Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/62 tereke esas sayılı dava dosyasında TMK'nın 619 ve devamı maddeleri uyarınca terekenin resmi defterinin tutulmasının talep edildiğini, bu dosyada verilen 08.09.2014 tarihli ara karar ile muris hakkında yapılan tüm takip ve satışların tedbiren durdurulduğunu, ayrıca H. Ç. mirasçılarından H.. Ç.., N.. S.. ve E.. Ç.. tarafından Antalya 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/1386 esas sayılı dava dosyasında mirasın gerçek reddi davasının açıldığını, müvekkilince verilen kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini, borçlular tarafından verilen süre dahilinde borcun ödenmediği gibi borçluların mal kaçırmaya yönelik eylemlerde bulunduğunu, mirasın resmi defterinin tutulması ve reddine ilişkin davaların sonuçlanmadığını, bu davaların ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmayacağını ileri sürerek 35.140.581,44 TL'nin A.. A.. ve K. Otelcilik ve Turz. İşl. A.Ş.'den 70.687.343,07 TL'nin H.. A..'...
Ancak, tereke borca batık olmasına rağmen Türk Medeni Kanununun 610/2. maddesinde açıklandığı şekilde tereke işlemlerine karışan, tereke mallarını gizleyen veya kendine maleden mirasçı, mirası reddedemez. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 89/10. maddesinde, Sosyal Güvenlik Kurumunca tahakkuk ettirilmiş veya ettirilecek emekli ikramiyelerini almadan ölenler ile ölüm tarihinde aylığa müstahak dul ve yetim bırakmadan ölen iştirakçilerin ikramiyelerinin kanuni mirasçılarına ödeneceği düzenlenmiştir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2015/17979 Esas, 2016/7416 Karar ve 22.09.2016 tarihli kararında, mirasbırakanın ölümü nedeniyle davacılara ödenen ikramiyenin, hak sahiplerinin sıfatından doğan haklardan olduğu ve terekeye dahil olmadığı, emekli ikramiyesini almanın terekenin sahiplenilmesi anlamına gelemeyeceği belirtilmiştir. Yargıtay 8....
Bölge Adliye Mahkemesinin 22/06/2017 tarihli kararı ile talebin terekeye iade istemli olduğu, bu nedenle TMK’nın 640. maddesi uyarınca terekeye atanacak temsilci aracılığıyla yargılamanın yapılması gerektiğinden İlk Derece Mahkemesine ait kararın kaldırılmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince mirasbırakanın terekesine Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/2410 Esas, 2018/1116 Karar sayılı kararı ile ... tereke temsilcisi olarak atanmış, 6 no.lu celseye katılarak “Herkesin haklarının eşit olarak dağıtılmasını talep ediyorum” şeklinde beyanda bulunmuş, 29/09/2020 tarihli Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/343 Esas, 2020/337 sayılı Karar ile davanın reddine karar verilmiş, buna ilişkin karar taraf vekillerine usulünce tebliğ edilmiş, ancak tereke temsilcisine gerekçeli karar tebliğ edilmeden istinaf incelemesine gönderilmiştir. 3.3.3....
Böylece, mirasçılar terekeye elbirliği mülkiyeti ile sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Medeni Kanun’un 701/2 nci maddesi hükmüne göre; elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Bir başka ifadeyle, tereke üzerindeki hak sahipliği ortaklardan tek başına hiçbirine ait olmayıp hak sahibi olan ortaklıktır. Bu yasal düzenlemelere göre, miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, terekedeki paylar ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara aittir. Tereke üzerinde ortaklık devam ettiği sürece, mirasçıların terekeye giren mallar (menkul-gayrimenkul) üzerinde somut ve bağımsız payları mevcut değildir....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/23 Tereke dosyası ile terekenin resmi defterinin tutulmasının talep edildiği, akabinde, mirasın reddi üzerine terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesine karar verildiği görülmüştür. Bu durumda, davanın terekeye atanan tasfiye memuru huzuruyla görülmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2-) Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir .SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.05.2008 gününde verilen dilekçe ile adli müzaharet talepli, tedbir, tereke tespiti ve terekeye iadesi mümkün olmadığı takdirde tenkis, tazminat talebi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 29.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 07.11.2017 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı ...Ş. vekili, bir kısım davalılar ... vd. vekili Av. ... ve davalı geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/72 D. iş sayılı dosyasında da tespit yaptırıldığını, Çiftealan Köyü muhtarı tarafından da Kaymakamlığa şikayette bulunulduğunu, tereke dosyasında idare memuru olan müvekkiline tazminat davası açmak üzere yetki ve izin verildiğini ileri sürerek, terekenin uğramış olduğu zararın taraflarınca tam olarak bilinemediğinden, 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi gereğince fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin haksız fiilin gerçekleştiği 15.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile terekeye ödenmesini talep ve dava etmiştir. 3. İstanbul l1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/21 Tereke sayılı dosyasında tereke idare memuru olarak atanan Av. ...'...
Dava, terekenin borca batık olduğunun tespiti hukuksal nedenine dayalı olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605/2.maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Ölüm tarihinde murisin ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Bu maddeye dayanan talepler süreye tabi olmayıp, mirasçıların iyiniyetli ya da kötü niyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması; terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir. Ancak, tereke borca batık olmasına rağmen Türk Medeni Kanununun 610/2 maddesinde açıklandığı şekilde tereke işlemlerine karışan, tereke mallarını gizleyen veya kendine maleden mirasçı, mirası reddedemez....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TEREKE TEMSİLCİSİ : FERİHAN DENİZ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda Mahkemece verilen 25/11/2021 tarihli 2020/57 Esas 2021/285 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I....
A) Tereke temsilcisi ... vekilleri Av. ... ve Av. ...’ın temyiz itirazları incelendiğinde; Bozma ilamında terekeye iade isteğinin tereke adına ileri sürülmesi gerektiği belirtildikten sonra, asıl ve birleştirilen davalarda mirasçıların büyük kısmının yer alması ve bir kısım mirasçıların da muvafakatları gözetildiğinde, davada taraf teşkilinin sağlandığı açıkça ortaya konulmuştur. İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/28 tereke sayılı dosyasında mirasbırakan ...’nin terekesini idare etmek üzere ...’ün temsilci olarak atandığı, bozma ilamından sonra bir kısım mirasçılar vekili Av. ...’ın başvurusu üzerine mahkemece, 03/09/2020 tarihli karar ile mirasbırakanı temsil etmek üzere tereke temsilcisine husumet izni verildiği, terekenin menfaatini korumak amacıyla tereke temsilcisinin hükmü temyiz ettiği görülmüştür....


