KARŞI OY YAZISI 1987 yılında yürürlüğe giren 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'ndan önceki 766 Sayılı Tapulama Kanunu'nun "mahalli mahkemelerden dava listesinin istenmesi" başlıklı 13.maddesi; "...Tapulama müdürü, birlikte tapulama işine başlamadan önce, mahalli hukuk mahkemelerinden o birlikteki gayrimenkuller hakkında tapulama ile ilgili olup, görülmekte bulunan davalarla, hükme bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların birer listesini alır; tapulama müdürü, bu listeyi tapu ve vergi kayıtları ile birlikte tesbitte nazara almak üzere, teknisyen ve yardımcısına tevdi eder....
ve bireyselleştirilmesi şartları ile açıklanan oluş şekli hususları birlikte değerlendirilip, temel cezanın asgari hadden daha fazla uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tali kusurlu olduğundan bahisle ceza miktarının belirlenmesi suretiyle çelişki yaratılıp eksik cezaya hükmedilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 11/08/2020 gün ve 94660652-105-39-7677-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/09/2020 gün ve 2020/74539 sayılı ihbarnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın idaresindeki kamyonet tipi aracıyla gündüzün meskun mahaldeki çift yönlü yolda seyri sırasında kaza mahalli olan dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde kavşağa sağından giren motosiklete çarpması sonucu motosiklet sürücüsünün...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/296 Esas, 2015/199 Karar SUÇ : Zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Hazinenin görevi kötüye kullanma suçundan, ...'nın iddianamenin "A, C, D" bentlerinde yer alan görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarından doğrudan zarar görmeleri söz konusu olmadığından bu suçlardan açlan kamu davalarında, keza sanıklara atılı suçlardan doğrudan zarar görmeyen ...'in de kamu davasında katılma haklarının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, adı geçenler vekillerinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, şikayetçi S. S....
a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 04.10.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ve sonuç olarak; " 22.12.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu 94100 oranında malul katan davacı ...'ın; a) Maluliyet nedeniyle Poliçede belirlenen Teminat Bakiyesiyle sırırlı olarak Nihai ve Gerçek Maddi zararının (164.052,99)TL.'den ibaret bulunduğu, b) Bakıcı Giderinden Poliçede belirlenen Teminat Bakiyesiyle sınırlı olarak Nihai ve Gerçek Maddi zararının (210.145,90)TL.'den ibaret bulunduğu" şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir....
a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 04.10.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ve sonuç olarak; " 22.12.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu 94100 oranında malul katan davacı ...'ın; a) Maluliyet nedeniyle Poliçede belirlenen Teminat Bakiyesiyle sırırlı olarak Nihai ve Gerçek Maddi zararının (164.052,99)TL.'den ibaret bulunduğu, b) Bakıcı Giderinden Poliçede belirlenen Teminat Bakiyesiyle sınırlı olarak Nihai ve Gerçek Maddi zararının (210.145,90)TL.'den ibaret bulunduğu" şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir....
Rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından rapora karşı itiraz edildiği görülmüş, dosyanın yeniden ek rapor düzenlenmek üzere kusur bilirkişisine tevdi edildiği görülmüştür. Kusur bilirkişisi tarafından düzenlenen 18/11/2019 havale tarihli raporda, yaya davacı çocuk ...'nın bakım ve gözetim yükümlülüğünü getirmeyen davacı anne ve babanın kazanın oluşumunda %60 oranında asli kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın kazanın oluşumunda %40 oranıda tali kusurlu olduğu, olay mahalli yolun dışında park halinde olan ... ve ... plakalı araçların kazanın oluşumunda kusursuz olduğu yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. Dosyada bulunan mevcut raporlar arasında çelişki olması nedeniyle meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için dosya İstanbul ATK'na gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 31/03/2020 tarihli raporun dosyaya sunulduğu görülmüştür. Raporun yapılan incelemesinde, davacı çocuk ...'...
Mevcut bulgulara göre; A)Sürücü ------idaresindeki araç ile seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli kavşaktan manevra ile dönüşe geçtiği esnada kavşağa içine girmiş olan araçlara ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, olay mahalli kavşak içinden manevra ile dönüş yaptığı esnada geçiş hakkına sahip araca rağmen seyrini sürdürmesi sonucu meydana gelen olayda, asli derecede kusurludur. B)Sürücü ------idaresindeki araç ile seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli kavşağa girerken müteyakkız şekilde hareket etmesi, sol tarafından gelen aracı gördüğünde klakson ikazı ile birlikte fren tedbirine başvurması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, meydana gelen olayda, tali derecede kusurludur....
Tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmasının nedeni tazminatların hesaplanma yöntemiyle ilgili olup tazminat miktarının belirlenmesi ileriye dönük varsayımsal hesaplamaları gerektirmesi ve gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesinin mümkün olmaması esasına dayalıdır....
Şöyle ki; davada yararı bulunmayan köyler halkından mahalli bilirkişi dinlenilmesi gerektiği halde, davada taraf olan köyler halkından yerel bilirkişi dinlenilmiş, bir taşınmazın niteliğinin belirlenmesinde en önemli unsur hava fotoğrafları olduğu halde hava fotoğraflarından yararlanılmamış ve çekişmeli taşınmazlara komşu parsellere ait tespit tutanakları ile varsa dayanağı olan belgeler getirtilerek bu belgelerden de yararlanılmamıştır....
Vedia sözleşmesi hükümleri arasında yer alan “Yediemine tevdi” başlığı altındaki 471.maddesinde de, hukuki durumuyla ilgili uyuşmazlık bulunan veya şüpheli olan bir şeyin “müstevdie/saklayana” veya “yediadile” tevdi edilebileceği ve bu durumda, malı teslim alanın bütün ilgililerin rızası veya hakimin kararı olmadıkça malı hiç birine iade edemeyeceği belirtilmektedir. Yasanın 473 vd.maddelerinde ise, vedia sözleşmesinin bir türü olan “ardiye/depo sözleşmesi” düzenlenmiştir. Borçlar Yasası dışında, yedieminliği öngören 1086 sayılı Hukuk Yargılama Yasasının 101; 2004 sayılı İcra İflas Yasasının 26, 88, 273; 358; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Yasanın 82, 83.maddeleri gibi çeşitli yasalarda da yedieminlik ilişkisi veya bu nitelikte muhafaza yükümlülüğü doğuran düzenlemeler yer almaktadır....


