar arasında servis/bakım hizmetine dair sözlü akdedilmiş, niteliği eser sözleşmesi olan hukuki işleme (sözleşmeye) dayanıldığı, bu sebeple yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri ve istinaf ilamı dikkate alındığında yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa edileceği yer (yerine getirildiği yer) veya yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan yer olacağı, taraflar arasında herhangi bir yetki sözleşmesi bulunmadığı, bu sebeple davalının yerleşim yeri veya sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemelerinden birinin yetkili olacağı, bu yerlerin her ikisinin de ----- olduğu, yetki...

Sonuç itibariyle yerel mahkemenin satış sözleşmesinin davalı Şirket tarafından ifa edilememesi nedeniyle diğer davalı Belediyenin güven sorumluluğu gereğince davada sıfatının bulunduğu yönündeki direnme gerekçesi usul ve yasaya uygun olup yerindedir. " b. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un, "Ayıplı Mal" kenar başlıklı 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: “Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir.... ” şeklindedir....

Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir.... ” şeklindedir. c. 4077 sayılı Kanun'un, "Ayıplı Mal" kenar başlıklı 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir; "...Bu talepler zarara sebep olan malın piyasaya sürüldüğü günden başlayarak on yıl sonra ortadan kalkar. Ancak, satılan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz." d. 4077 sayılı Kanun'un, "Ayıplı Mal" kenar başlıklı 30 uncu maddesi şöyledir; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır." e. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) "On Yıllık Zamanaşımı" kenar başlıklı 146 ncı maddesi şöyledir; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.” f....

Taraflar arasında, sterilizasyon ünitesi kurulmasına ilişkin eser sözleşmesi yapılmış, davacı iş sahibi iş bu dava ile eserin ayıplı olduğunu iddia ederek ayıplı ifa nedeniyle ayıpbın rezive yaplarak giderilmesini ve tazminat isteminde bulunmuş, davalı yüklenici ise ayıplı ifa olmadığını, kullanımda ve periyodik bakımda gerekli parçaların değiştirilmemesinden kaynaklanan sorunlar yaşandığını ileri sürmüş olup uyuşmazlık ayıplı ifa bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise ayıplı ifadan kaynaklanan talepler olarak davacının taleplerinin yerinde olup olmadığı hususundadır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında bilirkişilerden ayrı ayrı raporlar alınmış ise de, uyuşmazlık hususu alınan raporlarla açıklığa kavuşturulmamıştır ve raporlar hüküm kurmaya elverişli olmadığından hükme esas alınamaz....

Davacı tarafından, 22/09/2021 tarihinde 34.499,00 TL bedelle bilgisayar alındığı, bilgisayarın ayıplı olması nedeniyle davacı tarafından 16/02/2022 tarihinde 52.308,00 TL bedelle başka bir bilgisayar satın alındığı anlaşılmıştır.Somut olayda davacının menfi zararı yani edimin ayıplı ifa edilmiş olması nedeniyle uğramış olduğu zarar, ayıplı ifa nedeniyle almak zorunda kaldığı bilgisayar ücreti olan 52.308,00 TL ile ayıplı bilgisayar bedeli olan 34.499,00 TL arasındaki fark olan 17.309,00 TL'dir. Bilirkişi raporunda menfi zarar hesabı yapılırken davalı tarafından ayıplı bilgisayarın bedel iadesini geç ödemesi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı faiz ve icra giderleri de hesaplamaya dahil edilmiş ise de, ayıplı ürünün salt değerinin dışındaki işlemiş faiz ve icra giderlerinin iadenin zamanında yapılmamasından kaynaklı olması nedeniyle hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiği kanaatine varılmış ve bilirkişi heyetinin görüşüne itibar edilmemiştir....

Dava konusu sosyal tesislerin, mülkiyeti Toki’ye ait olan 518 ada üzerinde yapılmış olması, alıcının satın alma kararını etkileyen, taşınmazın değerini azaltan bir husus olup, edimin ifasındaki bu yöne ilişkin eksiklik nedeniyle, somut olayda 4077 sayılı yasada düzenlenen “ayıplı ifa” değil “eksik ifa” söz konusudur....

Dava konusu sosyal tesislerin, mülkiyeti Toki’ye ait olan 518 ada üzerinde yapılmış olması, alıcının satın alma kararını etkileyen, taşınmazın değerini azaltan bir husus olup, edimin ifasındaki bu yöne ilişkin eksiklik nedeniyle, somut olayda 4077 sayılı yasada düzenlenen “ayıplı ifa” değil “eksik ifa” söz konusudur....

Dava konusu sosyal tesislerin, mülkiyeti Toki’ye ait olan 518 ada üzerinde yapılmış olması, alıcının satın alma kararını etkileyen, taşınmazın değerini azaltan bir husus olup, edimin ifasındaki bu yöne ilişkin eksiklik nedeniyle, somut olayda 4077 sayılı yasada düzenlenen “ayıplı ifa” değil “eksik ifa” söz konusudur....

Dava konusu sosyal tesislerin, mülkiyeti Toki’ye ait olan 518 ada üzerinde yapılmış olması, alıcının satın alma kararını etkileyen, taşınmazın değerini azaltan bir husus olup, edimin ifasındaki bu yöne ilişkin eksiklik nedeniyle, somut olayda 4077 sayılı yasada düzenlenen “ayıplı ifa” değil “eksik ifa” söz konusudur....

Bu kapsamda "ayıp" ile "sözleşmeye aykırı ifa (aliud ifa)" kavramlarının açıklanmasında yarar bulunmaktadır. Ayıp, taraflar arasındaki sözleşme ile kararlaştırılan vasıfların eksikliği veya kararlaştırılmamış olsa dahi dürüstlük kuralı gereğince satılan üründe bulunması gerekli vasıfların eksikliği iken; sözleşmeye aykırı ifa (aliud ifa), satım sözleşmesinde öngörülen özelliklerde mal teslimi yapılmaması halinde ayıplı teslim değil, satılandan başka birşeyin teslimi (aliud teslimi) söz konusudur. Ayıplı ifa halinde ayıplı olsa da bir ifa mevcutken, aliud ifada ise sözleşme hiç ifa edilmemiş kabul edilmektedir. Bu nedenle aliud ifa halinde yüklenici, ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre değil, borcun hiç ifa edilmemesine ilişkin TBK'nın 112. ve devamı maddeleri hükümleri uyarınca sorumlu tutulmalıdır....

UYAP Entegrasyonu