Aynı Kanunun 43. maddesine göre mirasa ilişkin davalar ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, son yerleşim yerinin Türkiye'de olmaması hâlinde terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür. Somut olayda; davacı vekili muris ...'in terekesinin tespiti, tespit edilen tereke mallarına tedbir koyulmasına karar verilmesi talep edilmektedir. 5718 sayılı MÖHUK'ün 4. ve 43. maddesi gereğince mirastan doğan davalarda ölen kimsenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu, müteveffanın dosyadaki trafik kayıtlarının incelenmesinde Türkiye adresinin "Yaylacık mah. 1020 sk. No.34 İç Kapı No.2 Buca/İZMİR" olduğu, bu adresin aynı zamanda terekenin tespitini isteyen müteveffanın eşi ...'in de mernis adresi olduğu anlaşıldığından tereke işlemlerinin yerleşim yeri mahkemesi olan İzmir 11.Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir....
Aynı Kanunun 43. maddesine göre mirasa ilişkin davalar ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, son yerleşim yerinin Türkiye'de olmaması hâlinde terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür. Somut olayda; davacı vekili Türk vatandaşı olan ...'in terekesinden Alman uyruklu eşi ...'e geçen mirasın tespiti ve terekenin korunmasını talep ettimektedir. 5718 sayılı MÖHUK'ün 4. ve 43. maddesi gereğince mirastan doğan davalarda ölen kimsenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu, 13.05.2006 tarihli gömme izin kağıdında muris ...'in Ankara...'a defnedildiği ve ikametgahınında Ankara-... olduğunun belirtildiği ayrıca davacının muris ... Ankara ...'da vefat ettiğinin beyan edildiği anlaşıldığından tereke işlemlerinin yerleşim yeri mahkemesi olan Ankara Batı 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir....
Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik ) dışı terekenin tümüyle bilinmesiyle mümkündür. Tereke mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı kıymetleri ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. ./.. Mirasbırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 743 sayılı Kanun uygulanacaksa bir aylık 4721 sayılı Kanun uygulanacaksa üç aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir. (TMK m.565) Miras bırakanın TMK'nin 564. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır....
ün terekeye dahil olan tek gayrimenkulünün satışa çıkarılmasına rağmen alıcı çıkmadığından düştüğü, tasfiye memuru icra müdürlüğü tarafından düzenlenen rapor ile tereke tasfiyesinin kapatılmasının talep edildiği, İİK 245, 255 inci maddeleri ile devamı hükümlerine göre ... tereke tasfiye işlemlerinin tamamlanmış olduğu..." gerekçeleriyle "...tasfiyenin kapatılmasına..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda (IV.) numaralı bendinde belirtilen ek kararına karşı süresi içinde Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B....
Dava, terekenin borca batık olduğunun tespiti hukuksal nedenine dayalı olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Ölüm tarihinde murisin ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Bu maddeye dayanan talepler süreye tabi olmayıp, mirasçıların iyiniyetli ya da kötü niyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması; terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir. Ancak, tereke borca batık olmasına rağmen Türk Medeni Kanununun 610/2 maddesinde açıklandığı şekilde tereke işlemlerine karışan, tereke mallarını gizleyen veya kendine maleden mirasçı, mirası reddedemez....
Uyuşmazlık Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 589 uncu maddesi uyarınca terekenin tespiti istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1....
Şöyle ki; tenkis hesabını hatasız yapmak, sabit tenkis oranını doğru olarak belirlemek için, murisin temlik harici terekesi ile temlik edilen terekesinin eksiksiz olarak tespiti zorunludur. Bu konuda mahkemede re'sen araştırma yapmak zorundadır. Sabit tenkis oranının belirlendiği 9.6.2006 tarihli raporda tereke tespitinin yapılamadığı, murisin menkul malları ile bankalardaki mevduatlarının, terekeye intikal edecek hak ve alacakları olup olmadığı anlaşılamadığından yok kabul edilmiştir. Aynı şekilde terekenin borçları konusunda bir araştırma olmadığından borçları da yok sayılmıştır. Toplanan delillerden murisin menkul malları ile bankada parasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak aktif tereke ile pasif tereke tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmemiş, sabit tenkis oranı da doğru olarak hesaplanmamıştır. Kabule göre de; davalıların 124 sayılı parseldeki hisselerini 3. kişilerden satın aldıkları sabittir....
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından taraflar arasındaki uyuşmazlığın TMK'nın 619. maddesi gereği terekenin resmi defterinin tutulması talebi olmayıp, terekenin korunması kapsamında tespiti (TMK m. 589) isteğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. TMK'nın 589. maddesi, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hakiminin istemi üzerine veya kendiliğinden tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alacağını, gerekli giderlerin ileride terekeden alınmak üzere başvuran kişiden önlem alınmasına, hakimin kendiliğinden karar verdiği hallerde ise devlet tarafından karşılanacağını, mirasbırakanın yerleşim yerinden başka bir yerde ölmesi halinde de o yerin sulh hakiminin, murisin ölümünü murisin yerleşim yeri sulh hakimine gecikmeksizin bildirip, mirasbırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli tedbirleri almak zorunda olduğunu hükme bağlamıştır....
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Türk Medeni Kanunu'nun 640 ıncı maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bir başka söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer. Eldeki davada mirasbırakan ...'ün terekesine temsilci atanmakla davayı takip yetkisi sona eren davacıların temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davalı vekili ile tereke temsilcisinin temyiz itirazlarına gelince; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür....
Dava kira bedelinin 01/01/2012 tarihinden itibaren aylık Net ....000 TL olarak tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, aylık kira bedelinin 01/01/2012 tarihinden itibaren ....400 TL olarak tespitine karar verilmiş olup, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava kira tespiti istemine ilişkin olup, dava konusu mecur terekeye ait bir taşınmaz olmakla, dava tereke temsilcisi tarafından açılmıştır....


