Eğer diğer mirasçılar davaya katılmaz ve yazılı muvafakat da vermezler ise, bu durumda davayı açan mirasçının terekeye bir temsilci tayin ettirmesi gerekir (TMK.640/3). Terekeye atanan temsilci, bir kısım mirasçının açtığı davaya icazet verirse davaya tereke temsilcisi tarafından devam edilir. Terekeye temsilci atanması ve tereke temsilcisinin davaya devam etmesi halinde de, ayrıca diğer mirasçıların davaya katılmalarına veya muvafakatlerinin alınmasına gerek yoktur. Davayı açan mirasçı, kendisine verilen kesin süreye (HMK md. 94) rağmen diğer mirasçıların davaya katılmalarını veya muvafakat etmelerini sağlayamaz ve terekeye temsilci de tayin ettiremez veya terekeye atanan temsilci davaya icazet vermezse davanın reddine karar verilir....
Ancak tereke elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğuna göre mirasçının tek başına dava açması mümkün değildir. Hal böyle olunca, davacıya murisin payının mirasçılar adına tescili istemiyle açılan davaya diğer mirasçıların muvafakatini sağlaması veya terekeye temsilci atanması konusunda süre verilmesi bu şart yerine getirildikten sonra taraf sıfatı kazanılmış olduğundan davanın esas hakkında araştırma ve inceleme yapılması gerekir. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi Hazine adına kadastro sonucu oluşan tapu kaydının iptali istemi ile 18.08.2009 tarihinde ......
Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma ( temlik ) dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile, iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Miras bırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tesbiti gerekir. ( TMK.md.507 ) Miras bırakanın Türk Medeni Kanunun 506. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Tereke Tespiti-Defter Tutulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Temyiz eden mirasçı Aybars vekili Av. Serpil Işıkçı 24.12.2009 havale tarihli dilekçesiyle temyizden feragat ettiğinden, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz dilekçesinin yukarıda açıklanan nedenle REDDİNE, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 13.01.2010 (Çrş.)...
Sulh Hukuk Mh.nin 2015/28 tereke sayılı terekenin tespiti-tasfıyesi ve terekeye temsilci atanması davası, Bodrum ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...sayılı dosyası ile açtığı mirasçılıktan çıkarma davası ile murisin daha önce yaptığı ancak son yaptığı vasiyet öncesinde yine noter vasıtasıyla döndüğü vasiyetnamenin iptali için Bodrum ... Asliye Hukuk Mahkemesinin......
Sulh Hukuk Mahkemesinde terekenin tespiti, tasfiyesi ve terekeye temsilci atanması davalarını açtığını, tereke memuru mahkeme kararı ile atanınca müteveffa ...'nın hissesini temsil etmek, tereke yararına oy kullanmak ve şirket organlarında görev almak istediğinde bulunduğundan davaya konu genel kurulun yapıldığı, davacı ...'nin de menfaatinde olan tereke temsilcisinin şirket yönetim kuruluna alınması için yapılan genel kurula itiraz etmesinde hukuka uygunluk bulunmadığını, davacının şahsına ait hissesi 2.220 TL'ye tekabül edip babası ...'ya ait hissenin 55.760.- TL'sine tekabül ettiği ve bu hisseye de tereke memurunun vaziyet ettiğini, eski TTK'da pay senedi ve ilmühaber çıkartılmasının zorunlu olduğuna dair bir hüküm bulunmadığı gibi pay senedi bastırılır ise bunun tescili ve ilanı için de bir zorunluluk bulunmadığını, şirket sermayesi olan 300.000.- TL'sine tekabül eden 300.000 adet hisse senetleri bastırılarak yönetim kurulu üyesi ... ve ...'...
İstanbul ...Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yazılan müzekkereye cevap var; yazılarak...Tereke, ...Karar sayılı tereke dosyasının Uyap sistemi üzerinden incelenmesinde; davacı ... tarafından miras bırakan ...'a ilişkin tereke dosyasının İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Tereke sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. İstanbul ... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müzekkereye cevap var ... Tereke sayılı dava dosyasının Uyap sistemi üzerinden incelenmesinde; Asıl dosya olan Mahkememiz ...Tereke davası yönünden kısmen kabul kısmen reddine, ...'ın terekesinin tespiti ve deftere geçirilmesi talebinin kabulüne; Miras ortaklığına temsilci atanması talebinin TMK 640. Maddedeki şartlar sağlandığı anlaşıldığından kabulüne, Birleşen Dava dosyası İstanbul ...sulh Hukuk Mahkemesi ... tereke yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine 1-Zeliha ...'ın terekesinin tespiti ve deftere geçirilmesi talebinin kabulüne2-Miras ortaklığına temsilci atanması talebinin TMK 640....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Tereke Tespiti ve Resmi Defter Tutulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,peşin alınan harcın mahsubuna oybirliğiyle karar verildi.04.05.2009 (Pzt.)...
Yukarıda açık bir biçimde belirtildiği üzere, miras bırakan ... ...’ın terekesine müdahil davacı ... temsilci olarak atanmış ve dava başlangıçtan beri tereke temsilcisi tarafından yürütülmektedir. Bu bakımdan tereke temsilcisi aynı zamanda davacı ... ...’ın da temsilcisi olduğuna ve terekeye dahil taşınmazlar elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bulunduğuna göre davacı ... ..’ın davasının açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir. Hatta elbirliği mülkiyetine ilişkin davalarda taraf teşkili sağlandıktan sonra bir tek mirasçının davayı takip etmesi yeterli olup, diğer mirasçıların davayı takip etmesine de gerek bulunmamaktadır. Bu ilke elbirliği mülkiyetinin bir gereğidir. Davacıların 1997 yılında kadastro tespitinin yapıldığı 2005 yılına kadar taşınmazı kullanmamaları iradi terk olarak kabulü mümkün değildir. Kullanmadıkları süre oldukça kısa bir süre olup, aynı zamanda zorunlu sebeplerle ve iradeleri dışında davacıların köyden ayrıldıkları dosya kapsamıyla sabittir....
İştirak halinde mülkiyetin gereği miras yoluyla terekeye dahil olan taşınmaz ile ilgili açılan dava ortaklardan birkaçı tarafından dava edilmiştir. Mirasçıların bir kısmı tarafından dava açılması nedeniyle mirasçılar kendi açtıkları bu davayı yalnız başına yürütemeyeceğinden davanın bütün mirasçılar ile birlikte yürütülmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, açılan iş bu davanın görülebilmesi için diğer mirasçıların davaya katılmalarının sağlanması veya MK.640/3 maddesi gereğince terekeye temsilci tayin ettirmesi için davacılara uygun bir süre vermesi gerekir. Eğer diğer mirasçılar davaya katılmaz ve yazılı muvafakat da vermezler ise bu durumda davayı açan mirasçıların terekeye bir temsilci tayin ettirmesi gerekir (MK.640/3). Terekeye atanan temsilci, bir kısım mirasçının açtığı davaya icazet verirse davaya tereke temsilcisi tarafından devam edilir....


