Davalılardan SGK vekili, cevap dilekçesinde; terekenin tespiti yönünden gerekli araştırmaların yapılması gerektiğini ve davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.06.2020 tarih ve 2019/168 Esas, 2020/131 sayılı Kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 18.12.2020 tarih ve 2020/1638 Esas, 2020/2025 sayılı Kararıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile yeniden hüküm verilmek üzere dosyanın adı geçen ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince gösterilen eksik kalan hususlar ilk derece mahkemesi ile tamamlanmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Terekenin borca batık olduğunun tespitine ilişkin davada ... 10.Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik, ... 13.Sulh Hukuk Mahkemesince yetkisizlik, ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı ve ... 4.Asliye Hukuk mahkemesince de hukuk mahkemelerince tevziye tabi tutulması için tevzi bürosuna iade edilmesi üzerine, yargı yerinin belirlenmesi için ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesince gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, terekenin borca batık olduğunun tespiti (mirasın hükmen reddi) istemine ilişkindir. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce, terekenin borca batık olduğunun tespiti amacıyla açılan davada görevin değere göre belirleneceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....
Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi için, kazandırma konusu tereke ile kazandırma dışı terekenin tümü ile bilinmesi gerekir. Bunun için tereke ile ilgili bütün kayıt ve belgeler dosyaya getirtilmelidir. Murisin temlik dışı taşınmazların tapu kayıtları ve diğer belgeleri mahkemece re'sen tespit edilir (Yargıtay 2.HD.23.06.2005, 8487-9834) Mirasbırakanın saklı payı zedeleyip zedelemediği "net tereke" üzerinden hesaplanır. Net tereke ise, terekenin aktifinden terekenin pasifin indirilmesi ile bulunur. Terekenin aktifi; mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı ile denkleştirmeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Terekenin aktifini, temlik edilenler ile temlik dışı bırakılan mal varlığı değerleri oluşturmaktadır. Temlik edilen ve temlik dışı olan taşınmazların değeri mirasbırakanın ölüm tarihindeki bedelleri esas alınarak hesaplanır....
Somut olayda, mahkemece terekenin borca batıklığının tespiti amacıyla hesap uzmanı bilirkişi incelemesi için delil avansının yatırılması hususunda kesin süre verilmiş ise de dosya kapsamından anlaşıldığı üzere terekenin borca batıklığının tespiti için hesap uzmanı bilirkişiye gerek bulunmamaktadır. Ancak tereke mevcudunda taşınmaz bulunduğundan taşınmazın değerinin tespiti gerekmektedir. Mahkemece taşınmazın değerinin tespiti için delil avansı yatırılması hususunda davacı tarafa süre verilmesi gerekirken hesap uzmanı bilirkişi için süre verilmesi doğru olmadığından verilen kesin süreye uyulmaması nedeniyle davanın reddi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan usul izlenerek terekenin mirasbırakanın ölüm tarihi itibari ile aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi sureti ile karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucunda yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması nedeni ile hükmün bozulması gerekmiştir....
Vakfi tarafından terekenin tespitinin istenildiğini, yargılamasının halen devam etmekte olduğunu, ... 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2000/11 Tereke dosyasından istenilen tedbirin müvekkili banka tarafından uygulandığını ancak yasal mirasçıların kötüniyetli davranarak, ... vakfı ile varisler arasında bulunan tereke davasından haberdar olmalarına rağmen hakları olmayarak parayı tahsil ettiklerini, yasal mirasçıların tamamının ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/198 Esas sayılı dosyasında vasiyetnamenin iptaline ilişkin dava açtıklarını,yine ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/51 Tereke sayılı dosyasından devam eden terekenin tespiti davalarının sonucu işbu davayı doğrudan etkileyeceğinden bekletici mesele yapılması gerektiğini, işbu davanın zamanaşımına uğradığını, ödeme tarihi olan 04/08/2000 tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, savunarak, davanın reddini istemiştir....
Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması; terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir. Ancak, tereke borca batık olmasına rağmen Türk Medeni Kanununun 610/2. maddesinde açıklandığı şekilde tereke işlemlerine karışan, tereke mallarını gizleyen veya kendine maleden mirasçı, mirası reddedemez. O halde mahkemece, mirasın hükmen reddinde murisin vefat tarihindeki terekesinin aktif ve pasifiyle birlikte değerlendirilerek borca batık olup olmadığının tespiti gerekirken dava tarihindeki terekenin mevcut durumunun gözönüne alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir....
Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla terekenin borca batık olduğunu gösterir. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle murisin tüm malvarlığı aktifini tüm borçları ise pasifini oluşturur. Bu amaçla murise ait tüm malvarlığının eksiksiz olarak araştırılması, borçlarının eksiksiz tespiti ve sonucunda terekenin borca batık olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Bu davada yetkili mahkeme, alacaklıların davanın açıldığı zamandaki ikametgahı mahkemesidir. Ayrıca Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2 bendi gereğince vekaletnamenin, vekilin mirasın reddi yetkisini içermesi zorunludur. Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir....
Bir kısım davalılar vekili Av. ... ile...terekenin tespiti ile satılarak paylaştırılmasını istemişlerdir. Davalılardan ..., ..., ... ve ... davaya karşı beyanda bulunmamışlardır. Mahkemece, davacı vekili tarafından 26.09.2007 tarihinde verilen ve davacının murisi ... adına kayıtlı olan...ada,...parselde kayıtlı 1 no'lu bağımsız bölüm, 289 ada, 7 parselde kayıtlı 4 no'lu bağımsız bölüm, 1095 ada, 32 parselde kayıtlı 16 no'lu bağımsız bölüm; ...1280 ada, 135 parsel sayılı 6 no'lu bağımsız bölüm;.... 339 ada, 310 parsel;..., 1104 ada, 29 parsel;... 3627 parsel;... 427 ada, 52, 53, 55, 65, 67, 68 ve 70 parsel sayılı taşınmazların ortaklığının satış suretiyle giderilmesine;... Şubesindeki ... numaralı mevduatın mülkiyeti üzerindeki ortaklığın aynen taksim yolu ile giderilmesine karar verilmiştir....
Uyuşmazlık Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 589 uncu maddesi uyarınca terekenin tespiti istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1....
nin kaldığını, teyzeleri olarak vasi atandığını, murisin birçok alanda faaliyet gösteren şirketlerde ortak ve şirket yetkilisi olarak bulunduğunu, davadaki asıl amacının mirasın hangi durumda olduğu hususunda net bilgi edinmek olduğunu ileri sürerek terekenin borca batık olup olmadığının anlaşılabilmesi için terekenin tespitine ve defter tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, terekenin bilirkişi.in 21.04.2014 tarihli raporu doğrultusunda tespitine, davacının murisin ortak ve yetkilisi olduğu şirketler sebebiyle terekenin borca batık olduğunun tespiti yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda davacının talebi TMK'nın 589. maddesi uyarınca terekenin tedbir mahiyetindeki tespiti istemine ilişkindir....


