in CMK'nın 48/1. maddesindeki yasal hakları hatırlatılmak suretiyle tekrar tanık olarak dinlenerek kendi adına Garanti Bankası Tarabya ve sanık adına Garanti Bankası Bağlarbaşı Şubelerinde açılan ancak federasyon adına işlem yapıldığı iddia edilen banka hesaplarının sadece kurumsal işlemler için mi kullanıldığı, kurumsal işlemler dışında şahsi işler için de kullanılıp kullanılmadığı hususlarının sorulması, tanık ... adına açılıp federasyon paralarının yatırıldığı iddia olunan banka hesabından sanığın hesabına aktarılan 14.000 TL'nin kişisel mevduatından mı yoksa kurum parasından mı havale yapıldığına ilişkin detaylı beyanının alınması, sanığın parasal işlerle alakalı olarak fiili, sözlü veyahut yazılı şekilde görevlendirilip görevlendirilmediğine ilişkin araştırma yapılarak yasal tevdi unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi sonrasında dosyanın kül halinde Sayıştay emekli Uzman Denetçilerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, kurum hesabına geçirilmesi gereken bir...
Davalı vekili ise taşınmazın 17.09.2008 tarihinde fiilen tahliye edildiğini, anahtarların davacıya teslim edildiğini ancak davacı tarafından müvekkiline geri gönderildiğini, bunun üzerine tevdi yeri tayin edilerek anahtarın tevdi yerine teslim edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Dosya arasında bulunan .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/72 sayılı dosyasına göre kiralananın anahtarlarının tevdi yerine 27.01.2009 tarihinde teslim edildiği ve kiralayana 04.02.2009 tarihinde tevdi yeri tayini kararının tebliğ edildiği anlaşılmıştır....
ile birlikte dava ikamesi gerektiğini, haricen davacı ve eşi arasındaki boşanma davasının bulunduğunu, bu davada talep olunan bedelin boşanma davasında çekişme konusu olduğunu öğrenip, daireyi satarak, her ikisi adına tevdi mahalli tayini suretiyle sözleşme nedeniyle ödenen tutarın tamamını ödediğini belirterek, konusu kalmayan davanın reddini istemiştir.Mahkemece; dava konusu bedelin, davalının sorumluluktan kurtulmak üzere tevdi mahalline bloke ettiğinin anlaşıldığı, boşanma davasında verilecek karara göre bu bedelin hak sahibince alınabileceği gerekçe gösterilerek, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükmün taraflarca temyizi üzerine; Dairemizin 01/10/2015 tarihli ve 2015/8309 Esas-2015/14939 Karar sayılı ilamı ile, “Bandırma Aile Mahkemesinin 2012/389 E.-2013/698 K. sayılı ve temyiz edilmeden 22.01.2014 tarihinde kesinleşen tarafların (......
Davacının 12.7.2001 tarihli ihtarla 30.9.2001 tarihinde sözleşmeyi feshettiklerini belirtip 30.9.2001 gününde anahtarın teslim alınmasını istediği, akabinde tevdi mahalli tayini talebinde bulunarak anahtarı mahkemeye tevdi ettiği ve anahtarın davalılar vekili tarafından 7.11.2001 tarihinde tevdi mahallinden alındığı anlaşılmaktadır. hemen belirtmek gerekir ki kiracının kiralananı tahliye etmesi ancak anahtarların kiralayana teslimi, kiralayan tarafından teslim alınmaması halinde ise tevdi mahalline teslimi ile gerçekleşir. Davalılar vekilince anahtarlar 7.11.2001 tarihinde tevdi mahallinden tebligat olmaksızın alındığı için davacı kiracının 7.11.2001 tarihine kadar taşınmazda kiracı olarak bulunduğunun ve bu tarihe kadar olan kira bedelinden de sorumlu olduğunun kabulü zorunludur....
