Dava; miras yoluyla intikal, taksim ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuksal sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddeleri gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Dosya içinde bulunan mirasçılık belgesine göre; miras bırakan...15.04.1985 tarihinde ölmüş olup, geriye mirasçı olarak davacıyla birlikte dahili davalı olarak davaya dahil edilen ..., ... ve ...’u bırakmıştır.Miras bırakanın ölüm tarihine göre, terekesi elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi bulunmaktadır....
nun 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 23/09/2013 günü oy birliği ile karar verildi....
Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK.nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” denilmiştir. Aynı kanun maddesinde yazılı her üç neden ayrı davaların konusudur....
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereği açılan mera sınırlandırmasının iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesinde, uyuşmazlık konusu taşınmazın babası ...’den kendisine kaldığını bildirmiştir. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar da aynı beyanda bulunmuşlardır. Paylaşımdan söz etmemişlerdir. Dairenin 8.6.2010 tarih ve 2010/743 Esas, 2010/3104 Karar sayılı geri çevirme yazıları üzerine gönderilen muris ... ...’a ait nüfus aile kayıt tablosuna göre, ...’in 19.4.2003 tarihinde öldüğü, davacı ... dışında birçok mirasçısının bulunduğu saptanmıştır....
Ancak, uzman bilirkişiler 19.9.2011 günlü raporlarında özetle; 1990 yılına ait hava fotoğrafı ile 2008 yılına ilişkin uydu fotoğraflarının bilgisayar ortamında taranması sonucunda günümüz itibariyle yapılan incelemede dava konusu yerin tarımsal faaliyette kullanılan ve dava dışı 1141 nolu parselle bütünlük arz eden özellikte olduğunu dava konusu taşınmazın zilyetlik sınırının belli olmadığını açıklamışlardır. Uzman bilirkişilerin raporları dikkate alındığında takdiri delil olan tanık beyanlarına itibar edilmeyerek kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır. Ancak, Hazinenin TMK.nun 713/6. maddesine dayalı talebiyle ilgili olarak olumlu yada olumsuz bir karar verilmediği görülmüştür. Öte yandan, TMK.nun 713/1. maddesine dayalı olarak açılan davaların kamusal niteliği ağırlıklı olan dava türlerinden olup bozma ilamına uyulması tarafları için lehte ve aleyhte usuli kazanılmış hak teşkil etmeyeceği kuşkusuzdur....
Mevkiinde bulunan 25 – 30 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının vekil edenleri yararına oluştuğunu iddia ederek, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmüne göre davacı vekil edenleri adına tescilini istemiştir.Davalı ... ve ... Köyü Tüzel Kişiliğine yöntemine uygun bir biçimde dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamışlardır.Davalı Hazine vekili, uyuşmazlık konusu taşınmazın ormanla ilişkisinin bulunduğunu, orman araştırmasının yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini ve taşınmazın Hazine adına tescilini savunmuştur. Mahkemece, teknik bilirkişi......
Mahkemenin 30.06.2020 tarihli ve 2019/592 Esas, 2020/402 Karar sayılı kararıyla, Kadastro Kanunu 12/3 maddesi gereğince, tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı, bu sebeple davacı tarafın, taşınmazın tespit tarihi olan 1959 yılından önceki zilyetliğe hak düşürücü süre sebebiyle dayanamayacağı, tespit tarihinden sonraki zilyetlik yönünden ise, TMK 713/1 maddesine göre taşınmazın tapuda kayıtlı olması ve 713/2 nci maddesinde belirtilen maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan taşınmazlardan olmaması sebebiyle, olağanüstü zamanaşımı yoluyla iktisap edilecek taşınmazlardan olmaması sebebiyle, davanın reddine karar verilmiştir. 4. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5....
Davacının, 270 ada 3 parsel sayılı taşınmazın güneyindeki çekişmeli taşınmaz bölümüne ilişkin davası, 4721 sayılı TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun 14. ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, anılan Kanunun 713/3. maddesi uyarınca bu nitelikteki davalarda husumetin Hazinenin yanı sıra ilgili kamu tüzel kişilerine de yöneltilmesi gerekmektedir. Eldeki dava, Hazineye husumet yöneltilerek açılmış olup, ne varki, hüküm tarihinden önce 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Yasa hükümleri uyarınca, taşınmazın bulunduğu ... İlçe Belediye Başkanlığı ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı' nın da ilgili kamu tüzel kişileri olarak davada yer almaları gerektiği gözden kaçırılarak, Mahkemece yöntemince taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm kurulması cihetine gidilmiştir....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kazanmayı sağlayan imar ve ihya ile zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil davasıdır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 23.08.1979 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması vardır. Mahkemece, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava, TMK.'nun 713. maddesi hükümlerine göre açılmış tescil davasıdır. Böyle bir davada TMK.'nun 713/4. maddesine göre tescile konu edilen yerin gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunması gerekir....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca zilyetliğe dayalı olarak tescil istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; dava, TMK'nın 713. maddesi hükümlerine göre açılmış tescil davası olduğuna göre böyle bir davada TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca davanın, yasal hasım olan Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliğine birlikte yöneltilmesi zorunludur....


