DEĞERLENDİRME: Dava, ticari ilişki kapsamında ödenen çek bedelinin iadesi istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. .... sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya Mahkememize tevzi edilmiştir. Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık takip tarihi itibari ile takibe konu edilen çekin avans çeki olarak verilip verilmediği, bedelinin davacı yana iadesi gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, defterlerin birbirini doğrulamadığı, defterler arasındaki farkın davacı tarafça teslim edilen çeklerin davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından, davacının kayıtlarında bulunan 159-verilen sipariş avansına ilişkin 2022 hesap yılı açılışının davalı kayıtlarında bulunamamasından ve davacı kayıtlarında bulunmayan ancak davalının defterine işlediği 2.354.141,25 TL alacak kaydından kaynaklandığı anlaşılmıştır....
defterlerin incelenmesinde; 120T32 Alıcılar Hesabının bir sonraki aya/yıla 324.419,76 TL borç bakiyeli devrettiği, davalı tarafa bilirkişi marifetiyle ticari defterlerinin incelenmesi için ihtaratlı davetiye gönderildiği ancak davalı tarafın, ticari defterlerin yer ve adresini bildirmediği, ticari defterlerini mahkememize de sunmadığı anlaşılmakla; davacının ticari kayıt ve defterlerine göre davalıdan 324.419,76 TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup, davanın kabulü ile davalının Ankara 19.İcra Müdürlüğünün ......
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılmış olan bu davada şu ana kadarki hiçbir tebligatın taraflarına yapılmadığını, yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığını, dilekçe aşamalarının usulüne uygun olarak tamamlanmadığını, bu sebeple yapılan işlemlerin geçersiz olarak sayılıp usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılması gerekirken yargılamaya devam edildiğini, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın eksik inceleme ile verildiğini, davacı şirkete ve müvekkili şirkete ait ticari defterlerin bilirkişi tarafından incelendiği defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunun bilirkişi raporu ile belirlendiğini, müvekkilinin davacı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, icra takibinin ve itirazın iptali davasının haksız ve kötü niyetli olarak açılmış olduğu ortada iken müvekkili şirket aleyhinde hüküm tesis edilmesinin kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, davacı taraf iddiasının ispatı için incelenen ticari defterlerde yasal defter kapanışından sonra haricen...
Esas sayılı takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir....
taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin 2. maddesi 11. fıkrası gereği i yerine getirdiği, ancak; Sözleşmenin 2. maddesi 12. fıkrası gereği aldığı yükümlülüklerini yerine getirmediği; Davalının Sözleşmede belirlenen tutarlarla 14.000,00 TL'lik işi tamamladığı ve bu miktardaki kısma hak kazandığı: 19/06/2020 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan herhangi bir alacağının olmadığı; 29.09.2010 tarihli protokolün, genel kurul kararıyla atanan yetkili kişiler tarafından imzalanmadığı; bu sebeple 28/05/2010 tarihli sözleşme usulüne uygun bir şekilde feshedilmediği ; şeklinden beyan ve mütalaada bulunulmuştur.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; mahkememizce yaptırılan ticari defterlerin incelenmesinde davacı tarafın ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olarak tutulmamış olduğu dolayısıyla sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği, davalı tarafından da ticari defterlerin yasal sürede sunulmadığı ve yerinde inceleme talebi de olmadığından ticari defterlerinin incelenemediği...
Satıcının satış bedeline hak kazanabilmesi için sözleşmeye konu malın zilyetliğini alıcıya devretmesi gerektiği, davalı satıcının ------satış bedelini almasına rağmen bu bedele karşılık------ mal teslim ettiği, bu bedelin davacıların ticari defter kayıtlarında davalı lehine alacak kaydedilmesinin teslim edilen mal bedelinin -------olduğunu gösterdiğini, davalı tarafça defterlerin incelemeye ibraz edilmediği, HMK.md.222/3 uyarınca davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin davacı lehine delil niteliği taşıdığından davacının ticari defterlerindeki kayıtlara itibar edilmesi gerektiği anlaşılmıştır....
Ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil teşkil etmesi, tacirin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerin kendisi lehine kanıt teşkil etmesi, her iki tarafın da defter tutma yükümlüsü olmasına , uyuşmazlığın her iki tarafında defterlerine kaydetmesi gereken ticari bir işle ilgili olmasına , tutulması gereken tüm defterlerin tutulmuş olmasına, defterlerin usulüne uygun tutulmasına ve onaya tabii defterlerin onaylatılmış olmasına, defterlerdeki kayıtların birbirini teyit etmesine, defterlere dayanarak ispat edilmek istenen iddianın da karşı taraf delillerince çürütülememiş olmasına, defterlerine dayanan tarafın yemin etmiş olmasına bağlıdır.(BAHTİYAR, M., Ticari Defterlerin Hukuki Önemi ve Sahibi Lehine Mahkemede Delil Olma Şartları, Makaleler II, s. 71 vd; ARKAN, s. 330 vd.)...
Mahkememizin 23/12/2020 tarihli tensip tutanağı, 8 nolu ara kararı gereğince, dosyamızda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişinin 15/01/2021 tarihli raporunda özetle; "III) SONUÇ Dava dosyası, dosyaya sunuları bilgi ve belgeler ile davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, 1. Davacının 2017 - 2020 yılları elektronik ticari defterlerinin e-defter beraflarının süresinde oluşturulduğu, envanter defterlerinin açılış tasdikinin tam olduğu, ticari defterlerin düzenli, usulüne ve yasaya uygun tutulduğundan sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, 2. Finansal Kiralama Yasasının 23 - 25. Maddesine göre 15.10.2019 tarihinde Davalıya tebliğe çıkarılan ihtarnamenin davalıya 24.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 3....
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz....
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz....


