WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Öte yandan TMK. nun 713/2. fıkrasında; “..aynı koşullar altında, maliki…... 20 yıl önce ölmüş….. bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir..” denilmektedir. Bu madde gereğince kazanmayı sağlayan zilyetlikle tapulu taşınmazın edinilmesi için aynı maddenin 1. fıkrasında açıklanan koşulların yerine gelmesi ve oluşması zorunludur. Biçimsel olarak olaya bakıldığında kayıt maliki ... hariç diğerleri yönünden TMK. nun 713/1 ve 2. fıkralarında öngörülen koşulların gerçekleştiği görülmektedir. Dava dilekçesinde de açıklandığı gibi, kayıt maliki ... 1973, ... 1966, ... ise 1999 yılında ölmüştür. Ne var ki, 1963 yılında yapılan ve 1965 yılında kesinleşen kadastroda taşınmazlar adı geçenler adına verasetten iştirak biçiminde tapuya kayıt ve tescil edilmiştir....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki sebebine dayalı olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. 2....

Bundan ayrı, dava TMK. nun 713/2. fıkrasında açıklanan ölüm sebebine dayalı olarak açılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.2.2010 tarih ve 2010/8-58 Esas, 2010/78 Karar sayılı kararına göre TMK. nun 713/2. fıkrasına dayalı olarak açılan davalarda davanın kabul edilmesi halinde dahi kayıt maliki ile mirasçılarına yargılama giderleri yükletilemez, harç ve vekalet ücretiyle sorumlu tutulamazlar. Hükmü temyiz eden davalı ... ve müşterekleri ile dahili davalı ... ve müşterekleri vekilinin temyiz itirazları vekalet ücreti ve yargılama giderleri bakımından yerinde bulunmuştur....

Dava, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri uyarınca açılan tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz 2007 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında selgah olarak tespit dışı bırakılmıştır. Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava TMK. nun 713/1 maddesi uyarınca tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin olup aynı maddenin 3. fıkrası hükmüne göre; tescil davası Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine karşı açılır. Kabulüne karar verilen taşınmaz bölümünün Paşalı Beldesi sınırlarında kaldığı anlaşılmaktadır....

Bu ilke 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Kanunla anılan fıkraya eklenmiştir. 04.12.1998 tarih ve 1996/4 Esas, 1998/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararından önce 743 sayılı TKM. nin 639 (TMK. nun 713). maddesine dayalı olarak açılan davalarda mülkiyetin hangi tarihte doğacağı ve kazanılacağı konusu gerek uygulamada ve gerekse doktrinde oldukça tartışmalı idi. 04.12.1998 tarih ve 1996/4 Esas, 1998/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı ile; “kazandırıcı zamanaşımı yoluyla tapusuz taşınmazların edinilmesine ilişkin TMK. nun 639/1. maddesine göre verilen tescil kararları inşai-ihdası (yapıcı-kurucu-yenilik doğurucu) nitelikli kararlardır. Mülkiyet hakkı bu kararların kesinleştiği anda kazanılır.” görüşü benimsenmişti....

Açıklanan Nedenlerle, asıl davanın davalıları (birleşen davanın davacıları) vekilinin aşağıdaki husus dışında esasa yönelen diğer tüm temyiz itirazları yerinde bulunmadığından reddi ile hükmün esasının ONANMASINA, Ancak; asıl dava TMK. nun 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. TMK. nun 713/2. maddesindeki yollama nedeniyle bu tür davaların aynı maddenin diğer fıkralarında yazılı koşulara tabi olması gerektiği sonucuna ulaşılır. Aynı maddenin 3. fıkrasındaki “tescil davası” sözcüğünün 1. ve 2. fıkraya göre açılacak davaları kapsadığının kabulü gerekir. (Yargıtay HGK. nun 17.02.2010 tarih, 2010/8-58 E., 2010/78 K., M.R.Karahasan – İ. Özmen, Zilyetlik-Tescil-Tapu İptali Davaları, 1983-sh;1451)....

Dava, TMK’nın 713. maddesi uyarınca açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Kural olarak, dere yatakları TMK'nın 715. maddesine göre Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, aktif dere yatakları ile derenin etki alanında kalan yerlerin özel mülkiyete konu olması ve zilyetlikle kazanılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak, aktif dere (nehir-çay) yatağında ve etki alanında kalmayan bir yer koşulları mevcut olduğu takdirde, TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri gereğince zilyetlik ve imar-ihya yoluyla kazanılabilir Dava konusu taşınmaz, tespit dışı bırakıldığına göre, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddelerinde imar-ihya için öngörülen tüm olumlu ve olumsuz koşulların davacı lehine oluşup oluşmadığının araştırılıp belirlenmesi gerekir....

İşin esasına gelince; dava, TMK.nun 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK.nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, "aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir" denilmiştir....

Köyü ... ... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, taşınmazın 1986 yılında tapulama dışı bırakıldığı, 1999- 2004 yılları arasında Kralkızı Barajı için D.S.İ. tarafından elatıldığı, 20 yıllık ziyletlik süresi dolmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ile davalı Hazine (vekalet ücreti için) tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre; dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır....

Somut olaya gelince; kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın, koşullar oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, "aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu