Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, "aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya yirmi yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir" hükmüne yer verilmiştir....
ın 1986 yılında öldüğünü, davalı ... tarafından taşınmazın kendisine devredilmesi gerekirken diğer davalı ...'e devredildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre davacı taraf, TMK'nun 713/1 maddesine dayalı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve 713/2 maddesindeki '' ölüm '' hukuki nedenlerine dayanarak eldeki davayı açmıştır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın olağanüstü zamanaşımı yoluyla iktisabı mümkün değildir. Ancak kanunun açıkça izin verdiği ayrık durumlarda tapulu bir taşınmazın tamamının veya belli bir payının koşulları oluştuğu takdirde olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılması mümkün olabilir. Kanunda düzenlenen ayrık hallerden biri de, TMK'nın 713/2. maddesidir....
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak açılan TMK. nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava Hazine ve Sarıt Köyü Tüzel kişiliğine yöneltilmiştir. Dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğine dair mazbatada tebliğin Sarıt Mahalle Muhtarına yapıldığı, yine TMK.nun 713/4. maddesi uyarınca yapılan ilana ilişkin tutanağın mahalle muhtarı tarafından imzalandığı görülmüştür. Teknik bilirkişi raporunda; tesciline karar verilen taşınmazın Gaziantep Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde olduğu açıklanmaktadır....
Dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal, taksim, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Dava konusu 103 ada 129 parsele ait kadastro tutanağında; senetsizden, kadimden beri ham toprak niteliğinde olup, hiç bir özel ve tüzel kişinin zilyet ve tasarrufunda bulunmadığı, ileride ekonomik yarar sağlanacak yerlerden olduğu belirlendiğinden Hazine adına 14.06.1999 tarihinde 154.000 m2 yüzölçümünde ve "Ham Toprak" niteliğinde tesbit edildiği, tutanağın itiraz edilmeden 29.01.2000 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Tutanaktaki açıklamalar taşınmazın TMK. nun 715. maddesi paralelinde düzenlenen ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/c bendi uyarınca özel mülkiyete konu olmayacak yerlerden olduğu kanaatini uyandırmaktadır....
Mahkemece, 1952 yılı memleket haritası üzerinde inceleme yapılmışsa da dayanağı hava fotoğrafı getirtilmemesi, tescil harici bırakılma sebebi ve çekişmeli taşınmaza komşu, tescil davası sonucunda kişiler adına tesciline karar verilen veya halen davası devam eden taşınmaz bulunup bulunmadığı araştırılarak bunlara ilişkin dava dosyaları getirtilerek değerlendirilmemiş, yörede imar uygulaması yapılıp yapılmadığı, hangi tarihte yapılıp kesinleştiği, çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamına alınıp alınmadıkları yönünde de araştırma yapılmamıştır. Bilindiği üzere imar-ihyaya muhtaç olan bir yer imar planları kapsamına alınmış ise o tarihten sonra imar-ihya yoluyla edinilmesi mümkün bulunmamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Gayrimenkul Dairelerinin kararlılık kazanmış uygulamalarına göre; imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten, imar planları kapsamına alındığı tarihe kadar 20 yıllık kazanma süresi dolmuş ise bu tür yerlerin zilyetlik yoluyla edinilmesi olanak dahilindedir....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu, 1952 yılında 3116 sayılı Kanun gereğince yapılmış ve kesinleşmiştir. 2001 yılında 2B madde uygulaması ve aplikasyon yapılmış, 19/8/2001 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir. İncelen dosya kapsamına göre, dava davacı gerçek kişi tarafından, davalı ......
Somut olaya gelince; davacı yan, TMK'nin 713/2. maddede düzenlenen bilinmeme ve ölüm nedenlerinin her ikisine birden dayanmıştır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nin 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, "Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya yirmi yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir" hükmüne yer verilmiştir....
İlgili Hukuk Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanun'un açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK’nın 713/2 nci maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, “Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” denilmiştir. 3. Değerlendirme 1. Dava konusu taşınmaz, 1983 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, Trabzon ili, .... ilçesi, .......
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır. Taşınmazın bulunduğu yerde 766 sayılı Kanun gereğince 1965 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosu bulunmaktadır. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava, tescil niteliğinde olup, Türk Medenî Kanununun 713/4. maddesinde belirtilen ilân şartı yerine getirilmemiştir. Ayrıca, dava konusu taşınmaz ve komşu parsellerin kadastro paftasındaki konumu gösterilmemiş, kadastro sırasında, taşınmazın niçin tescil harici bırakıldığı gerektiği gibi araştırılmayarak, usulünce orman ve zilyetlik araştırması yapılmamıştır....
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddeleri gereğince açılan tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır....


