Öte yandan, dava konusu taşınmazın genel harman yeri olarak kullanıldığı keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla ve tüm dosya kapsamıyla saptandığına göre, bu tür yerler üzerinde sürdürülen zilyetlik hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz. Zilyede de herhangi bir hak bahşetmez. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi gereğince bu yerlerin orta malı olarak sınırlandırılması yapılır. Bundan ayrı, her ne kadar Hazinenin tescil isteği bu davayla değil açılacak bağımsız bir davayla görülür şeklinde gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu yöndeki görüşü yerinde değildir. Hazine TMK. nun 713/1. maddesine dayalı olarak açılan tescil davalarında aynı kanunun 6. fıkrası gereğince aynı davada tescil isteğinde bulunabilir. Hazine harca tabi olmadığından usulüne uygun dilekçe vermesi ve beyanda bulunması da yeterli görülür....
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK. nun 713/2. fıkrasında yer alan maliki 20 yıl önce ölmüş, hukuki sebebine dayalı olarak TMK. nun 713/1-2. fıkraları gereğince açılan iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu ½ pay satış yoluyla 13.3.1957 tarihinde ... adına intikal görmüştür. Dosya arasında bulunan veraset belgesine göre, kayıt malikinin tek mirasçısının ... Yalkın olduğu saptanmıştır. Daha önce Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde, davacılar tarafından Eyüp Belediye Başkanlığı ile Maliye Hazinesine karşı aynı konuda TMK. nun 713/2. fıkrasına dayalı olarak dava açılmış, kayıt malikinin mirasçısı ... Yalkın’ın davaya dahil edilmesi ile davanın yürütülmesi yoluna gidilmiştir. Mahkemece, açılan bu davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiş, 8....
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal ve paylaşım hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece, davacının mülkiyetin tesbitini istemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Davacı başlangıçta dava dilekçesiyle tapu iptali ve tescil istediği doğrudur. Ne var ki, yapılan keşifte taşınmazın altında DSİ’ye ait kanalın geçtiği ve taşınmazın kamulaştırılmadığı belirlenmiştir. Dosya arasındaki bilgi ve belgelere göre, DSİ tarafından kanalın yapımına 1999 yılında başlanmış ve 2007 yılında bitirildiği anlaşılmıştır....
O halde, Hazinenin TMK. nun 713/6. maddesi uyarınca kendi adına tescile karar verilmesi yönündeki isteğinin açıklanan nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmiş bulunması TMK. nun 715, 999 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddesine aykırıdır. Öte yandan, her ne kadar Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün 19.07.2007 tarih ve B.07.0.BHM.0.01- 4313/664-25889 sayılı yazısı ile Hazine vekili ...'ın, 657 sayılı Yasanın 88. ve 175. maddeleri gereğince Elmadağ Belediye Başkanlığının avukatlığını ikinci görev olarak yürütmesine izin verildiği (Dairemize temyiz incelemesi için gelen başka dava dosyalarının kapsamından anlaşıldığı üzere) ve davada anılan izin kapsamında davalı ......
Davacı 2007-2008 yıllarında tapuya kaydedilen taşınmazlarla ilgili 1991 tarihindeki hukuki sebebe dayalı istekte bulunduğuna ve o tarihte taşınmazlar tapuda kayıtlı bulunmadığına göre, mahkemenin gerekçesinde yazılı bulunan TMK. md. 676-677-678'in bu davada uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu maddeler ancak, tapuya elbirliği mülkiyeti şeklinde kayıtlı bulunan taşınmazlar hakkında uygulanır. Dava tapusuz taşınmazların iptal ve tescil isteğine ilişkin olduğuna göre TMK md . 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14. maddesine dayalı dava olup, taraf delillerinin usule uygun olarak toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hukuki nitelendirme yanlış yapılmak suretiyle yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi doğru değildir...'gerekçesiyle bozulmuştur. Davalı vekili süresinde, Dairenin 05.06.2017 tarih ve 2015/5659 Esas, 2017/8319 Karar, sayılı bozma ilamının düzeltilmesini istemiştir....
Köyünde bulunan taşınmazın, tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adına tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle kısmen onanmış, kısmen bozulmuştur. Yargıtay 20....
Dava, kayıt malikinin ölümü nedeniyle kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/2 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddelerine gereğince açılan mirasın aktarılmasına yönelik tapu iptali ve tescil davasıdır. Mahkemece, davacı yararına TMK. nun 713/2. maddesindeki koşulların oluştuğu benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, 08.09.2011 tarihli oturumda verilen ara kararının üç nolu bendi gereğince; taraflarca delil listesinde bildirilen tanıkların açık ve somut adreslerinin bildirilmesi halinde, tanıklara davetiye çıkarılmasına karar verilerek dava gayrimenkulün aynına ilişkin olmasına rağmen davacı tanıkları yargılama oturumunda dinlenmiş, noksan harcın yasal hasım durumunda olan davalıya yükletilmesine karar verilmiştir....
Dava, TMK.nun 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda, tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK.nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir....
M.K.’nun 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden, 15 - 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir harita ve kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi ile üç orman yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar ve ihya ile zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, usulüne uygun zilyetlik araştırması yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir....
Dava; kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK.nın 713/2. fıkrasında düzenlenen “...maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan...” hukuki sebebine dayalı olarak TMK 713/2. fıkra gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nın 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir....