sanık hakkında her iki suçtan açılan davaların birlikte görülerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, iftira suçundan açılan davanın dosyadan tefriki ile yargı görevi yapanı etkileme (yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs) suçundan yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı tevdii mahalli kararı ile TBK 187/1. Maddesi uyarınca borçtan kurtulmuştur. Tevdii mahalli kararı Yargıtay .... HD nin .../... esas sayılı ilamında belirtildiği üzere nihai bir karar olup yasa yolu olarak istinaf incelemesine tabidir. Dosyanın incelenmesinde dosyadaki uyuşmazlığın tevdii mahallindeki alacağın kime ait olduğu noktasında olduğu anlaşılmıştır. Nitekim davacının tevdii mahalli kararını dava dilekçesinden öğrenmesine rağmen istinaf etmediği anlaşılmıştır. Davacı vekili beyanında tevdi mahallinde 667.000 tl'lik fatura bedeli olduğunu beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamından davalının tevdii mahalli kararı ile borcundan kurtulduğu, ihtilafın dava dışı şirket ile olduğu anlaşılmakla davacının davalıya yönelik davasının reddine karar verilmiştir....
A.Ş'ye tevdi mahalli olarak tayin edilen alacağın ...Bankaya ödenmesi konusunda anlaşma sağlandığı , bu anlaşma uyarınca alacağın ... Bank A.Ş ye ödendiği, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından konusuz kalan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacı dava açmakta haklı bulunduğundan davacı vekili yararına vekalet ücreti taktirine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
den torna tezgahı alımı için sözleşme imzaladığını, emtianın davalıya nakliyat emtia poliçesi ile sigortalandığını, 25.09.2007 tarihinde İstanbul/Samsun arası nakliye sırasında hasar gördüğünü, makinenin kullanılamaz hale geldiğini, sigortanın zararlarını karşılamadığını ileri sürerek, asıl davada 440.000 Euro zararlarına ilişkin olarak şimdilik 20.000 Euro tazminatın tahsilini talep ettiklerini, birleşen davada ise davalının kendilerini temerrüte düşürmeden 267.000 Euro tazminat için tevdi mahalli tayini istediğini, ekspertiz raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini, makinenin İstanbul/Samsun arası 6 adet tırla 16.874 TL'ye taşındığını, makinenin fabrika sahasında 200 m2 yer kapladığını ileri sürerek, bakiye 420.000 Euro tazminatın, 16.874 TL nakliye bedelinin, 30.000 TL hasarlı emtia muhafaza bedelinin ve 40.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....
Aynı yasanın 107. maddesinde ise alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlunun, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabileceği düzenlenmiştir. Her ne kadar davacı tarafından malları teslim etmek üzere hazır olduğu davalıya ihtarname ile bildirilmiş ise de TBK'nın 107. maddesi uyarınca davacının borcundan kurtulabilmesi için gerekli olan tevdi mahalli tayini talebinde bulunulmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yargıtay .... Hukuk Dairesi kararlarında da belirtildiği üzere davacı tarafından somut olay bakımından tevdi mahalli tayini talebinde bulunulmadığı; bu nedenle davacının borcundan kurtulmadığı mahkememizce kabul edilerek açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından davacının davaya konu icra takibini açmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir....
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dairemizin 15/10/2014 tarihli, 2013/2286 Esas ve 2014/9787 Karar sayılı bozma ilamında "...öncelikle dava konusu yere ilişkin plan, proje, metraj cetvelleri, hak ediş raporları ve harcamalara dair belgeler dosya içine alınarak mimari restorasyon ve inşaat hususlarında uzman bilirkişilerin katılımıyla mahallinde keşif yapılıp suç tarihi itibariyle yapılan onarım işinin projeye ve sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı, projeye göre yapılan işlerle varsa proje harici işlerin belirlenmesi ve yapılan işin toplam maliyetinin, ayrıca yapılmayan veya eksik yapılan işler varsa bunların da tespit edilmesinden sonra dosyanın Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdi edilerek onarım ve kontrol işlerine ilişkin sözleşme hükümleri incelenip sanıkların sıfat ve konumları da irdelenmek suretiyle yüklenilen edimin ifasına fesat karıştırılıp karıştırılmadığı konusunda rapor aldırılarak...


