WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Terekenin borca batık olduğunun tespiti istemine ilişkin olarak açılan davada ... Sulh Hukuk ve ... Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, terekenin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın reddi istemine ilişkindir. Sulh Hukuk Mahkemesince, terekenin borca batık olduğunun tespiti isteminin asliye hukuk mahkemesinde görüleceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, davanın mirasın gerçek reddi istemine ilişkin olması nedeniyle sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Türk Medenî Kanununun 605/1. maddesinde "gerçek ret", 605/2. maddesinde ise "hükmen ret" düzenlenmiştir. TMK'nın 605/1. maddesi uyarınca miras ancak üç ay içinde reddolunabilir....

Yasal mirasçılar, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işleri yapmamış olmaları veya terekeyi sahiplenmemiş bulunmaları halinde terekenin ölüm tarihinde borca batık olduğu yönünde tespit kararı verilmesini isteyebilirler. Terekeyi sahiplenmiş olan veya sahiplenme anlamına gelen işleri yapan mirasçıların, bundan sonra terekenin borca batık olduğunu ileri sürmeleri Türk Medeni Kanununun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olur. Hakkın açıkça kötüye kullanılmasını da hukuk düzeni korumaz. Somut olaya gelince; terekenin hükmen reddine karar verilebilmesi için terekenin aktif ve pasifinin net olarak tespit edilerek terekenin borca batık olup olmadığının tespiti gerekmektedir....

Mirasın hükmen reddinde terekenin borca batık olduğunun tespiti gerekir. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması, terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla terekenin borca batık olduğunu gösterir. Mirasbırakanın ödemeden aczi, ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle mirasbırakanın tüm malvarlığı aktifini, tüm borçları ise pasifini oluşturur. Bu amaçla mirasbırakana ait tüm malvarlığının eksiksiz olarak araştırılması, borçlarının eksiksiz tespiti ve sonucunda terekenin borca batık olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Bu davada yetkili mahkeme, alacaklıların davanın açıldığı zamandaki ikametgahı mahkemesidir. Ayrıca TMK'nın velayet, vesayet ve miras hükümlerinin uygulanmasına ilişkin tüzüğün 39/2 bendi gereğince vekaletnamenin, vekilin mirasın reddi yetkisini içermesi zorunludur. Açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olaya gelince; Davalı ...Kooperatifi borcun ödenmiş olması nedeniyle davanın husumetten reddini savunmuştur....

Kabule göre de, terekenin borca batık olduğunun tespiti ile yetinilmesi gerekirken mirasçıların tereke borçlarından sorumlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi hatalı olup bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı SGK vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 14.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2). Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir....

Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin harca batık olduğunun açık delilidir. (TMK m. 605/2) Mirasçılar Türk Medeni Kanununun 610/2 maddesinde yazılı eylemlerde bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça, her zaman terekenin borca batık olduğunun tespiti istenebilir. Murisin ölümü nedeniyle sağlığında yaptırdığı hayat sigortası nedeniyle ödenen tazminat, hak sahipliği sıfatından doğan haklar olup, terekeye dahil değildir. Somut olaya gelince; mirasçıların hayat sigortasında ödeme kabul etmeleri terekenin benimsenmesi anlamına gelmediğinden, terekenin borca batık olup olmadığı usulünce araştırıldıktan sonra talep hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....

Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 29/04/2015 gününde verilen dilekçe ile terekenin borca batıklığının tespiti ve mirasın hükmen reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07/04/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, terekenin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Davacılar, 11.05.2006 tarihinde vefat eden murisleri ...’ın terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, "davanın kabulüne, terekenin borca batık olduğunun tespiti ile davacıların mirası hükmen reddettiğinin tespitine" karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir....

Dava, terekenin borca batık olduğunun tespiti hukuksal nedenine dayalı olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605/2 maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Ölüm tarihinde murisin ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Bu maddeye dayanan talepler süreye tabi olmayıp, mirasçıların iyiniyetli ya da kötü niyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması; terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir. Ancak, tereke borca batık olmasına rağmen Türk Medeni Kanununun 610/2 maddesinde açıklandığı şekilde tereke işlemlerine karışan, tereke mallarını gizleyen veya kendine maleden mirasçı, mirası reddedemez....

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; murisin borçları nedeniyle terekenin tespiti maksadıyla açılan davanın sonuçlanmasının beklenmesi gerektiğini belirterek, davanın kabulünü ve satışın pazarlık yolu ile gerçekleşmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, ... Mahallesi, 58 ada 23 parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıdaki Bodrum Kat 1 numaralı bağımsız bölümdeki ortaklığın satış yolu ile giderilmesine, taşınmazın kamuya açık olarak açık artırma sureti ile satılmasına, satış bedelinin muris...'e ait veraset ilamındaki payları oranında taraflara ödenmesine, taşınmazın satış bedeli üzerinden binde 11,38 oranında hesaplanacak karar ve ilam harcının paydaşlardan hisseleri oranında tahsili ile Hazine'ye irad kaydına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A....

Bu husus, aktif terekenin tespiti sırasında temlik dışı tereke kısmına mirasbırakanın geriye bıraktığı ... ili ... ilçesi Hereke köyünde bulunan 469 sayılı parselin ( 135 m2’lik arsa ) dahil edilmemesidir. Bu taşınmaz dahil edildiğinde sabit tenkis oranının değişeceği ortadadır. Bir diğer önemli hata ise, tenkis alacağına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesidir. Şöyle ki, mirasbırakanın 4721 sayılı TMK’nin yürürlülük tarihinde öldüğü gözetildiğinde sabit tenkis oranı saptandıktan sonra dava konusu 4777 sayılı parselde kat irtifakına ayrılmış dükkanların ( mirasbırakandan geçen paylar yönünden ) karar tarihine en yakın güncel değerleri belirlenmiş ve bu değerlere sabit tenkis oranının uygulanması ile neticeye gidilmiştir. Ancak, güncel değer saptandıktan sonra yeniden dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi mükerrer tahsilata sebebiyet vermiştir. Öte yandan davacıların hiçbir aşamada faiz talep etmedikleri görülmektedir....

UYAP Entegrasyonu