İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/215 KARAR NO : 2024/53 DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 18/10/2017 KARAR TARİHİ : 12/03/2024 Mahkememizde görülen davada yapılan açık yargılama sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ...” isimli eserin eser sahibi olduğunu, müvekkillerinin ise ...’ın yasal mirasçıları olduğunu, davalı şirketin yapımcısı olduğu ... adlı şarkıcının “...” adlı albümünde dava konusu “...” isimli eseri izinsiz olarak kullandığını, ..., ..., ... gibi müzik platformlarında yayınlanarak çok geniş kitlelere ulaşıldığını, eserin izinsiz kullanımının durdurulmasına ilişkin noter kanalı ile davalı şirkete ihtarname gönderildiğini ancak davalı şirketin gereğini yapmadığını, davalının bu izinsiz kullanımının müvekkillerinin hem mali hem de manevi haklarını ihlal ettiğinden bahisle, yazılı izin almaksızın eserin kullanılması nedeni ile 3 kat tazminat...
Davalı eserin kendisi tarafından 2005 yılında oluşturulduğu ve eserin bir kopyasının da ...’ya e-posta yoluyla gönderildiği iddiasında bulunmuştur. E-postanın gönderilme tarihinin ispatı halinde posta içeriğinin ve ekinin yazılı HMK 199 vd. uyarınca yazılı belge (delil) ve senet delili olarak kabulünde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ancak e- postanın gönderilme tarihi ve içeriği tespit edilmeksizin, sadece kendisine e-posta gönderilen kişinin tanık olarak dinlenilerek beyanına üstünlük tanınmak suretiyle öncelik tespiti HMK’nın 201. Maddesinde yer alan senede karşı tanıkla ispat yasağına aykırıdır....
K.' na ait olduğunu, bu müzik eserinin ses tespitinin müvekkili tarafından yapıldığını, davalının ise başka bir isim altında ve müvekkilinin izni olmaksızın bu eseri F.-O. L. adıyla dijital ortamlarda satışa sunduğunu ve haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin fonogram yapımcılığından doğan mali haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, davalının dava konusu müzik eserini haksız olarak kullandığının ve izinsiz bir şekilde satışa sunduğunun tespitini, tecavüzünün ref'ini, FSEK'nın 68. maddesi gereğince müvekkilin hak edeceği rayiç bedelin tespiti ve bunun 3 katının davalıdan tahsilini, davalının elde ettiği kazancın tespit edilerek FSEK'nın 70. maddesi gereğince davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, "O. L. isimli eserin hak sahibini araştırdıklarında bu eserin sanatçı adı F. olan S. J....
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müvekkiline ait ayakkabı modellerinin eser niteliğini haiz olup olmadığı konusunda raporlar arasında çelişki meydana geldiğini, zira ikinci bilirkişi raporunda bilirkişilerin, davacı şirketin dava konusu modellerinin “...” vasfı, yani özgün olma niteliği taşımadığından eser olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmekte ise de, aynı raporun 13. sayfasında yine aynı bilirkişilerin, davacı şirketin aynı modellerini “…özgün, markanın kendine has kimliğine sahip bir dil ile tasarlanan…” ve “…özgünlüğünden kaynaklı tasarım, moda ve sanat dünyasında belirli kesimlerce çokça değer ve talep gören…” olarak değerlendirdiğini, Son bilirkişi raporunda, incelenen ayakkabı modellerinin “...” (..) niteliği taşımadığından dolayı güzel sanat eseri olarak FSEK kapsamında değerlendirilmeyeceğine ve zarar miktarının tespit edilemediğinden bahisle ortalama 30.000 TL maddi tazminata hükmedilebileceği şeklindeki görüşüne ilişkin itirazları sunduklarını, ancak...
İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu uyuşmazlıkta davacıya ait olduğu kanaatine varılan "Türk Bayrağı Ayyıldız Kahve Fincan Takımı" isimli eserin/yaratımın FSEK'in 4. maddesi anlamında güzel sanat eseri olduğu, davacının FSEK'in 11. maddesi çerçevesinde dava konusu eserin sahibi olduğu, eser sahibinin mali haklarından FSEK'in 21. maddesinde düzenlenen "işleme hakkı" ile 23. maddesinde düzenlenen "yayma hakkı"nın ve 15. maddesindeki manevi haklarının ihlal edildiği, davalının davacıya ait eseri kullanırken davacının eser sahibi olduğunu zikretmemesi sebebiyle eser sahibinin hakkını ihlal ettiği ve de bu sebeple davacı eser sahibinin FSEK’in 70. maddesi çerçevesinde manevi tazminat hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacının "Türk Bayrağı Ayyıldız Kahve Fincan Tasarımı"adlı güzel sanat eserine ilişkin mali ve manevi haklarına tecavüzün ref’ine, davalının davacının "Türk Bayrağı Ayyıldız Kahve Fincan...
SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, üzerine atılı suçu işlemediğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Fikir ve Sanat Eseri Kanunu'na aykırılıktan kaynaklanan tecavüzün tespiti, refi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.Dairemizin 05.06.2018 tarih ve 2016/16594 E., 2018/4304 K. sayılı kararı. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI....
tabi olarak çalıştırılanlara itibari hizmet süresi hakkı tanınmış olmakla birlikte, bu haktan yararlanma “HER TÜRLÜ FİKİR VE SANAT İŞLERİNDE ÇALIŞMA” koşuluna bağlanmıştır....
Bu önemine binaen kanun koyucu da fikri emek ürünlerini korumak için genel hukuki düzenlemeden ayrı ve ayrıntılı düzenlemeler yapmıştır. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda eseri ve eser sahibini tanımlayan kanun koyucu eser sahibinin haklarınıda manevi ve mali haklar olarak ikiye ayırmıştır. Oysa gerçekte eser üzerindeki mali ve manevi haklar birbirinden kolayca ayrılamayan, eser sahipliğinden kaynaklanan bir tek mutlak hakkın (telif hakkının) sağladığı çeşitli yetkilerdir. (Ateş, M.: Fikir ve Sanat Eserleri Üzerindeki Hakların Kapsamı ve Sınırlandırılması, Ankara, 2003, s. 93 vd). Eser sahibinin mali hakları sınırlı sayı ile belirlenmiştir ve mali haklar eserden, ekonomik olarak yaralanma ve bunun şeklini tayin etme olanağını münhasıran eserin sahibine tanır ve ona eserden üçüncü kişilerin bu tarzda yararlanmalarına engel olma yetkilerini verir....
Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi ise, sözleşmenin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkin uyuşmazlığın çözümünde Fikrî ve Sınaî Haklar Mahkemelerinin görevli olmadığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. 5846 sayılı FSEK'nın 1. ve 1/A. maddelerinde amaç ve kapsamı düzenlenmiş olup, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahiplerinin ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir.Somut olayda, davacı ile davalı arasında yapılan franchise sözleşmesi uyarınca davalının sözleşmede belirlenen edimleri yerine getirmemesi nedeniyle davacının gereken ödemeleri yapamadığını, bu nedenle davalının sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini belirterek feshin geçersizliği ile sözleşmenin halen geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş olup, dava dilekçesindeki açıklama, dilekçe ekindeki franchise sözleşmesi hükümleri...


